Şub 28


Şub 28

Black Eyed Peas grubunun seksi solisti Fergie, konserinde giydiği kıyafeti ile izleyenleri büyüledi…

İşte o kareler…

Fergie Pictures

 

Şub 28

Şili’nin başkenti Santiago’da dün sabaha karşı meydana gelen 8.8 şiddetindeki depremde ölü sayısı hızla artıyor.

Şu ana kadar 400′ü bulan ölü sayısının hızla artmasından endişe edilirken, deprem anı o sırada haber çekimi yapan bir TV ekibinin kamerasına saniye saniye yansıdı. Deprem anında önce elektrikler kesilirken, çevredeki halk çığlıklar atarak sağa sola kaçışıyor.Elektrik tellerinin koptuğu deprem, yaklaşık 1.5 dakika sürdü ve büyük yıkıma yol açtı.

 

 

Şub 28

Tarkan ile birlikte 10 kişinin gözaltına alındığı uyuşturucu operasyonunda ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. İddialara göre, operasyonun aşamaları şöyle gelişti: Narkotik Polis 6 ay boyunca yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından 25 Şubat perşembe akşamı düğmeye bastı, İstanbul’da 10 ayrı adrese baskın düzenlendi. Tarkan’ın İstanbul Ömerli’deki çiftliğine de baskın düzenleyen polis, lüks villayı ve çalışanların yaşadığı evleri didik didik aradı. Ünlü şarkıcı arama yapan polislere sık sık “Benim hiçbir suçum yok. Burada bir şey bulamazsınız” diye konuştu.
Esrarı kendi verdi

 
Evde yaptığı çalışmalar sonucu hiçbir suç unsuruna rastlamayan polis, Tarkan’a “Bizim aramalar sırasında bir şey bulmamamız çok önemli değil. Biz sizi uzun bir zamandır izliyoruz. Uyuşturucu kullandığınıza dair elimizde yeteri derecede delil ve bilgi var. Bize yardımcı olursanız sizin için daha iyi olur” dedi. Bunun üzerine Tarkan, evinin bir köşesinde sakladığı ahşap küçük bir sandığı getirerek polisin önünde açtı, içindeki 12.5 gram esrarı polise teslim etti. İlk defa gözaltına alınan Tarkan, parmak izi alınıp sabıka fotoğrafı çektirdi. Hem kokain hem de esrar kullandığı tespit edilen Tarkan hakkında sadece “Uyuşturucu kullanmak” suçundan işlem yapılacak. Ünlü şarkıcı polislere uyuşturucuya arkadaş ortamında alıştığını belirterek “Birkaç kez bırakmaya çalıştım ancak başaramadım” dedi.

Sosyetede torbacı paniği


“Sosyete torbacısı” olarak gözaltına alınan uyuşturucu satıcıları Abdülmelik Geniş ile Selman Güngör Şener’in uyuşturucu servisi yaptığı kişileri tespit etmeye çalışan polisin önümüzdeki günlerde aralarında iş ve sanat camiasından birçok kişiye uyuşturucu kullanmak suçundan operasyon yapacağı öne sürüldü. Gözaltındaki işlemleri süren magazin gazetecileri ile işadamları hakkında “uyuşturucu kullanmak” ve “uyuşturucuya yer temin etmek” suçlarından işlem yapılacağı öğrenildi

Kıymalı pide yedi


İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü’nün nezarethanesinde tek koğuşlarda tutulan şüphelilere öğle ve akşam nezarethane yemekhanesinden çıkan yemekten verildi. Hafta sonunu nezarethanede geçiren Tarkan, dün sabah kahvaltısında kepekli tost yerken yanında çay içti. Öğle yemeğinde ise kıymalı pide yedi. Gözaltındaki şüpheliler dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden üç ayrı sivil araçla çıkartılarak Haseki Hastanesi’ne götürüldü. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler yaklaşık 1 saat sonra yeniden emniyete getirildi.
FERDİ TAYFUR: İFTİRA ATILDI
Bostancı Gösteri Merkezi’nde sahne alan Ferdi Tayfur da Tarkan’ı korudu: “Bence bu işte iftira, sahtekarlık var. Benim bildiğim Tarkan iyi bir çocuktur, şöhreti kaldıran birisidir. Benim de başıma çok iftiralar geldi, konuşursam gündem değişir ama konuşmam çünkü o iftira atanların hepsi öldü. Tarkan’ın kişiliğini çok beğeniyorum ancak etrafındaki insanlardan darbe aldı. Ayrıca yapabilir bu onun zevkidir. Ama Tarkan satıcılık yapacak bir insan değil.”
Rusya’daki hayranları şokta
Gözaltına alınışı tüm dünya basınında yer alan Tarkan’ın uyuşturucu kullandığı haberi, büyük bir hayran kitlesinin bulunduğu Rusya’da şok etkisi yarattı ve buradaki hayranlarını çok üzdü. Birçok basın-yayın kuruluşu tarafından Tarkan’ın gözaltına alınması flaş haber olarak verirken, ünlü şarkıcıyla ilgili haber de internet sitelerinde en çok okunan haber oldu. Bazı haber siteleri ise haberi okuyucularına Tarkan’ın bir uyuşturucu partisinde yakalandığı şeklinde yansıtırken, bazı televizyon kanalları ise, İstanbul’daki muhabirlerine konu ile ilgili olarak canlı bağlantı yaptı
Tarkan’ın annesi: Oğlum uyuşturucu kullanmaz
Megastar’ın uyuşturucu suçundan gözaltına alınması, akrabaları arasında da büyük üzüntü yarattı. Tarkan’ın amcası oğlu ve halası oğlu Vatan’a konuştu:
Muammer Tevetoğlu (Amcasının oğlu): Her koyun kendi bacağından asılır ama yine de çok üzüldük. Tarkan öyle bir insan olamaz. Biz ne olursa olsun onun arkasındayız. Hatalar insanlar içindir. Biz yine de Tarkan’la gurur duyuyoruz.
Cevahir Tevetoğlu (Halasının oğlu): Biz Tarkan’a böyle bir şeyi konduramayız. Tarkan’ın yanında 80 kişi var onlardan biri yapmış olabilir ama Tarkan olamaz. Duyunca şoke olduk. Hiçbirimiz inanmıyoruz çünkü Tarkan inançlı bir insandır. O uyuşturucu madde şoförü ya da başka birinindir. Bu işte bir komplo da olabilir, onu kıskananlar yapmıştır. Tarkan’ın haberi bile yoktur. Biz onunla hep gurur duyduk, hala da duyuyoruz. Tarkan bizim yüzümüzü kızartmaz. Annesiyle (Neşe Tevetoğlu) de konuştum. ’Benim oğlum asla böyle bir şey yapmaz. Bu işte bir komplo var. Onunla gurur duymaya, ona güvenmeye devam edin’ dedi. Anneme babama bile Tarkan’a güvendiğim kadar güvenmem.”
Ünlü birinin uyuşturucu haberi, kötü mesaj
Psikiyatrist Dr. Nihat Kaya, ünlü bir kişinin uyuşturucudan yakalanmasının hayranları arasında nasıl bir etki yaratacağını anlattı:
- Ailesinde de bu tarz kullanıcı varsa ve de kendisi de genetik olarak buna yatkınsa aynı zamanda model aldığı sanatçı bunu yapıyorsa çocuk ve gençlerde bu eğilimi pekiştirebilir.
- Bu maddelerin çok zararlı ve kötü olduğunu duyan ya da sonradan öğrenen hayran kitlesinde bu büyük bir hayal kırıklığı ve şok etkisi yaratabilir. Onlar da travmalar yaratır ve o sanatçıdan ciddi anlamda uzaklaşırlar.
- Uyuşturucu kelimesinin anlamını bilmeyen hayranlarında ise merak uyanır. Nedir bu kokain esrar diye merak eder ve araştırmaya başlar. Bunların bir kısmı kötü olduğunu fark edip hem o maddelerden hem de Tarkan’dan uzaklaşır. Ama bir kısmı da merak edip “Bu bizim idolümüz, örnek aldığımız sanatçı. Bu kötü bir şey yapmaz” diye düşünüp dener.

Şub 25
Şub 25

Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren, sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeniz için ne zaman, hangi test yaptırmanız gerektiğini bilmelisiniz.
Hamilelik süreci ile ilgili doğru bilinen yanlışlar ve diğer konularla ilgili olarak Anadolu Sağlık Merkezi Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Meltem Çam, on soruda bilgi verdi.
Anne adayı size geldiğinde ilk olarak hangi testleri yapıyorsunuz?
Gebelik başladıktan sonra ilk etapta yani beklenen adet günü geçtikten sonra, gebeliği tespit için kanla ya da idrarla bir gebelik testi yapıyoruz. Ultrasonla gebeliği tespit etmeye çalışıyoruz. Gebeliğin ultrasonla ilk değerlendirilmesi son adetten 5 hafta sonra yapılıyor.
İlk üç ay içinde başka testler uygulanıyor mu?
İlk üç ay içerisinde herhangi bir genetik anormallik olup olmadığını belirlemek için yaptığımız ilk test, ikili test dediğimiz tarama testidir. Bu testle, kanda iki tane özelliğe bakıyoruz. Annenin kanına bakılırken ultrasonla da bebeğin bazı ölçümleri yapılıyor. Bebeğin ensesindeki kalınlığa bakılıyor. Çünkü ense kalınlığı arttığı zaman bebeklerde bazı genetik anormallikler ya da kalp anormalliklerinin riski artıyor.
Bu anormallikler neler olabiliyor?
Sık bilinen Down sendromu var, yani Mongolizm. Bir de daha ender görülen trizomi 13 ya da 18 dediğimiz, döllenme sırasında oluşan genetik kodlama hataları görülebiliyor. Bizi en çok rahatsız eden ise Down sendromu. Çünkü Down sendromlu doğan bazı çocuklar, uzun yıllar yaşayabiliyor, eğitim alabiliyorlar. Ama bir ailenin Down sendromlu bir bebek sahibi olması gerçekten çok sıkıntılı bir durum. Biz bu sorunu tespit edebiliyoruz. Eğer ailenin onayı varsa, doktor onayı da varsa gebelik 3-3,5 aylıkken sonlandırılabiliyor. Fakat bu bebeklerin doğduktan sonra yaşama olanağının olması, gebeliğin sonlandırılmasını tartışmalı bir konu haline getiriyor.
İkili testten sonra hangi testler yapılıyor?
İkili testten sonra 16. ve 19. haftalarda üçlü test var. Yaklaşık olarak gebeliğin 3,5 ayında ikili teste benzer şekilde anne kanı alınarak yapılan bir testtir. Fakat her iki test için de bunların tarama testleri olduğunu belirtmemiz gerek. Anneden kan alarak bebekle ilgili fikir sahibi olmaya çalışıyorsunuz. Bu testler hiçbir zaman yüzde yüz kesin sonuç vermiyor. Ancak size istatistiki veri sağlıyor. Böyle bir çocuk sahibi olma riskiniz binde bir ya da yüzde bir gibi. Bu risk hep vardır. Bu riski ortadan kaldıramazsınız. Tarama testi olduğu için annenin kuşkularını da aslında ortadan kaldırmaz.
Yüzde 100 tespit sağlamak için ne yapılabilir?
3,5-4 ay olduğunda anne karnından ince bir iğneyle girip bebeğin suyundan örnek alınabiliyor. Bunu tahlile gönderiyoruz ve bebeğin genetik yapısı inceleniyor. Bu yöntem bebek hakkında genetik olarak yüzde 100 kesin bilgi veriyor. Biz buna amniyosentez diyoruz. Aynı şekilde bebek kanı alınarak da yapılabiliyor fakat bunun düşük riski daha yüksektir.
Gebelikte diyabet riski çıktığında ne tür önlemler alınıyor?
Gebeliğin 24–28 haftaları arasında 50 gr. şeker yükleme testini yaptıktan sonra sonuç belli bir sınırın üzerinde çıktıysa hastayı doğrudan gebeliğe bağlı diyabet olarak kabul ediyoruz. 50 gram yükleme de bir tarama testi ve onun da bir yanılma payı var. Eğer bu testte yüksek çıkarsa bizi yanıltmasın diye bir de 100 gram yükleme testi yapıyoruz. Bu yüklemeyi herkesten istememe nedenimiz ise güç olmasıdır. 3 saat takip gerektirir. Bunların sonucunda hastanın gebeliğe bağlı diyabetli olduğuna karar verdiğimizde ilk etapta hastaya diyet öneriyoruz ve kontrole alıyoruz. Diyetle şekerini kontrol altına alırsak devam ediyoruz. Ama diyetle halledemezsek o zaman insülin kullanmaya başlıyoruz. İnsülin kullanmamızın nedeni de insülin bebekle anne arasındaki bariyeri aşmıyor.
Gebelikte diyabet, ne tür riskleri beraberinde getiriyor?
Bebek sürekli çok şekerli bir ortamda olduğu için normalden fazla büyüyor. Doğum travmaları artıyor. Çünkü o kadar büyük bir bebeği doğurmaya çalıştığınızda normal doğumda hem anneye hem de çocuğa zarar verebiliyor. Diyabetik bebeklerin kiloları genelde gövde ve omuz çevresinde oluyor. Bebeğin kafası çıkıyor ama ondan sonra omuz takılıyor ve çok büyük bir risk oluşturabiliyor. Bebeğin iri olmasını sezaryenle aşabilirsiniz. İkinci problem bebeklerin akciğerlerinde bulunan sürfaktan denilen bir madde var ve bu madde akciğerlerinin düzgün genişleyip, düzgün solunum yapmasını sağlıyor. Diyabetik bebeklerde akciğer gelişimi de problem oluyor. Akciğerler daha geç ve güç gelişiyor. Bu bebekler, akciğer gelişimi problemi yaşıyorlar. Diyabetik annelerin de bebeklerinde bazı anormallikler görülebiliyor. Kalp problemleri daha sık görülüyor. Diyabetik annelerin bebeklerinde 28. haftada mutlaka fetal eko da yapmak gerekiyor.
Erken doğum riski dönemi bittikten sonra, gebeler hangi aşamalardan geçiyor?
28. haftadan sonra erken doğum riskinin bittiği dönem olan 37. haftaya kadar hastayı özel durumlar haricinde idrar tahlili ve kan sayımlarıyla takip ediyoruz. 37. haftadan sonra önemli olan doğum zamanını tespit etmek ve sağlıklı olarak bebeğin doğumunu sağlamaktır. 37. Haftadan sonra bebeğin büyüklüğünü ultrasonla takip ediyoruz. Bebeğin içinde bulunduğu su kesesine bakıyoruz; çünkü su miktarı önemli. Bir de kardiyotokografi dediğimiz bir alet var, bebeğin kalp atımlarının düzenli olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bebeğin kalp atımları da çok önemli, çünkü bebek anneden rahat oksijen alabiliyorsa kalp atımları da normal oluyor. Fakat bir sorun varsa annenin doğumunun başlamasını beklemeden müdahale ederek bebeğin doğumuna karar veriyoruz.
Gebelikte vajinal muayenenin yanlış olduğuna dair bir inanış var. Bu ne kadar doğrudur?
Biz gebe hastayı gerek vajinadan elle muayene ettiğimizde, gerekse vajinadan ultrasonla baktığımızda hasta tarafından bir dirençle karşılaşıyoruz. Özellikle hastanın kanaması olduğunda ya da düşük şüphesi olduğunda doğru kararı verebilmek için mutlaka bu muayeneleri yapmak gerekir. Sadece bebeğin eşinin (plasenta) aşağıda olduğu özel durumlarda bu muayeneler sakıncalı olabilir.
Cinsel ilişki kaçıncı aya kadar normal şekilde devam edebiliyor?
Erken doğum ya da düşük tehdidi varsa hastaya cinsel ilişkiyi yasaklıyoruz. O da sadece sperm faktöründen dolayıdır. Onun dışında bilgi olarak son bir aya kadar anne adayları normal bir şekilde aktif cinsel hayatına devam edebilir.

Şub 25

• Paketimdeki son sigarayla silahımdaki son kurşunu senin için ayırdım. Seni düşündüğüm zaman son sigarayı yakarım. Seni unuttuğum zaman son kurşunu kafama sıkarım.
• Gülüşüne ömrümü böldüğüm bebişim. Gülümseki kalksın efkarı kalbimin. Yüreğime can gelsin ömrüme bahar. Haydi can dediğim birtanem. Gülümse ben göremesemde hissedeyim.
• Seven çeker acısını sevmeyen ne bilsin. Bana aşktan söz etme sevmek kim sen kimsin !
• Ölümü yalnızlıktan daha çok sevmişim meğerse… Mezarım beni o gün terkettiğin yerde!
• Benim incimdin. Parıldayan masum güzelliğinle seni sarp kayalıklardan tırnaklarımla kazıdığım bir istiridyede bulmuştum. Ve bir daha kaybetmiyeyim diye kalbimin derinliklerine gömdüm.
• Göz yaşın düşüyorsa yastığına damla damla. Sırtın yaslanıyorsa buz gibi duvarlara, ben alıştıysam hergece ağlamaya sende alışırsın benim gibi.
• Yüreğim illede sen derken senden vazgeçmek zorunda bıraktın beni. Bir kere daha bırakma diyecek gücü bulamadım kendimde… Yine de bilmeni istiyorum benim hala aşka cesaretim var peki ya senin ?
• Ağlıyor musun ? Manası yok. Dünya senin ufak gözyaşlarını göremez. Gözyaşların senin ve insanlığın aptallığını silemez. Gülümse sadece, onlar seni o zaman görecektirler.
• Ey insan ! Dilediğin gibi yaşa ölümü tadacaksın, istediğine sarıl malesef bir gün ayrılacaksın.
• Sordum kendi kendime o da beni severmi diye… Denizdeki yakamoz cevap verdi bana “O sevmesede sevilmeye değer” diye…
• Öyle zor ki yokluğunu yaşamak, akan suyu tutamamak gibi, bir yıldıza ulaşamamak gibi, gözünden uyku akarken uyumamak gibi, tek kurşunla ölmek gibi SENİ ÖZLEMEK…
• Kaplanla göz göze gelmiş bir ceylan gibi , ürkek bakışlarımda sensizlik , ıskalanmış hayallerimde gençliğim ,eremediğim vuslatlarda ümidin.
• Kalem olsa dünyadaki bütün ağaçlar ve bütün denizler mürekkep olsa senin şiirini yazamam yinede…
• Ben bir insanı sevme cesareti gösterdim, sen ise bir “insan olma” cesaretini bile gösteremedin…
• Bilir misin bende paylaşmak nedir ? Nefesin kesilirse al canım senindir. Yolun sonu uçurumsa aşkım, sen geri dön ilk adım benimdir!
• Madem varlığım acı vermiyor sana, madem ki ancak yokluğumda sevgimi hissedebiliyorsun, öyleyse yokluğumla kal sevgili… Madem ki yokluğumla daha mutlusun, o halde yokluk benim bu aşk için büründüğüm son kimlik olsun…
• Bir yudum mutluluğa muhtaç olsanda, boyun eğme kadere, kötülüklere göz yumma. Hüznünle gözlerin dolu dolu olsa da, Duygularını kimseye belli etme Sakın Ağlama.
• An gelir insan gülerken ağlarmış. An gelir göz yaşları sel olur akarmış. İnsan ayrılınca sewdiğinden kahkaha denen maskeyi takarmış…
• Bir gün gruruna kapılıp da bana bakmassan, sonra pişman olup dönmek istersen dönme, çünkü senin grurunun bittiği yerde benim grurum başlar.
• Yanlızlık ömrüm boyunca tanımadağım bir yabancıydı. Şimdilerde onunla beraber yürüyoruz ve her yeni güne iki yalnız, şarkılar yazıyoruz. Yorgunuz… Çok yorgunuz…

Şub 25

• Sen beni benim seni sevdiğim kadar sev ki ,ben senin beni benim seni sevdiğim kadar sevdiğini bileyim.
• Ruhu ve bedeni bu dunyaya ait olmayanlara tanrının bir lutfudur bir ikramıdır aşk.
• Sen Allah’a dilenen bir dilek, gözlere uzanan ellerimsin. Sen gözlerimden süzülen yaş, tek düşüncem hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, sen her gece rüyama giren biricik sevgilimsin.
• Korkum sevmek degil sevipte ayrımak. Korkum kurşun yemek değil kalleşçe vurulmak. Korkum ölüm değil sevdiğim tarafından unutulmak…
• Sönmesin gönlümün ümit çırası, nasılsa cehennem senden sonrası, bendeyse sevipte yanma sırası, küllere dönsemde ateşim sen ol.
• Issız çölde bir yudum suyu dünyalara değişmeyen biri gibi ya da yağmuru unutmuş toprağın bulutlara yalvarışı gibi sessizce ama YÜREKTEN ÖZLEDİM SENİ.
• BİR CAN DEDİM SENİ TARİF ETTİLER.BİR YUDUM SEVDA DEDİM ONDA VAR DEDİLER.DOST DEDİM ÖMÜR BOYU DEDİLER YÜREĞİ YANIK SEVDAYA SADIK SEVGİYE LAYIK SENİ GÖSTERDİLER.
• Her kapıyı açana değil gönlünden girene bak.
• Sen Allah’a dilenen bir dilek, gözlere uzanan ellerimsin. Sen gözlerimden süzülen yaş, tek düşüncem hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, sen her gece rüyama giren biricik sevgilimsin.
• Bir şiir yaz bana içinde alabildiğince mutluluk olsun ayın gölgesinde unutulan sevgi tohumlarıyla yeşere dursun veya bir şarkı söyle özlemimdeki sevgiliyi anlatsın yağan yağmurlarla ıslanan bedenimi parlayan gözleriyle kurulasın.
• Benim incimdin. parıldayan masum güzelliğinle seni sarp kayalıklardan tırnaklarımla kazıdığım bir istiridyede bulmuştum. ve bir daha kaybetmiyeyim diye kalbimin derinliklerine gömdüm.
• Sevmiyorum şu saatin sesini,akmasın dursun zaman.herşeyin bir öncesi ve sonrası vardır derler ya; YALAN. senden önce vardım belki ama aşkım senden sonra olmayacağım inan.
• Bizim şiirlerimiz acıklı, sevdalarımız sürekli olur. Buralarda şiirler kağıtlara değil yanık kalplere yazılır.
• Hani insan ağlamak ister, gözlerinden yaş gelmez, hani gülmek ister, yürekten gülmez! Hani birini bekler o hiç gelmez, hani onu severde hiç söyleyemez… Tam söyleyeceği zamanda o başkasını sever ya, işte o zaman insan ölmek isterde ECEL gelmez…
• Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, herşey olurda şu kalbim birtek sensiz olamaz.
• Sen hiç denizin dibine baktığında Yeşil ormanları gördün mü ? İmkansız deme çünkü ben senin gözlerine baktığımda cenneti görüyorum.
• Kimbilir hangi akşam güneşle beraber bende söneceğim, kimbilir hangi ellerden son suyumu içeceğim, belki göremeden öleceğim fakat yinede seni EBEDİYEN SEVECEĞİM.
• Kavuşmak tutkusuyla delirince bu gönlüm, duvarları deler gözlerim, seni görürüm. İşte o an, dağ bir karış, deniz bir adım, o an saçlarını dağıtan rüzgar değil, nefesimdir gülüm.
• Bir damla şarap gibisin, içtiğimde beni sarhoş edecek. Masmavi bir deniz gibisin, dokunduğunda beni titretecek. Sen harika birisin, her zaman sevilecek…
• Sabahın 05:00`inde uyku akarken gözlerinden ve o buğulu gözlerinle hala telefonunun çalıp geceyi aydınlatmasını bekliyorsan güzel iki kelimeyle, seviyorsun!

Şub 25

Robinho

Sarı-Kırmızılı ekibin Robinho’yu Arda ile takas etmeyi planladığı aynı zamanda Elano’nun sözleşmesi gereği ödeyeceği yaklaşık 4.5 milyon euro’dan da kurtulmayı planladığı öne sürüldü. Fotomaç’ın haberine göre Arda’yı almak isteyen M.City’den Robinho artı Elano’ya 2 sezon içinde ödenmesi gereken 6 milyon 230 bin euro’luk rakamın kalan 4.5 milyon euro’sunun silinmesi isteniyor.

Robinho’nun Türkiye’ye gelmesi için Elano’nun en yakın arkadaşını ikna etmeyi üstlendiği iddia edilirken, Arda’nın da M.City’ye gitmeye sıcak baktığı biliniyor. Arda’nın City’den yılda 4 milyon euro’ya yakın para kazanacağı, bu paranın üzerine ayrı olarak primler de kazanacağı ve Türkiye’nin en pahalı futbolcusu olacağı öğrenildi.

Tuncay’la M.City’yle ilgili olarak sürekli olarak bilgi alışverişi yapan Arda’nın, Premier Lig’e giderek kariyerini parlatmayı planladığı bildirildi. Arda’nın İngiltere’ye gitmeden önce Sinem Kobal’la evleneceği ve çiftin yeni hayatlarına Manchester’da başlayacakları iddia edildi.

Şub 21

Seksomanyanın Türkçesi ‘uykuda seks hastalığı’ hasta gecenin bir vaktinde kontrolden çıkıp cinsel ilişkiye girme ihtiyacı hissediyor.

Uykuda partnerinin istekli olup olmadığına bakmaksızın, anormal bir cinsel dürtüyle seksi başlatıyor, alışılmadık bir şekilde, normalde yapmadığı fantazilerle sevişiyor. Bazen şiddet de uyguluyor. Ama olup bitenlerden hiçbir şey hatırlamıyor.

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Hikmet Yılmaz “uykuda anormal hareket ve davranışlar” yani parasomninin bir çeşidi olan uyur-sevişirliği anlattı:

BİLDİRİLEN VAKA SAYISI AZ:
Uyurgezerlik ya da uykuda konuşma gibi parasomniler iyi bilinmesine karşın uykuda seks hastalığı o kadar ünlü değil. Yine diğer parasomnilerle kıyaslandığında az sayıda kişiye bu tanının konduğunu görüyoruz. Türkiye’de bilimsel yayına konu edilen olgu sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Dünyada da bildirilen yani literatüre giren vaka sayısı 180 dolayında. Ancak gerçek hasta sayısı çok daha fazla. Cinsel belirtileri nedeniyle hastaların ya da partnerlerin anlatmaktan kaçınması hastalığın gerçek sıklığını saptamayı zorlaştırıyor.

TEHLİKELİ OLABİLİRLER:
Dünya uykuda seks hastalığını 2003 yılında, 3 Kanadalı bilim adamının makalesiyle duydu. Uyur-sevişirler, sık sık cinsel içerikli rüyalar görüyor ve uykularında ereksiyon, boşalma yaşıyor, mastürbasyon yapıyorlar. Bu eylemler sırasında dalgın ve boş bakıyorlar. Ayrıca okşama, çığlık atma, inleme, bağırma, küfür etme, şiddet uygulama ve hakaret etme hastalığın diğer belirtileri. Bazı hastalarda ciddi oranda şiddet eğilimi var ve bunlar yatak arkadaşları için tehlikeli olabiliyor.

PARTNER DE BAŞINA GELENİ ANLAMIYOR:
4 yıldır sorunla birlikte yaşaşan bir hastamın eşine nasıl olup da rahatsız olmadığını sordum. Yanıtı ilginçti: “Birkaç yıldır zaman zaman gecenin bir yarısında birden, hiç konuşmadan, uykumun ortasında beni okşayarak uyandırıyor. Söylediklerime de yanıt vermeden donuk bir yüz ifadesiyle, normalde olduğumuzdan farklı seks yapıyordu. Bunun eşimin bir fantazisi olduğunu düşünerek sesimi çıkarmadan, direnmeden bu olayın bir parçası oldum. Bunun bir hastalık olabileceğini aklımın ucundan bile geçmedi” demişti.

SABAHA KARŞI ORTAYA ÇIKIYOR:
Uyur-sevişirlik genellikle gecenin ikinci yarısında, 03.00’den sonra ortaya çıkıyor. Hastalar sabahları şaşkın ve yorgun bir şekilde kalkıyor. Bir hastam yaşadığı olayı “Akşam pijamamı giyip eşime iyi uykular deyip uyuduğumu hatırlıyorum. Sabahleyin sanki üzerimden tır geçmiş gibi yorgun, sürünerek kalkıyorum. Yatağımızın savaş alanı gibi darma dağınık olduğunu, pijamamın üstünün bir yerde, altının bir başka yerde fırlatılmış olduğunu görüyorum. Bu duruma bir anlam veremiyorum, gece ne olup bittiğini hatırlamıyorum” diye anlatmıştı.

Uykuda kayınvalidesine saldırdı

28 yaşındaki E.Y. ile 26 yaşındaki C.Y 6 yıllık evliydi. E.Y. bir otelin resepsiyonunda çalışıyordu. Bir de çocukları olan çiftin evliliğinde herhangi bir sorunu yoktu. Ancak 1 yıl önce yaşadıkları bir olay bütün yaşamlarını alt üst etti.

Bebekleri doğduktan sonra C.Y’nin annesi bebeğin bakımında yardımcı olmak üzere yanlarına geldi. E.Y. tüm gece otelde çalışıyor, sabah evine gelip bir süre uyuyor, öğleden sonra kalkıp yeni güne kendisini hazırlıyordu. Bir sabah otelden geldiğinde, eşiyle çocuğunun yataklarında uyuduğu görünce onları rahatsız etmemek için salondaki çekyata uzandı. Kayınvalidesi de salondaki diğer çekyatta uyuyordu.

KADINCAĞIZ NE OLDUĞUNU ŞAŞIRDI

Kayınvalide yüzükoyun yataken üzerinde bir ağırlık hissetti. Önce ne olduğunu anlayamadı. Başını çevirdiğinde üzerine abanan ve sevişmeye çalışanın damadı olduğunu gördü. Korku ve şaşkınlık içerisinde çığlık çığlığa bağırdı, kızından yardım istedi. Diğer odadaki kızı koşup geldi. Eşinin ifadesine göre E.Y. bütün bunlar yaşanırken boş boş etrafına bakınıyor, “Ne oluyor?” diye sorsa da eylemini sürdürüyordu.

Kayınvalide, damadını üzerinden atmayı başardı. Hasta yere düştü. Düştüğü yerde de uyumaya devam etti. Yaklaşık yarım saat sonra uyandığında ise hiçbir şey olmamış gibi davrandı. Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyordu. Ana-kız bir süre tereddüt ettikten sonra bu durumun pek de normal bir durum olmadığını düşünerek olup bitenleri ona anlatmaya karar verdiler.

E.Y. duyduklarına çok şaşınmış, bir o kadar da utanmıştı. Bulundukları şehrin üniversite hastanesine gittiğinde ona sorununun sara olabileceği söylendi. Yapılan tetkiklerle sara ihtimali ekarte edilince uyku hastalığı olabileceği akla geldi.

HAKARET İSTİYOR, KÜFÜR EDİYORDU

Hasta, parasomni ön tanısıyla izlendi. Çift birlikte değerlendirildi. C.Y.’nin anlattığına göre kocası 4 yıldır sık sık cinsel içerikli rüyalar görüyordu. Uykusunda ereksiyon-boşalma yaşıyor, zaman zaman eşinin yanında mastürbasyon yapıyor, eşi istemediği halde anormal derecede artmış bir arzu ve istekle seksi başlatıyor, normalde hiç okşamadığı yerlerini okşuyor, kendisine hakaret etmesini istiyor, küfür ediyor, bu sırada boş boş bakıyor, hiç konuşmuyordu. Sonrasında da olup bitenler hakkında hiçbirşey anlatmıyor, konuşmuyordu. Eşi de tüm bunlardan kaygılanmak, kuşkulanmak yerine bir fantezi olarak görüyordu.

TCK’YA GÖRE CEZA İNDİRİMİ MÜMKÜN

Hasta bazen yatak arkadaşına zarar verebiliyor, dövebiliyor ya da hakaret edip aşağılayabiliyor. Eğer kişinin suç kabul edilen bu eylemleri hastalığın etkisindeyken gerçekleştirdiği ispat edilirse, alacağı cezada indirim mümkün. Ancak bu durumun, uyku hastalıkları konusunda uzman bir bilirkişi tarafından ortaya konması gerekiyor. Hakim TCK’nın 32/2. maddesine dayanarak, “davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azaldığı gerekçesiyle” cezada indirim yapabilir. Yine aynı şekilde 34. maddedeki “geçici bir nedenle işlediği suçun anlam ve sonuçlarını algılayamadığı gerekçesiyle” olgunun cezai sorumluluğunun olmadığına karar verebilir.

KESİN TEDAVİSİ MEVCUT

Belirtileri saraya benzeyen uykuda seks hastalığına doğru tanı ancak tam donanımlı uyku merkezlerinde konabiliyor. Tabii, ailede benzer bir hastalığının varlığının araştırılması, yatak arkadaşından olayın detayları hakkında bilgi alınması da önemli. Hastalığın etkin ve kesin bir tedavisi var. İlaç tedavisinde benzodiyazepin grubu ilaçlar etkili. Bunun yanında “uyku hijyeni” konusunda önlemler almak gerekiyor. Uyku hijyeni, hastalığı tetikleyen stres, uyku yoksunluğu, alkol, uyuşturucu ya da uyarıcı ilaçlardan uzak durularak sağlanabiliyor. Hastaların yarıya yakınında belirgin psikolojik problemler görülüyor. Davranış tedavisini içeren psikoteraapi de eklendimi gayet yüzgüldürücü sonuçlar alınıyor


sohbet

Chat

Mynet Sohbet