Chat sohbet odaları bedava arkadaş chat odaları sohpet çet sitesi islami sohbet odası ve daha fazlası burada aradığını bul bulamadığını ara ChatbuL.Net



Kürtaj Nedir? Kürtaj Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Gebelik Küretajı rahim içine yerleşmiş olan gebeliğin kendi isteğinizle veya tıbbi zorunluluk nedeni ile yazılı onayınız alınarak çeşitli yöntemler ile sona erdirilmesidir.

Müdahale öncesi değerlendirme:

İsteğe bağlı olarak küretaj yaptırmak isteyen kadın için ilk adım hamile olduğunu öğrendiği anda veya adet gecikmesi olduğunda bir Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurarak hamile olup olmadığını öğrenmek,hamile ise gebeliğinin kaç haftalık olduğunu ultrasonografi ile kesinleştirmektir.

İkinci aşama olarak hekiminiz genel ve kadın hastalıkları açısından sağlık durumunuzu değerlendirilecek küretaja mani olacak herhangi bir sağlık sorununuz olup olmadığına bakacaktır.

Kimler kürtaj yaptırabilir: Her kadın küretaj olabilir. Evli olup olmamak önemli değildir.

Tıbbi zorunluluk varsa (anormal bebek veya gebelik annenin hayatını tehlikeye sokuyorsa gibi )gerekli kanuni dökümanlar hazırlanarak her aydaki bebek alınabilinir.

Eğer uygun konumda iseniz hekiminiz kullanılacak cerrahi teknik, anestezi,müdahalenin nerede yapılabileceği gibi sizin durumunuza uygun detayları açıklayacaktır.Risk ve masraflar gibi değerlendirilmesi gereken ilave etkenler,cerrah ile bu esnada tartışılmalıdır.

Kadın için gebeliğin sona erdirilmesindeki en önemli aşama duygusal kararlılıktır.Sosyal konumunuz, ekonomik koşullarınız,gelecek yaşantınız , partnerinizin pozisyonu ve fikride önemli rol oynamaktadır.Bu yüzden kararınızı bütün koşulları değerlendirerek kesin bir şekilde vermeniz daha sonraki ruhsal durumunuz için gereklidir.

Her yıl başarıyla binlerce küretaj yapılmaktadır.Buna rağmen sizin bu cerrahinin muhtemel riskleri hakkında bilgilendirilmiş olmanız gerekir.

İnfeksiyon ve parça kalması gibi ameliyat sonrası rizikolar nadirdir ve tedavi edilebilir.Bütün cerrahi ameliyatlar (cilt kesisi dikilmesi, diş çekilmesi, abse boşaltılması dahil ) bazı riskler içerir.Bu nedenle kararınızı kesinleştirmeden önce hekiminizle mutlaka görüşünüz. Komplikasyon riski, operasyon sonrası ve takiplerinizde doktorunuzun tavsiyelerine yakından uyarak azaltılabilir.

*Daha evvel gebe kalmamış bir kadının küretaj olması veya küretajın kaçıncı küretaj olduğu kadının daha sonra gebe kalmasını normal koşullar altında etkilemez.

Cerrahi yöntem;

Doktorunuzun önerileri ve sizinde isteğiniz doğrultusunda doktorunuzun ofisinde veya hastanede müdahaleniz yapılabilir.

Küretaj müdahaleleri genelde hastanın koşulları uygun ise genel anestezi ile bazen de lokal anestezi ile yapılır.

Eğer genel anestezi uygulandıysa tüm müdahale boyunca uyuyacak ve hiç bir şey hissetmeyeceksiniz tek hissedeceğiniz şey anestezi vermek için kolunuza yapılacak basit bir iğne olacaktır.

Lokal anestezi uygulanacaksa gerekli hastalarda yatıştırıcı uygulayarak hastanın gerginliği azaltılır.Lokal anestezide rahim ağzı uyuşturulur hasta gebeliğin boşaltılması sırasında hafif bir karın ve kasık ağrısı duyabilir.

Gebeliğin sonlandırılmasında genelde uygulanan iki yöntem vardır.En sık kullanılanı vakum aspirasyonu ile gebeliğin emilerek boşaltılmasıdır.Daha nadir olarak kullanılanı ise küretaj kaşıkları ile kazıma yöntemidir.

Operasyon gebeliğin büyüklüğüne bağlı olarak yaklaşık 5 ila 10 dakika arasında sürmektedir.

Operasyon sonrası olabilecek ağrı ilaçla rahatlıkla kontrol edilebilir, zaten adet sancısı benzeri bir ağrınız olucaktır.Eğer genel anestezi aldıysanız operasyondan hemen sonra uyanırsınız,5 dakika sonrada uyku sersemliği kaybolur ve ayağa kalkarsınız ve yaklaşık yarım saat sonrada eve gidebilirsiniz.

Operasyon sonrası ikinci saatte kendinizi tamamen normal ve gündelik yaşantınıza – işinize dönebilecek hissedersiniz,ve bir-iki saat gündelik düzeninize -işinize dönebilirsiniz.

**Eğer kan gurubunuzdaki Rh faktörünüz NEGATİF ise ve partnerinizin kan gurubundaki Rh faktörü POZİTİF veya partnerinizin kan gurubunu bilmiyorsanız hekiminizin size yazacağı Anti-D iğnesini müdahaleden sonraki ilk 72 saat içinde yaptırmanız doğurmak istiyeceğiniz gebeliklerinizde oluşabilecek kan uyuşmazlığını engelliyecektir!

**Eğer tıbbi zorunluluk nedeniyle (düşük, cansız gebelik, anomalili bebek gibi nedenlerden) küretaj oluyorsanız,küretaj sırasında elde edilen materyali hekiminizden bir patoloğa göndermesini isteyiniz. Gelecek sonuç bir daha aynı şeyle karşılaşmanızı engellemeye yardımcı olabilir.

Operasyon sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar:

-2 ila 3 gün süre ile adet kanaması tarzında kanamalarınız olucaktır.(Bu süre gebeliğin haftasına göre biraz artabilir veya azalabilir.),

Eğer kürtaj sonrası hemen kanamanız olmazsa bir hafta sonra gibi bir zaman sonra hafif bir ağrı ile yukarıda bahsedilen kanama olacaktır merak etmeyiniz.

-Bu süre içinde gene adet kanaması dönemindekine benzer karın ve kasık ağrılarınız olabilir, bu ağrılarınızı hafifletmek için her hangi bir ağrı kesiciyi kullanabilirsiniz.

-Bundan sonraki adet kanamanız yaklaşık 3 ila 6 hafta sonra olacaktır.Gebelik gibi özel bir durum oluşup sonlandığı için normal zamanında gelmeyebilir.

Bu süre içerisinde (yeniden adet kanaması görene kadar);

-Küvete, havuza, denize girmek yasaktır (operasyon günü dahil duş alabilirsiniz ,amaç vajene su ve bu gibi mikrop kapmayı sağlayabilecek şeylerin girmesini engellemektir).

-Deniz veya havuza girmeniz gerekirse (yaz mevsimi veya diğer nedenlerden dolayı) en erken küretajdan 10 gün sonra suya gireceğimiz sürece tampon kullanarak girebilirsiniz.Tamponu en fazla 30-40 dakika kullanınız ve sadece suya girerken kullanınız.!

Tampon kullanmak normalde yasaktır.

Cinsel ilişki 1 hafta kesinlikle yasaktır.( Daha sonra prezervatif kullanılarak ilişkiye girilebilinir.Bu sizi mikrop kapmaktan ve hamile kalmaktan koruyacaktır )

- Taze kanamanız ( burnunuz kanadığındaki veya parmağınız kesildiğindeki gibi ) olursa

- Ateşiniz çıkarsa doktorunuza haber veriniz. (derece ile ölçüp bildiriniz )

-Müdahaleden sonra sıvı gıdalar ve içecekler hemen içilebilinir, bulantı olmazsa daha sonra normal beslenmeye geçilebilir.

Kullanacağınız ilaçlar;

-Antibiyotik. Sabah 1 adet ,Akşam 1 adet yutulacak(tok karına,5 gün süre ile)

-Gerekirse herhangi bir ağrı kesici kullanabilirsiniz

-Müdahaleden 1 hafta sonra kontrol randevusu alıp kontrole gitmeniz gerekmektedir.

-İstenmeyen bir gebelikle karşılaşmamak için doktorunuzdan size uygun doğum kontrolü yöntemini uygulamasını isteyiniz.

-Tekrar gebe kalmak isterseniz vücudunuzun eski fonksiyonlarına tamamen kavuşması için 2-3 aylık bir süre beklemeniz tavsiye edilir.

-Kendi sağlığınız açısından rutin jinekolojik kontrollerinizi yaptırmanız, her 6 ayda bir smear testinizi (Rahim ağzı kanseri için kontrol testi) yaptırmayı ihmal etmemeniz gerekmektedir.

Chat – 10 soruda sağlıklı gebelik

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Hamile kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren, sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeniz için ne zaman, hangi test yaptırmanız gerektiğini bilmelisiniz.
Hamilelik süreci ile ilgili doğru bilinen yanlışlar ve diğer konularla ilgili olarak Anadolu Sağlık Merkezi Ataşehir Tıp Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Meltem Çam, on soruda bilgi verdi.
Anne adayı size geldiğinde ilk olarak hangi testleri yapıyorsunuz?
Gebelik başladıktan sonra ilk etapta yani beklenen adet günü geçtikten sonra, gebeliği tespit için kanla ya da idrarla bir gebelik testi yapıyoruz. Ultrasonla gebeliği tespit etmeye çalışıyoruz. Gebeliğin ultrasonla ilk değerlendirilmesi son adetten 5 hafta sonra yapılıyor.
İlk üç ay içinde başka testler uygulanıyor mu?
İlk üç ay içerisinde herhangi bir genetik anormallik olup olmadığını belirlemek için yaptığımız ilk test, ikili test dediğimiz tarama testidir. Bu testle, kanda iki tane özelliğe bakıyoruz. Annenin kanına bakılırken ultrasonla da bebeğin bazı ölçümleri yapılıyor. Bebeğin ensesindeki kalınlığa bakılıyor. Çünkü ense kalınlığı arttığı zaman bebeklerde bazı genetik anormallikler ya da kalp anormalliklerinin riski artıyor.
Bu anormallikler neler olabiliyor?
Sık bilinen Down sendromu var, yani Mongolizm. Bir de daha ender görülen trizomi 13 ya da 18 dediğimiz, döllenme sırasında oluşan genetik kodlama hataları görülebiliyor. Bizi en çok rahatsız eden ise Down sendromu. Çünkü Down sendromlu doğan bazı çocuklar, uzun yıllar yaşayabiliyor, eğitim alabiliyorlar. Ama bir ailenin Down sendromlu bir bebek sahibi olması gerçekten çok sıkıntılı bir durum. Biz bu sorunu tespit edebiliyoruz. Eğer ailenin onayı varsa, doktor onayı da varsa gebelik 3-3,5 aylıkken sonlandırılabiliyor. Fakat bu bebeklerin doğduktan sonra yaşama olanağının olması, gebeliğin sonlandırılmasını tartışmalı bir konu haline getiriyor.
İkili testten sonra hangi testler yapılıyor?
İkili testten sonra 16. ve 19. haftalarda üçlü test var. Yaklaşık olarak gebeliğin 3,5 ayında ikili teste benzer şekilde anne kanı alınarak yapılan bir testtir. Fakat her iki test için de bunların tarama testleri olduğunu belirtmemiz gerek. Anneden kan alarak bebekle ilgili fikir sahibi olmaya çalışıyorsunuz. Bu testler hiçbir zaman yüzde yüz kesin sonuç vermiyor. Ancak size istatistiki veri sağlıyor. Böyle bir çocuk sahibi olma riskiniz binde bir ya da yüzde bir gibi. Bu risk hep vardır. Bu riski ortadan kaldıramazsınız. Tarama testi olduğu için annenin kuşkularını da aslında ortadan kaldırmaz.
Yüzde 100 tespit sağlamak için ne yapılabilir?
3,5-4 ay olduğunda anne karnından ince bir iğneyle girip bebeğin suyundan örnek alınabiliyor. Bunu tahlile gönderiyoruz ve bebeğin genetik yapısı inceleniyor. Bu yöntem bebek hakkında genetik olarak yüzde 100 kesin bilgi veriyor. Biz buna amniyosentez diyoruz. Aynı şekilde bebek kanı alınarak da yapılabiliyor fakat bunun düşük riski daha yüksektir.
Gebelikte diyabet riski çıktığında ne tür önlemler alınıyor?
Gebeliğin 24–28 haftaları arasında 50 gr. şeker yükleme testini yaptıktan sonra sonuç belli bir sınırın üzerinde çıktıysa hastayı doğrudan gebeliğe bağlı diyabet olarak kabul ediyoruz. 50 gram yükleme de bir tarama testi ve onun da bir yanılma payı var. Eğer bu testte yüksek çıkarsa bizi yanıltmasın diye bir de 100 gram yükleme testi yapıyoruz. Bu yüklemeyi herkesten istememe nedenimiz ise güç olmasıdır. 3 saat takip gerektirir. Bunların sonucunda hastanın gebeliğe bağlı diyabetli olduğuna karar verdiğimizde ilk etapta hastaya diyet öneriyoruz ve kontrole alıyoruz. Diyetle şekerini kontrol altına alırsak devam ediyoruz. Ama diyetle halledemezsek o zaman insülin kullanmaya başlıyoruz. İnsülin kullanmamızın nedeni de insülin bebekle anne arasındaki bariyeri aşmıyor.
Gebelikte diyabet, ne tür riskleri beraberinde getiriyor?
Bebek sürekli çok şekerli bir ortamda olduğu için normalden fazla büyüyor. Doğum travmaları artıyor. Çünkü o kadar büyük bir bebeği doğurmaya çalıştığınızda normal doğumda hem anneye hem de çocuğa zarar verebiliyor. Diyabetik bebeklerin kiloları genelde gövde ve omuz çevresinde oluyor. Bebeğin kafası çıkıyor ama ondan sonra omuz takılıyor ve çok büyük bir risk oluşturabiliyor. Bebeğin iri olmasını sezaryenle aşabilirsiniz. İkinci problem bebeklerin akciğerlerinde bulunan sürfaktan denilen bir madde var ve bu madde akciğerlerinin düzgün genişleyip, düzgün solunum yapmasını sağlıyor. Diyabetik bebeklerde akciğer gelişimi de problem oluyor. Akciğerler daha geç ve güç gelişiyor. Bu bebekler, akciğer gelişimi problemi yaşıyorlar. Diyabetik annelerin de bebeklerinde bazı anormallikler görülebiliyor. Kalp problemleri daha sık görülüyor. Diyabetik annelerin bebeklerinde 28. haftada mutlaka fetal eko da yapmak gerekiyor.
Erken doğum riski dönemi bittikten sonra, gebeler hangi aşamalardan geçiyor?
28. haftadan sonra erken doğum riskinin bittiği dönem olan 37. haftaya kadar hastayı özel durumlar haricinde idrar tahlili ve kan sayımlarıyla takip ediyoruz. 37. haftadan sonra önemli olan doğum zamanını tespit etmek ve sağlıklı olarak bebeğin doğumunu sağlamaktır. 37. Haftadan sonra bebeğin büyüklüğünü ultrasonla takip ediyoruz. Bebeğin içinde bulunduğu su kesesine bakıyoruz; çünkü su miktarı önemli. Bir de kardiyotokografi dediğimiz bir alet var, bebeğin kalp atımlarının düzenli olup olmadığını kontrol ediyoruz. Bebeğin kalp atımları da çok önemli, çünkü bebek anneden rahat oksijen alabiliyorsa kalp atımları da normal oluyor. Fakat bir sorun varsa annenin doğumunun başlamasını beklemeden müdahale ederek bebeğin doğumuna karar veriyoruz.
Gebelikte vajinal muayenenin yanlış olduğuna dair bir inanış var. Bu ne kadar doğrudur?
Biz gebe hastayı gerek vajinadan elle muayene ettiğimizde, gerekse vajinadan ultrasonla baktığımızda hasta tarafından bir dirençle karşılaşıyoruz. Özellikle hastanın kanaması olduğunda ya da düşük şüphesi olduğunda doğru kararı verebilmek için mutlaka bu muayeneleri yapmak gerekir. Sadece bebeğin eşinin (plasenta) aşağıda olduğu özel durumlarda bu muayeneler sakıncalı olabilir.
Cinsel ilişki kaçıncı aya kadar normal şekilde devam edebiliyor?
Erken doğum ya da düşük tehdidi varsa hastaya cinsel ilişkiyi yasaklıyoruz. O da sadece sperm faktöründen dolayıdır. Onun dışında bilgi olarak son bir aya kadar anne adayları normal bir şekilde aktif cinsel hayatına devam edebilir.

Chat – Penis Ağrıları

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Penisiniz ağrıyor veya şişti;

Nedenleri ve Yapılabilecekler

Parafimoz: Sünnet derisi kendi kendine penisin arka tarafına doğru öne gelmeyecek şekilde büzüldü ve çok şişti. Bu durum antibiyotikle veya tam ya da kısmi sünnetle tedavi edilebilir.

Balanit: Penisinizin ucu iltihaplandı ve tahriş oldu. Buna mantar veya bakteri enfeksiyonu veya kimyasal tahriş (giysilerde kalan kuru temizleme maddeleri) neden olur. Çoğunlukla sünnet olmamış veya şeker hastası erkeklerde meydana gelir. Antibiyotik almanız, hayalarınız temizlemeniz ve ağrı giderici merhem kullanmanız gerekebilir.
Priapizm : Hiçbir neden yokken, cinsel arzu veya faaliyette bulunmadan ereksiyon oluyor. Buna genellikle penisi sertleştiren kanın ani ve çoğu kez bilinmeyen bir nedenle boşalmaması yol açabilir.

Bazen bir hastalık ya da omurilik sinirlerinin yaralanması, bezlerdeki bir durum veya ilaçtan kaynaklanabilir. Gerektiği gibi tedavi edilmezse, ereksiyon bir daha mümkün olmaz.

Kanser: Sünnet olmamışsanız fark edemeyeceğiniz küçük, sivilceye benzer bir şey oluştu ve artık kanıyor veya akıntı yapıyor. İdrar yapmak ağrılı hale gelmiş olabilir ve kasıklarınızda yumrular oluştu. Penis kanseri çok ender görülür, çoğunlukla erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir.

Kendiniz Ne Yapabilirsiniz?

Penis ağrısı çoğunlukla kendi kendine tedavi edilemez. Örneğin ağrıyan veya şişen sünnet derisini zorla öne götürmek veya tahriş olmuşsa altını temizlemek tavsiye edilmez.

Eğer cinsel ilişki sırasında ve sonrasında ağrı varsa, bu eşinizin vajinasının kuruluğundan kaynaklanabilir.

Penisinizin ucunda cinsel ilişkiden sonra yara oluşuyor ve siz lâteks prezervatif kullanıyorsanız, lâteks olmayan bir prezervatif veya başka korunma yöntemini deneyin. Ağrı geçiyorsa, muhtemelen lâtekse karşı alerjiniz var demektir. Lâteks olmayan prezervatifler HIV virüsü de içinde olmak üzere cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir.

Önleme

Önemsiz tahriş ve iltihaplar çoğu kez temizlikle, özellikle sünnet olmadınızsa, cinsel ilişkiden sonraki temizlikle önlenebilir. Sabun ve suyla yıkamaktan başka özel bir şey yapılması gerekmez.

Sertleşme Problemi-Chat

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Erkelerde cinsel problem denildiği zaman akla ilk gelen gelen iktidarsızlık ya da diğer bir adıyla sertleşme problemidir.
Erkeklerde sertleşme sorunu, bireyin cinsel açıdan istekli olduğu halde, penisinin cinsel ilişkiye girecek yeterli sertliğe ulaşamama durumudur.
Bu sorunun temeli genellikle psikolojiktir ve yeterli cinsel ilişki performansı için gerekli penis sertleşmesi sağlanamaz.

Özellikle gençler ilk deneyimleri sırasında bulunduğu ortamın şartları nedeniyle cinsel organında, sertleşmemeyi sağlayamamışsa bu sorunun ömür boyu devam
edeceğini ve kendisinin cinsel ilişki açıdan sorunlu olduğunu düşünerek bu olayın ruh halini bozmasına sebep olmakta Gençlerde yaşanan bu ilk deneyim şoku toplum yapımızı
düşündüğümüzde ömür boyu sürecek bir sorun olarak tezahur edebiliyor. Cinsel problemlerini uzmanlara danışarak tabu yapmaktan çıkaran hastalar kısa sürede tedavi olabiliyorlar.

Sertleşme sorunu her ne kadar psikolojik temeli olsa da yüksek tansiyon, şeker hastalığı, prostat kanseri, yüksek kolesterol, damar sertliği, sigara kullanımı, omurilik hasarı, hormonal bozukluklar, aşırı alkol veya uyuşturucu kullanımı erkeklerin sertleşme problemi yaşamasına neden olabilir. Erkekler için cinsel ilişki performansını etkileyen önemli düşüncelerden biri de penis boyutudur.

Penisinin cinsel ilişki performansı için yeterli olmadığı düşünen kişiler doktor onayından geçmiş bitkisel temelli penis büyütücü haplarla bu durumdan kurtulabilir. Yurtdışında uzun bir süredir kullanılan penis büyütücü haplar, erkeğin cinsel organına pompalanan kan miktarını arttırarak penis büyütmeyi amaçlamaktadır. Bitkisel esaslı ürünleri kullanan kişiler, yaşadıkları cinsel ilişkilerden daha fazla haz almakta ve kendilerini sürekli dinç hissetmektedirler.

Chat Seks pozisyonları seksi kızlardan seks yapma pozisyonları video izle

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Sohbet Hamilelikte cinselliğe bakış değişiyor

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Araştırmalara göre hamileliğin ilk 12 haftasında kadınların cinsel isteklerinde azalma oluyor. Bu durumla beraber hamilelik ve sonrasındaki süreç eşlerin hayatlarını her yönden olduğu gibi cinsel yönden de etkiliyor.

VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbirlerine anlayış, şefkat, ilgi ve sevgiyle yaklaşması gerektiğini söylüyor.

Evlilik kurumunun ve çiftler arasındaki ilişkinin sağlığının test edildiği önemli noktalardan biri de çocuk sahibi olunmaya karar verilmesi, hamilelik ve hamilelik sonrası sürecin eşler üstündeki etkisidir. Hamilelik ve hamilelik sonrası süreç eşlerin duygusal süreçlerini etkilediği kadar, cinsel hayatlarını da etkilemektedir. Her ne kadar bu süreç cinsel hayatı eskisinden farklı kılacaksa da bu farklılığın bireylerin ilişkilerini etkilemesine ve zorlamasına en az düzeyde izin verilmesini sağlaması önemlidir.Hamilelik süresince jinekologu tarafından medikal, fizyolojik herhangi bir sorun görülmeyen ve cinsel hayatı yaşamasına izin verilen kadının, yaşadığı hormonal ve fiziksel değişiklikler cinsel isteksizliğine sebep olduğu kadar kadının kendi inanç sistemi de bu durumu tetikler. Araştırmalara bakıldığında sağlıklı bir hamilelik yaşamakta olan kadınların ilk 12 haftada cinsel isteklerinde azalma olduğu görülmektedir. Yaşadığı fiziksel yorgunluk, bulantı, kilo alımı, rahat bir pozisyon bulamama gibi sebepler bu durumu açıklayabilmekle beraber, kadının kendindeki değişime adapte olma sürecinde yaşadığı kaygılar, bebeğime zarar verir miyim endişesi ve fiziğindeki değişime bağlı olarak eşinin onu eskisi gibi istemeyeceği inancı da çok büyük rol oynamaktadır. Benzer düşünceler erkeği de etkilemektedir ve onu da cinsellikten soğutmaktadır. Hamilelik boyunca cinsellikle ilgili yaşanılabilecek bu çeşit sorunları engellemenin en önemli yolu ise çiftlerin bir birleriyle mümkün olan en açık şekilde konuşmalarıdır. Kaygılarını ve isteklerini dile getirdikleri zaman sağlıklı cinselliklerini neyin etkilediğini bulacaklar ve sorun odaklı çözüme ulaşacaklardır.

Hamilelik süresince çiftlerin cinsel hayatlarında yaşayabilecekleri sorunlar doğum sonrası da devam edebilir ve bu konunun önemi unutulmamalıdır. Doktorunun izin verdiği zaman itibariyle kadının cinsel ilişkiye girmesinin herhangi bir sakıncası yoktur ancak cinsel ilişkiyi etkileyebilecek psikolojik faktörler yine ortaya çıkabilir. Doğum ve bebek bakımının kadın için son derece yorucu olması nedeniyle doğum sonrası ilişki sıklığında azalma beklenen bir durumdur. Ancak doğum sonrası depresyon veya başka sağlık problemi olmadığı taktirde genellikle doğumdan 3 ay sonra hamilelik öncesi cinsel ilişki sıklığına dönülmesi beklendiktir. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivite de normale dönmeye başlar.

Doğum sonrası fiziksel yorgunluk dışında cinselliği etkileyebilecek durumlar:

■Ağrı Korkusu: Birçok kadının doğum sonrası ilişkiye girmekten çekinme nedenin ağrılı ilişkiden korkmaları ve kaygıları arttıkça da girdikleri ilişki sırasında disparoni (ağrılı cinsel beraberlik) ve vajinismus (vajinal kasların kasılması sonucu cinsel beraberliğin olamaması) gibi sorunlar yaşayabildikleri araştırmalarda gözlemlenmiştir.
■Estetik Kaygılar: Vücudundaki değişim ve/veya aldığı kilolar yüzünden kendini beğenmeyen kadının cinsellik sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önleyebilir. Bununla bağlantılı olarak, eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabilir.
■Rol Değişimi: Çocukları olan kadar sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltmeye başlayabilir. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da birbirlerinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin oluşmasına yol açabilir.
Bu sorunların en az seviyede yaşanması ve ilişkiyi en az ölçüde etkilemesini sağlamak için çiftlerin, özellikle erkeğin eşine şefkat, ilgi, sevgi ve anlayış ile yaklaşması, beğenisinin devam ettiğini belli etmesi, kadının ise bu geçiş döneminin özelliklerini bilerek eski haline döneceğini sorun olmadığını bilmesi gereklidir. Ayrıca çiftlerin haftada l yada 2 kez bebek yanlarında olmadığı zamanlarda bir arada olmaya özen göstermeleri gereklidir. Bu birbirleri için ayrılmış özel zamanlarda ev ya da bebek hakkında konuşmayıp, kendileri ve bir birleri hakkında konuşmaları, eskisi gibi ortak paylaşımlar yaşamaları tavsiye edilebilir. Bunların yanı sıra okşamak, dokunmak veya kucaklaşmak gibi cinsel duyguları tetikleyebilecek davranışlarda bulunmak cinsel hayatlarının canlanmasına yardımcı olacaktır. Tüm bunlara rağmen sıkıntılar yaşanıyorsa bir uzmandan yardım almak da faydalı sağlayacaktır.

Sohbet Doğum Kontrolünde Takvim Yöntemi

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Takvim yöntemi ile korunmak, yani “en tehlikeli” günleri hesaplayarak gebelikten korunmaya çalışmak, bilinen en eski korunma yöntemlerinden biridir ve çoğu çift tarafından da uygulanmakta olan bir yöntemdir. Kadın fizyolojisinin daha tam olarak açıklığa kavuşturulmadığı dönemlerde bile kadınlar vajinal salgılarının niteliklerindeki değişikliklere bakarak gebe kalmaya elverişli günlerini doğru bir şekilde anlamışlar ve bu şekilde gebe kalmaktan korunmaya çalışmışlardır.

Takvim yöntemi en basit ve en ucuz korunma yöntemi olmakla birlikte gebelikten koruyuculuğu elbette doğum kontrol hapları, doğum kontrol iğneleri, spiral gibi yöntemlere göre çok daha düşüktür. Örnek olarak vermek gerekirse doğum kontrol hapı kullanan 1000 (bin) kadından bir sene içinde yanlızca birinde gebelik oluşurken, takvim yöntemiyle korunan 100 (yüz) kadından bir sene içinde ortalama 25′inde gebelik oluşmaktadır!

Takvim yöntemini bir korunma yöntemi olarak önermekten her zaman kaçınmış olsam da, bu yazıda bu yöntemi uygulamaya kararlı veya başka bir çaresi olmayan çiftler için dikkat edilmesi gereken noktaları vurgulamak istiyorum.

Yöntemin çalışma prensibi:

Kadının en fertil (gebeliğe en elverişli) günleri yumurtlamanın olduğu gün ve bundan önceki üç gündür. Spermler üç gün boyunca genital kanalda bekleyebilir ve yumurtlama sonrası ilk 12-24 saatte döllenmesi gereken yumurta hücresine ulaşıp onu dölleyerek gebeliği başlatabilirler.

Kadında yumurtlamanın olacağı günü hesaplamak için aşağıdaki yöntem kullanılır:

Bir adetin ilk günü ile sonraki adetin ilk günü arasındaki süre kadının adet döngüsüdür (çoğu kadında bu süre 28 gündür). Bu süre hesaplandıktan sonra bulunan rakamdan 14 gün çıkarılır ve bu şekilde ortaya çıkan rakam bize adetin birinci gününden itibaren hesaplanmak koşuluyla yumurtlamanın olacağı tarihi verir. Örnek olarak adet döngüsü 31 gün olan bir kadında 31-14=17 bulunduğunda, kadının yumurtlama günü adetin ilk gününden başlanarak saymak üzere 17. gündür. Bu tarihten 5 gün öncesi ve 2 gün sonrası kadının gebe kalmaya en elverişli olduğu günler olarak kabul edilir. Bu günler içinde ya ilişkiden kaçınmak ya da tam koruyucu olmasa da prerzervatif gibi gebeliği önleyecek bir yöntem kullanmak gerekir.

Takvim yönteminin “tuzakları”:

1-Takvim yöntemi, kadının adetlerinin her zaman düzenli olduğunu ve belirlenen riskli dönemler dışında yumurta hücresi ile spermlerin karşılaşma olasılıklarının oldukça düşük olduğunu varsayar. Halbuki kadın fizyolojisi oldukça karmaşıktır ve normalde adet döngüsünün 17. günü yumurtlama olan bir kadında herhangi bir zamanda bu tarih birkaç gün geriye ve birkaç gün ileriye kayabilir. İşte takvim yönteminin tam olarak başarılı olamamasının en önemli nedenlerinden biri budur. Adetleri tümüyle düzenli olsa da bir kadında yumurtlamanın her ay aynı güne denk geleceğinin garantisi yoktur.

2-Takvim yöntemi teorisi spermlerin genital kanalda 3-5 gün yaşadığını varsayar. Ancak spermlerin 7 güne kadar yaşayabileceği bilinmektedir. Bu durumda örnek olarak adet dönemindeyken bile girilen bir ilişkide genital kanala giren spermler, siklusları kısa olan (yani yumurtlaması siklusun 14. gününden önce olan ve böylece siklusları 28 günden kısa süren) bir kadında veya siklusları düzenli olan ama yanlızca o aya özgü olarak tesadüfen yumurtlaması daha erken gerçekleşmiş bir kadında yumurta hücresini bulup gebeliği başlatabilirler. Takvim yönteminin nispeten başarısız bir yöntem olmasının ikinci nedeni de budur.

Özet:

Kadın teorik olarak adet döngüsünün her gününde gebe kalabilir. Adet görülen günlerde ve adetten hemen birkaç gün öncesindeki günlerde gebe kalma olasılığı oldukça düşük olmakla beraber bu olasılık hiçbir zaman sıfır değildir. Takvim yöntemi kullanılacaksa bu gerçek gözönünde bulundurulmalı ve adet gecikmesi olduğunda gebelik olasılığı araştırılmalıdır.

Gebelikten korunmada çok etkili bir yöntem arayan çiftlerin takvim yöntemi yerine doktora başvurup öneri almaları daha uygun bir yoldur.

Chat – Adet (Regl) Öncesi Gerginlik

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Adet kanaması yaklaşırken kadınların %75′inde değişen hormon düzeylerine bağlı olarak bazı şikayetler ortaya çıkar.Bu kadınların yarısında yakınmalar hafiftir ve kişinin günlük yaşantısını etkilemez. Diğer yarısında ise depresyon da dahil olmak üzere çok daha ciddi şikayetler ortaya çıkar. (Premenstrüel Sendrom, PMS)

Adet kanaması yaklaşırken kadınların %75′inde değişen hormon düzeylerine bağlı olarak bazı şikayetler ortaya çıkar.Bu kadınların yarısında yakınmalar hafiftir ve kişinin günlük yaşantısını etkilemez. Diğer yarısında ise depresyon da dahil olmak üzere çok daha ciddi şikayetler ortaya çıkar. Premenstrüel şikayetler fizyolojik ya da psikolojik olabilir ve kültürel farklılıklardan etkilenebilir. PMS hem fizyolojik hem de psikolojik olayların bileşkesidir. Çalışmalar değişik kültürlerden gelen kadınlarda farklı şikayetlerin ortaya çıktığını göstermektedir. Uzakdoğulu kadınlarda en sık rastlanılan şikayet ağrı iken gelişmiş batı toplumlarında depresyon en sık karşılaşılan bulgudur. Kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkileyen ve her ay görülen yakınmalar kadının kendine olan güvenini yitirmesine dahi neden olabilir.
 

Fiziksel belirtiler


PMS bulguları veren kadınların hemen hemen hepsinde memelerde hassasiyet ve hafif geçici kilo artışı saptanır.Diğer belirtiler ise sindirim sitemi bozuklukları, başağrısı, döküntüler, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, diş eti kanamaları, çarpıntı, denge bozuklukları, sıcak basmaları, ses ve kokulara aşırı hassasiyet, ajitasyon, uykusuzluk olarak sayılabilir. Adet kanamasının ağrılı ya da fazla olması yani dismenore PMS olarak değerlendirilmez.

Duygusal belirtiler

Duygusal hipersensitivite PMS de çok sık görülür. depresyondan endişeye ve aşırı sinirliliğe kadar pekçok değişik duygu durumu olabilir. Bazı kadınlarda hafif hafıza kaybı görülebilir. Konsantrasyon bozukluğu PMS’de nadir olmayan bir durumdur. Bazı kadınlarda görülen depresyon hali, huzursuzluk ve gerginlik tablosuna premenstrüel disforik bozukluk (PMDD) adı verilir.

Nedenleri
PMS nedenlrini bulmaya yönelik çalışmalar bu tablonun altında yatan faktörleri tam olarak ortaya koyamamıştır.Ancak bazı teoriler mevcuttur. Ovülasyonu baskılayan bazı hormonların verilmesi halinde PMS belirtilerinde gerileme olmaktadır. Buna göre üreme hormonları PMS’ye neden olabilir, ancak bu rolün ne olduğu açıklanamamıştır. PMS’nin bu hormonlar ile sinirlerde iletimi sağlayan bazı maddelerin ortak hareket etmesi sonucu ortaya çıktığı yönünde güçlü bulgular vardır. En çok suçlanan maddeler GABA ve serotonin adı verilenlerdir. Bazı araştırmacılar ise kalsiyumve magnezyum dengesindeki bozukluğun PMS tablosuna yol açtığına inanmaktadırlar. Bu iki mineralin vücuttaki dağılımı sinir hücreleri arasındaki iletişimi etkileyerek tabloya neden olabilir. Bu araştırmacılar PMS’li kadınlarda magneyum eksikliği ya da kalsiyum fazlalığının şikayetleri yarattığını öne sürmektedirler. PMS etiyolojisinde öne sürülen bir diğer neden de stress hormonlarıdır.Bu hormonların fazlalığı şiakyetlerin daha yoğun yaşanmasına neden olabilir. PMS etiyolojisinde vücutta salgılanan hemen hemen tüm hormon ve maddeler suçlanmaktadır. Ancak kanıtlanmış bir neden bulunamamıştır.

Kimlerde görülür
PMS tüm dünyada bütün kültürlerde rastlanılan bir durumdur.Yapılan bir çalışmada kadınların %88′inde değişik düzeylerde PMS bulgularına rastlanmıştır. Yaş arttıkça şikayetlerin şiddeti azalmakta ancak çocuk sayısı ile birlikte şiddet artmaktadır.Annesinde PMS olan kadınlarda da şikayetlere daha sık rastlanmaktadır. PMS bazı hastalıkların da şiddetini arttırabilir. Örneğin migreni olankadınlarda atakların büyük bir kısmı adet öncesi döneme rastlamaktadır. Yine şeker hastalarında kan şekeri düzeyleri ve insülin ihtiyacı adet öncesi dönemde değişiklikler gösterir. Astım atakları daha sık görülür ve pekçokkronik hastalık alevlenmeler gösterir. Bu dönemde kişinin çevresi ile olan uyumu bozulur işte veya evde ilişkide bulunduğu kişiler ve çocukları ile arası bozulabilir. Ergenlik dönemindeki genç kızlarda intihara olan eğilim artabilir. Yeme bozukluklarına rastlanabilir.

Tanı
PMS tanısı pozitif bulgulara dayanmaz. Tanı için en güvenilir yol 2-3 ay süre ile şikayetleri kaydetmek ve şiddetlerini skorlamaktır. Şikayetler fiziksel ve ruhsalolarak ayrılmalı ve ne zaman başlayıp ne zaman bittiği düzenli şekil de kaydedilmelidir.

Tedavi
PMS nedeni tam olarak bilinmediği için tedavisi de kesin değildir. Bu konuda çok değişik tedavi yaklaşımları mevcuttur.
Diet: Azar azar ve sık sık yemek yemenin şikayetleri azalttığı yönünde raporlar vardır.Adet öncesi dönemde taze meyve ve sebze tüketilmesi, kırmızı et ve donmuş yağlardan uzak durulması, içinde katkımaddesiiçeren besinlerin tüketilmemesi bazen yararlı olabilmektedir. Aynı şekilde kafein ve alkol tüketiminin azaltılması da faydalı olabilmektedir.
Egzersiz: yapılan bir çalışmada egzersiz yapmayan kadınlarda PMS’ye daha sık rastlandığı bulunmuştur. Hergün yapılan 30 dakikalık bir yürüyüş yararlı olabilir.
Kalsiyum ve Magnezyum: Günlük 1200 mg kalsiyum alımının 3 ay sonunda şikayetleri yarı yarıya azalttığını bildiren bir çalışma vardır. Bazı kadınlarda ise magnezyum desteğinden fayda sağlanmışıtr.Ancak bu konuda kesin bulgular henüz yoktur.
Vitaminler: A, E ve B6 vitaminlerinin PMS’ye neden olduğu ileri sürülmüş olsa da kesin olarak kanıtlanmış bir bulgu yoktur.
Diğer tedavi seçenekleri arasında seratonin metabolizması ile ilgili ilaçlar, hormon ilaçları, antidepresan ve anksiyete gibi psikiyatrik ilaçlar, idrar söktürücüler, erkeklik hormonları sayılabilir ancak bunlardan hiçbirinin kesinleşmiş faydası yoktur.
Diğer nadir tedavi yaklaşımları arasında ise psikoterapi ve akupunktur bulunur.

Kendinizi Daha Seksi Hissetmenin Yolları

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Daha seksi bir kadın olmak için bu önerileri uyguladığınızda, cazibenizin erkekleri çılgına çevirdiğini sizde göreceksiniz. Bazı kadınlar, tek bir bakışlarıyla erkeklerin başını döndürürler, tek bir kahkahayla istediklerini elde ederler.

Onlardan nefret ediyor gibi görünsek de aslında onları deli gibi kıskanırız ve onlar gibi olmak isteriz! Seksi hissederek kendilerine güvenen kadınlara tek bir isim verilebilir: “Seksi kedi”. Onlar gibi olmak hiç de zor değil; buna ihtiyacınız varsa, işte “seksi kedi” olabilmeniz için önerilerimiz! Günümüzde kadınlar kuşkusuz eskiye oranla çok daha güçlü ve bağımsız hale geldiler. İş hayatında giderek ilerliyorlar, hatırı sayılır paralar kazanıyorlar ve yaşamdaki yerlerini sağlamlastırıyorlar. Ancak bir konu daha var ki, işte o noktada bu saydıklarımızdaki kadar hızlı ilerleyemiyorlar. Bahsettiğimiz; özel anlarda ihtiyaç duyulan cesaret! Örneğin tanışmak istediğiniz bir erkekle sohbete başlamadan ya da bu söz konusu yakışıklıyla yatağa girmeden önce, cesaretinizi toplamak her zaman çok da kolay olmuyor. Biz bunu “seksi kedi cesareti” olarak adlandırdık çünkü erkeklerle bakışmak veya ellerini kuvvetlice sıkmamın ötesinde. öncelikle kadın olmanın gücünü kullanmanız gerekir. “Bazı hareketler, ifadeler ve mimikler, siz farkında olmasanız da, karşınızdaki kişinin bilinçaltına çeşitli sinyaller yollar ve erkeklerin ilgisini çeker. Böylece karşınızdaki erkeğin de sizinle ilgilendiğini hissetmek, size iyice cesaret verecektir” diyor The Complete Idiots Guide to Body Language Hiç Bilmeyenler için Vücut Dili Rehberi isimli kitabın yazarı Dr. Peter Andersen.
cinsellik.gen.tr
Bir Partide
1- UZUN ADIMLARLA YÜRÜYÜN

Seksi kediler odanın ortasında sağdan sola koşuşturmazlar, yavaş hareket ederler. Bu tarz bir davranış tüm bakışları üzerinize çekecek ve size güven depoloyacaktır. Tek basınıza kendinizden emin bir şekilde yürümek için. “Etrafınıza bakın, tanıdık birini bulmaya çalışın. Böylece ona doğru ilerleyebilir ve ortalıkta başıboş dolaşmak zorunda kalmazsınız. Arkadaşınızın yanına doğru giderken. varlığınızı iyice belli etmek ve boyunuzu uzun göstermek için büyük adımlar atın” diyor Reatl My Hips Kalçalarıma Bak adlı kitabın yazarı Eva Marx.

2- MUZIRCA BAKIŞIN

“Gel buraya” diyen bakışlar, erkeklerin akıllarını başlarından alır. o yüzden bu cilveli bakısı mutlaka kullanın. “Hoşlandığınız erkeğin gözlerinin içine en fazla üç saniye kadar bakın ve sonra gözlerinizi kaçırın” diye öneriyor Andersen ve ekliyor: “Onu istediğinizi anlaması için bunu birkaç kere tekrarlayın. Bu davramsınız onu, sizin yanınıza gelmek için cesaretlendirecektir.” Sizin kendinize güveninizi artıracak olan ise siz bir şey yapmadan, onun harekete geçmesi olacaktır.

3- ONA YAVAŞ YAVAŞ YAKLAŞIN

Sadece bakışmak yeterli değildir. Ona yaklaşmak daha fazla ustalık ister. Direkt yanına gitmek yerine, ona yavaş yavaş yaklaşın. “Bir anda karşısına çıkmak, sizi fazla girişken biri gibi gösterecek ve onun savunmaya geçmesine sebep olabilecektir” diye açıklıyor You Don Say Sen Söyleme adlı kitabın yazarı Dr. Audrey Nelson ve ekliyor: “Ona yan taraftan yaklaşmak, daha az gözünü korkutacak ve direkt karşısına çıkmadığınız için sizin daha gizemli gözükmenizi sağlayacaktır.” Ayrıca doğrudan bir girişimde bulunmadığınız için, daha rahat ve kendinizden emin olacaksınız.
cinsellik.gen.tr
4- SESLİ GÜLÜN

Gürültülü ve kaba bir kahkahadan bahsetmiyoruz ama başınızı arkaya atıp, sesli şekilde gülmek kendinize olan güveninizi güçlendirecektir. “Kahkaha atmak dikkatleri üzerinize çekeceği gibi, sizi seksi ve kendine güvenli gösterecek ve eğlendiğinizi, mutlu, canlı bir karakterinizin olduğunu düşündürecektir” diyor San Diego State Üniversitesinde flört davranışları üzerine araştırma yapan Tricia Yeomans.

5- ELİNİ SIKIN

“Hoş bir erkekle el sıkışırken, gözlerinin içine bakın ve aynı zamanda elini hafifçe sıkın. Hiç beklemediği bir anda elinizle uyguladığınız bu basıncı, cinsel bir hareket olarak algılayacaktır” diyor Marx. Gücünü sergilemekten korkmayan, cesur bir kadın olduğunuzu gösterecektir. Bu cesur haliniz sizi de mutlu edecektir.

Bir Randevuda
6- ONA YAKLAŞIN

Yemek yerken veya içki içerken, iki insanın arasında gözle görülmeyen bir duvar vardır, “işte o duvarı kırmak, ne kadar cesur olduğunuzu gösterir” diyor Andersen. Ona doğru aranızda 45 santimetre kalacak kadar eğilin ve koluna ya da eline dokunun. Aranızdaki mesafeyi azalttığınız için heyecanlanabilirsiniz ama aslında bu hareket gerginliğinizi hafifletecek ve sohbetiniz daha iyi akacaktır. “Vücutlarınızın birbirine yakın olması aranızdaki kimyayı ve çekimi güçlendirecektir” diye açıklıyor Andersen. Onun size olan ilgisini hissettiğinizde ise kendinizi çekici ve güçlü hissedeceksiniz.

7- KISIK SESLE KONUŞUN

Kısık sesle konuşmak cinsel cazibenizi artırır. “Kadınlar tahrik olunca, testosteron seviyeleri artar ve daha derinden konuşarak, ses tonlarını alçaltıp, yükseltirler, işte bu yüzden alçak ses şehvet uyandırır ve seksi hatırlatır” diye açıklıyor Nelson. Heyecanlıyken sesiniz otomatik olarak yükselir ama onu kontrol altına alarak, olaya hakim olduğunuzu hissedecek ve güçlü olduğunuzdan emin olacaksınız, öte yandan ne söylediğinizi duyabilmek için size daha çok yaklaşacak ve bu yakınlık baştan çıkarıcı olacaktır.

8- KENDİNİZE DOKUNUN

Erkekler, kendi teninize dokunduğunuzda parmaklarınızı takip etmekten kendilerini alamazlar. “Kendi vücudunuzu ellemeniz, onun ilgisini dokunduğunuz bölgelere çekecektir. Buna ek olarak, okşama hareketinin yatıştırıcı bir etkisi de vardır” diyor Andersen. Cinsel cazibenize ve fiziksel özelliklerinize olan güveniniz iyice artacaktır. Yemek sırasında, çıplak omuzlarınıza hafifçe dokunun veya göğsünüzün arasından sallanan kolyenizle oynayın.

9- ONUN ÖNÜNDEN YÜRÜYÜN

Gecenin gidişatı belli olduysa bile, seksi kedi imajınızı devam ettirmenizin yöntemleri vardır. Erkekler heyecan arayışı içindedirler, o yüzden sizi kovalamasını sağlayacak hareketler yaptığınızda, seve seve sizin peşinizden koşacaktır. “O farkında olmadan sizin peşinizde kokarken, siz de kartları elinizde tuttuğunuzu belli edeceksiniz” diyor Marx ve ekliyor: “Önden yürüdüğünüz zaman. poponuza ve bacaklarınıza baktığını hissederek, sizi istediğini düşüneceksiniz.”

Yatakta
10- YAVAŞÇA SOYUNUN

Tek istediğiniz yatağın içine girmek olsa bile, en azından beş. saniye vakit harcayarak üzerinizdeki her kıyafeti tek tek ve yavaş yavaş çıkarın. “Yavaş hareket etmek, kontrolün sizin elinizde olduğunu gösterecek ve onun gözleri bayram edecektir” diyor The Womans Guide to Total Self-Esteem Kadının Kendine Saygı Duyma Rehberi adlı kitabın yazarı Dr. Stephanie Dillon. “Soyunmak, bedeninizin çabucak yaptığı sıradan bir harekettense cinsel törene dönüşecektir.”

11- GERİNİN

Seksi kedilerin yatakta ruhsuz bir şekilde yattıklarına inanmak mümkün değildir. “Kollarınızı başınızın üzerine doğru uzatarak, sırtüstü yatın. “Gerinme sayesinde hem kendinizi daha seksi ve güçlü hissedeceksiniz hem de karnınız dümdüz gözükecek ve göğüsleriniz daha yukarıda duracaktır” diye açıklıyor Yeomans.

12- BAŞINIZI ARKAYA DOĞRU ATIN

Ön sevişme sırasında, başınızı ve vücudunuzu arkaya doğru eğin ve boynunuzu, köprücük kemiğinizi ve göğüslerinizi sevip, okşamasını kolaylaştırın. “Vücudunuzun bu bölgelerine kolayca ulaştığında sizin çekingen olmadığınızı görecektir. Kendinizi ona teslim etliğiniz zaman, duyguları hissetme konusunda daha özgür olacaksınız ve kendinize olan güveniniz de artacaktır” diyor Marx.

13- ZEVK ALDIĞINIZI GÖSTERİN

Erkekler seks esnasında sesler çıkarmanızdan çok hoşlanırlar ama zevk aldığınızı açıkça göstermeniz de en az bu kadar etkileyicidir. Emory Üniversitesi de yapılan bir araştırmada, pornografik resimlere bakan erkeklerin, fotoğraflardaki kadınların yüzlerine, vücutlarının cinselliği çağrıştıran bölümlerine daha çok baktıkları görülmüş. Bunun sebebi, kadınların yüzünde zevk aldıklarına dair izler aramalarıdır. “Gözlerinizi kapayın ve ağzınızı hafifçe açın. Sizin iyi vakit geçirdiğinizi gördüğü zaman, size daha tutkulu dokunacak, öpecek ve sizin de aldığınız zevki artıracaktır” diyor Nelson. Seksi gözükmenizi sağlayacak bir hareket, kendinizi daha seksi hissetmenizi sağlayacaktır.

14- ÜZERİNE OTURUN

Seksi bir kedi her zaman saldırmaya hazır haldedir. Sevgilinizin üzerine oturmanız yatakta ne kadar istekli olduğunuzu gösterecektir. “Üzerine oturduğunuz zaman cinsel ilişkiyi gözetliyor gibi olursunuz. Bu pozisyon erotik gücünüzü artıracağı gibi, ondan üstün davranmanız da onu heyecanlandıracaktır” diyor Nelson.

15- KAŞIK POZİSYONUNA GEÇMEYİ UNUTMAYIN

İlişki sonrasında da kendinize güvenli tavrınızı devam ettirin. Kalçanızı ona bastırarak yana doğru yatın ve onu da yanınıza çekin. “Onun vücudunu hissetmek, yaramazlık anlarınızı hatırlatacaktır” diyor Nelson. Daha da yakınlaşmak için ona iyice sokulun, ellerini tutup, göğüslerinizi kavramasını sağlayın. Sizin tahrik olmaya hazır haliniz heyecanını canlı tutacaktır.

ZEKİCE BAŞTAN ÇIKARANLAR

- Düşük belli pantolonlar giyerek, göbeğini gösterir.
- Buzlu bir içkiyi seksi bir şekilde yudumlar.
- Hoşlandığı bir erkeğe, onu yakışıklı bulduğunu söyler.
- Cep telefonuna kendi numarasını kaydeder.
- Bir çatal tatlı yedikten sonra, dudaklannı yalar.

ISRARCI DAVRANANLAR

- Poposu gözükecek kadar düşük belli pantolon giyer.
- İçkinin içindeki buzu alarak boynuna ve dekoltesine sürer.
- Çok ateşli olduğunu neredeyse ateşinden yanacağını söyler.
- Telefon numarasını erotik bölgelere yazıp göstermeye kalkar.
- O tatlı yedikten sonra, onun dudaklarına yapışır.

Erken Boşalmada Tedavi

Cinsellik ilk yorumu sen yap »

Yüzyılımızın başında dünyanın en önde gelen cinsel bilimcisi olan Havelock ELLIS’in yaşamı boyunca erken boşalma sorunundan kurtulamadığını bilirsek, tedavinin ne denli anlamlı bir süreç olduğunu da görebiliriz.

     Erkeklerin boşalmayı kontrol etmeleri tıpkı bisiklete binmek gibidir, öğrenene kadar sıkıntı çekerler ama bir kez öğrendiler mi bir daha unutmazlar
Sonu belirsiz ve zaman sınırlaması olmayan bir cinsel aktiviteye erkekler yönlendirilmelidir. Böylece çiftler arasındaki yakınlık en yüksek düzeye çıkar ve bu yakınlık süreklilik kazanır. Örneğin buz pateniyle dans ederken, buz pistini sınırlayan hiçbir başlangıç ve varılacak son nokta veya bir işaret yoktur. Çiftler özgürce dans ederler. Önemli olan o anı yaşamaktır. Cinsellikte de önemli olan son noktayı düşünmeden telaşsız bir şekilde şimdiye ve duygularımıza yoğunlaşmaktır. Ayrıca yoğunlaşırken bedenimizin serbestçe hareket etmesine olanak tanırsak, cinsellik doğal bir şekilde gerçekleşir. Aksi taktirde “nasıl cinsel birleşme olmalıdır” kavramını tanımlayan toplumun genelinde kabul görmüş cinsel mitlere uygun bir şekilde hareket edersek, ani bir boşalma kaçınılmaz olacaktır. Boşalma bir ateşleme mekanizmasıdır. Ateşleme başladığı zaman hiç kimse hiçbir onu durduramaz, bastıramaz, geciktiremez, denetim altında tutamaz. Yapılması gereken şey, ateşlenme noktasına gelmeden sistemi yavaşlatmak, durdurmak veya kontrol altına almaktır. Bu nedenle erken boşalmanın tedavisinde boşalma süresini uzatmak değil, kişiyi telaşsız bir birleşmenin getireceği sonsuz yakınlık duygusuna ulaştırmak, zamansız bir şekilde cinsel birleşme becerisini ve kalıcı olarak boşalma refleksi üzerinde istemli denetim sağlamayı öğretmek esas olmalıdır. Erkeğin ne kadar sürede boşaldığından çok, boşalmanın istendiği zamanda olması için; düşük uyarım ve heyecan düzeyinde cinsel aktiviteye devam edilmeli, aşırı heyecanlanıldığında sakinleşene kadar beklenmeli ya da yavaşlamalı ve sakinleştikten sonra yeniden cinsel aktiviteye başlanmalıdır. Bu sayede cinsel heyecanı arttırıp azaltma becerisini kazanıp, istemeden doruğa ulaşılan o noktadan uzak durma öğrenilebilir. Ama bu süreç içinde boşalmayı kontrol etmeyi öğrenirken “sabırsız” olunmamalıdır. Çünkü önemli olan heyecan düzeyi arttığında geri çekilmek gerektiğini anımsamaktır. Erken geri çekilmek, geç kalmış olmaktan her zaman daha iyidir. Boşalmayı kontrol etmeyi değil, boşalmanın istem dışı bir şekilde gerçekleştiği kaçınılmazlık noktasına ulaşmamak için heyecan düzeyimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz. Bu durum üzerinde şelale bulunan bir ırmakta kayıkta kürek çeken bir kişiye benzetilebilir. Tecrübeli kayıkçı ırmağın durgun sularında kalır, şelaleye fazla yaklaşmaz. Tecrübesiz kayıkçı şelaleye fazla yaklaşırsa kayığın üzerindeki kontrolünü tamamıyla yitirebilir. Eğer kayıkçı şelaleyi aşmayı amaçlamıyorsa yani henüz boşalıp orgazm olmak istemiyorsa, deneyimleri ona, ırmağın durgun sularında kalmayı yani heyecan seviyesini kontrol etmeyi öğretecektir. Bu yöntemin, heyecan seviyesini kontrol etme yeteneğini ortaya çıkarıp geliştirebilmek için cinsel aktivitenin yeterince uzatılmasına olanak tanır.

Tedavide;

-sebebin açığa çıkarılması,
-endişelerin giderilmesi,
-sık cinsel ilişkide bulunarak cinsel gerilimin azaltılması,
-cinsel birliktelikte birden fazla ilişki sayısı,
-ilişki öncesi mastürbasyon yapılması,
-erkeklerin boşalma olmaksızın en az bir saat süreyle sevişmeye motive edildiği carezza yöntemi,
-cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılması,
-soluk almanın kontrol edilmesi esasına dayanan pranayama tekniği,
-lokal anestezikli kremlerin penis başına sürülmesi bazen işe yarayabilir.
-sebebin açığa çıkarılması,
-endişelerin giderilmesi,
-sık cinsel ilişkide bulunarak cinsel gerilimin azaltılması,
-cinsel birliktelikte birden fazla ilişki sayısı,
-ilişki öncesi mastürbasyon yapılması,
-erkeklerin boşalma olmaksızın en az bir saat süreyle sevişmeye motive edildiği carezza yöntemi,
-cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanılması,
-soluk almanın kontrol edilmesi esasına dayanan pranayama tekniği,
-lokal anestezikli kremlerin penis başına sürülmesi bazen işe yarayabilir.

BOŞALMAYI GECİKTİREN CİNSEL POZİSYONLARI KULLANMA

     Cinsel birleşme anında erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine etkisi vardır. Bu yüzden bazı pozisyonlarda boşalma daha hızlı olmaktadır. Erkeğin üstte olduğu klasik cinsel birleşme pozisyonu (misyoner pozisyonu) boşalmanın geciktirilmesi için elverişli bir pozisyon değildir. Erkeğin daha rahat olduğu, kolay gevşeyebildiği ve efor harcamadığı kadını kucağına aldığı veya sırt üstü yerde yattığı pozisyonda erkek boşalmasını daha rahat kontrol edebilir. Ayrıca bu pozisyonlarda kadınlar daha hızlı ve rahat orgazma ulaşabilirler.

ÇİN TEKNİĞİ
Eski çağda Çinli erkekler tarafından bulunan bir yöntemdir. Erkek boşalacağını anladığı zaman sol elin baş ve orta parmaklarıyla, testis ve anüs arasında kalan bölgeye derince bastırır. Bu arada nefesini ona kadar sayarak tutar ve verir. Bir iki kez tekrarlandığında bu yöntemle boşalma ertelenebilmektedir.

DÜŞÜNCELERİ KULLANMA
Zamansız bir boşalmayı engellemek için o an başka şeyler düşünmeye çalışılmasıdır. Örneğin ona kadar sayın, o gün kahvaltıda ne yediğinizi düşünün ya da günlerden hangisi olduğunu hatırlamaya çalışın. Fakat şunu da eklemek doğru olur: Boşalmayı geciktirmek için düşünceleri başka konulara yöneltmek ve tamamıyla önemsiz şeylerle yormak, erkeğin cinsel gücü üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğinden pek tavsiye edilmez. Çünkü cinsel ilişki sırasında başka şeyler düşünmek, gerektiği anda boşalmanın oluşmasını da engelleyebilir ve zamanla iktidarsızlık da ortaya çıkabilir.

Yukarıdaki yöntemler denenmesine rağmen erken boşalma eşlerin biri veya her ikisi için dayanılmaz bir cinsel sorun halini gelirse aşağıdaki tedavi seçeneklerine geçilmelidir:

CİNSEL TERAPİ
Cinsel terapiler; bir cinsel terapistin kontrolünde eşlerin birlikte yerine getirebileceği uygulamalardır. Bu uygulamalar eşlere tarif edilerek “ev ödevi” şeklinde yapmaları istenir. En sık olarak “sıkma tekniği” ve “dur-başla tekniği” kullanılır. Bazı vakalarda erken boşalma derinlerdeki bir ruhsal çatışmadan veya depresyondan kaynaklanıyor olabilir. Bunların açığa çıkarılması, “psikoterapi” uygulanması veya depresyonun tedavisi erken boşalmayı ortadan kaldırabilir. Cinsel terapi ile tedavinin erken boşalmada başarı oranı çok ama çok yüksektir.

Cinsel terapide danışanlara, temel hedefi, erkeği heyecanını kontrol etmeyi öğrenmeye yönlendirmek olan 12 haftada toplam 24 saatlik “cinsel heyecan üzerinde istemli kontrol kazanma” eğitim programında aşağıdaki tavsiyelerde bulunulur:

-Partnerinizle birbirinize önce cinsel olmayan beden masajı yapın. Daha sonra cinsel masaj yapın.
-Ön sevişme, cinsel birleşme yada kendi kendini uyarma gibi istediğiniz cinsel aktiviteyi yapmakla başlayın.
-Ön sevişmeyi uzun tutun.
-Cinselliğin bir başlangıcı, ortası veya sonu olduğu düşüncesinden uzak durun.
-Yavaşça soluk alıp verin.
-Ruhunuzu kemiren “telaş” duygusunu tamamıyla dağıtın.
-Öpüşme ve sevişme gibi cinsel aktivitelerin ve hareketlerinizin yavaş olmasına çok dikkat edin.
-Düşük uyarım ve heyecan düzeyinde cinsel aktiviteye devam edin.
-Aşırı heyecanlandığında kontrolünü yitirmemek için gerektiğinde sakinleşene kadar bekleyin ya da yavaşlayın.
-Yavaşladığınızda veya durduğunuzda derin soluklar alın, gevşeyin, sakinleşene kadar bekleyin.
-Rahatlayıp gevşedikten ve sakinleştikten sonra, daha fazla yavaş olmaya özen göstererek yeniden cinsel aktiviteye başlayın.
-Sevişme pozisyonu, cinsel uyarım şekli, bedenlerin birbirine dokunuş şekli, sevişme deviniminin ritmi gibi uyguladığınız hareketleri değiştirin.
-Bedeninizi partnerinizle uyum içinde hareket ettirmeye çalışın.
-Şimdiye yoğunlaşın ve o anı duyumsayın.
-Duyumsadığınız cinsel heyecanın tamamıyla kontrolünüz altında olduğuna eminseniz, hızınızı kademeli olarak yavaşça arttırın.
-Eğer yeniden çok fazla heyecanlandığınızı hissederseniz, tereddüt etmeden durun. Gerektiğinde durup yeniden başlayın.
-Hiç durmanızı gerektirmeyecek bir hız yakalamaya çalışın. Ama dönüşü olmayan boşalma noktasına yaklaştığınızı hissettiğiniz anda durmaktan kaçınmayın.
-Cinsel heyecanı arttırıp azaltma becerisini kazanıp, istemeden doruğa ulaşılan o noktadan uzak durmayı öğrenin.
-Boşalmayı kontrol etmeyi öğrenirken “sabırsız” olmayın. Çünkü zamanla sezgilerinizle bunu otomatik olarak yapmaya başlayacaksınız. Örneğin futbol maçında her atakta bir gol atılsa, bu durum, ne denli eğlenceli ve heyecan verici olurdu ki? Benzer bir şekilde cinsel deneyimlerimizi de kusursuz bir şekilde kontrol edebilseydik, cinsellik, var olan bütün doğallığını ve heyecanını yitirirdi. Kontrol hiçbir zaman kusursuz olmayacaktır. Unutmayın cinsel heyecanı kontrol etme becerisi bir sanattır.
-Boşalmayı kontrol etmeyi değil, boşalmanın istem dışı bir şekilde gerçekleştiği kaçınılmazlık noktasına ulaşmamak için heyecan düzeyimizi kontrol etmeyi öğrenmeliyiz.
-Uygulama becerisini ise; duygularınızı bastırarak, engelleyerek veya göz ardı ederek değil, tam tersine duygularınızın farkına vararak kazanacaksınız. Çünkü duygularınızı göz ardı etmek veya fethetmeye kalkışmak, insanın kendini kontrol etme yeteneğini ve özgürlüğünü yok edebilir. Aksine cinsel aktivitelerin ortaya çıkardığı güzel duyguları ve cinsel hazzı ne denli içimizde hissedersek, kendimizi o denli kontrol edebiliriz. Ne zaman yavaşlayıp ne zaman da hızlanacağımızı daha iyi anlarız.

     Bununla birlikte, bir erkek, boşalmayı kontrol etmeyi yüksek bir uyarım düzeyinde öğrenmeye kalkışırsa, yaşadığı deneyimin boşalma ile yarıda kalması tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Çünkü her erkek boşalmanın olduğu kaçınılmazlık noktasında duygularını kontrol edemez.

     Cinsel heyecan üzerinde istemli kontrol kazanma eğitim programıyla eşler; kendilerini kontrol etme becerilerini arttırabilir, birbirlerinin cinselliklerini keşfedebilir, cinsel tepkilerini öğrenebilir, eğlenebilir, gerginliklerini hafifletebilir, cinsel yaşamlarına ayrı bir tat katabilir, birbirlerini kızdırıp şaşırtabilir, güven kazanabilir ya da aralarındaki yakınlığı ve iletişimi arttırabilirler. Ayrıca erkeklerin fiziksel ve zihinsel duyumlara duyarlılığı azalır ve boşalma refleksinin gerçekleştiği eşik düzeyi yükselir. Böylece boşalmanın gerçekleşmesi için çok daha fazla cinsel uyarıma gereksinim olur.


Chat | Chat Odaları
wWw.ChatbuL.Net olarak sizlere, sohbet odaları chat muhabbet arkadaş bul sohbet odası chat kanalları bedava sohpet chat çet gibi hizmetleri sunmaktayız..
sohbet
sohbet