Chat sohbet odaları bedava arkadaş chat odaları sohpet çet sitesi islami sohbet odası ve daha fazlası burada aradığını bul bulamadığını ara ChatbuL.Net



Chat – İsrail’i karıştıran talep

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

Büyük gruplar halinde çıplak insanların fotoğraflarını çekmesiyle tanınan Amerikalı fotoğraf sanatçısı Spencer Tunick’in İsrail’de de çekim yapma talebi, tartışmalara neden oldu.

Talebin gündeme geldiği İsrail parlamentosunda (Knesset) dinci kanattaki partiler, özellikle koalisyonda yer alan Şas partisinin milletvekilleri talebi öfkeyle karşıladılar ve çıplak fotoğrafları sert dille eleştirdiler.

Şas milletvekilleri, çıplak resim çektirmenin “fuhuştan” başka bir şey olmadığı görüşünü savundular.

Şas milletvekili Nissim Zeev, “kutsal topraklarda topluca çıplak fotoğraf çekme fikrinin delilik olduğunu” söyledi.

“Bu fotoğrafların insanları hayvanlaştırdığı” yorumunu yapan Zeev, fotoğrafçının sanatsal bir görevi olduğunu anladığını belirterek, “Ancak fuhuşun sanat haline getirilmesi de ilginçtir” diye konuştu.

Şas partisi milletvekili, bu fikre destek veren Turizm Bakanı Stas Misezhnikov’u da eleştirdi ve “Nasıl bir Yahudi kültürüdür, nasıl değerlerdir bunlar… Hepimiz deliriyor muyuz” dedi.
Avustralya’da 5200 kişi çıplak poz verdi

Yahudi Evi (Habayit Hayehudi) partisi milletvekili Uri Orbah da fotoğrafların çekimi için önerilen yerlerden Ölü Deniz’in, dünyada deniz seviyesinin altında bulunan yegane yer olduğunu ifade edip, “Bundan sonra bu seviye daha da düşecektir” diye konuştu.

Hükümetin cevabı Hükümet adına eleştirileri cevaplandıran Sanayi, Ticaret ve Çalışma Bakanı Yardımcısı Orit Noked ise henüz düşünce safhasında olduğunu belirttiği proje nedeniyle milletvekillerinin endişeye kapılmasının yersiz olduğunu söyledi.

Tunick’in, Tel Aviv limanında ve Ölü Deniz sahillerinde toplu çıplak fotoğraflar çekmek istediği ve bu amaçla Tel Aviv Belediyesine başvuruda bulunduğuna ilişkin bir haber, hafta başında İsrail basınında yer almıştı.

Tel Aviv Belediyesi fikri memnunlukla karşılarken, Belediye Basın Sözcüsü, bunun Tel Aviv’i dünyaya tanıtmak için harika bir yol olduğu açıklamasını yapmıştı.

Tel Aviv’in aksine, Ölü Deniz’in içinde bulunduğu Tamar Bölgesi Konseyi Başkanı Dov Litvinoff, “Böyle bir projeye kesinlikle karşı olduğunu” belirterek, “Ben oldukça liberal ve açık görüşlü bir insanım, ama bir kamu görevlisi olarak, başında bulunduğum konseyin böyle tartışmalı bir projeye destek vereceğini sanmıyorum” dedi.

Litvinoff, her şeyden önce Ölü Deniz’in kamuya açık bir mekan olduğunu, binlerce çıplak insanın görüntü vermesinin Ölü Deniz’e değil, “kendisini artist olarak tanımlayan birine” yarar sağlayacağını kaydetti.

HABERİN VİDEOSU izLe

Kız arkadaşını rehin aldı

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

Açıklama: Zonguldak’ta, elindeki silahla hemşire sevgilisini rehin alan teknisyen, polisi 3.5 saat uğraştırdı.

Chat – İşte Şili’deki deprem anı!

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

Şili’nin başkenti Santiago’da dün sabaha karşı meydana gelen 8.8 şiddetindeki depremde ölü sayısı hızla artıyor.

Şu ana kadar 400′ü bulan ölü sayısının hızla artmasından endişe edilirken, deprem anı o sırada haber çekimi yapan bir TV ekibinin kamerasına saniye saniye yansıdı. Deprem anında önce elektrikler kesilirken, çevredeki halk çığlıklar atarak sağa sola kaçışıyor.Elektrik tellerinin koptuğu deprem, yaklaşık 1.5 dakika sürdü ve büyük yıkıma yol açtı.

 

 

Chat – Tarkan’ın uyuşturucu gerçekleri!

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

Tarkan ile birlikte 10 kişinin gözaltına alındığı uyuşturucu operasyonunda ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. İddialara göre, operasyonun aşamaları şöyle gelişti: Narkotik Polis 6 ay boyunca yürüttüğü teknik ve fiziki takibin ardından 25 Şubat perşembe akşamı düğmeye bastı, İstanbul’da 10 ayrı adrese baskın düzenlendi. Tarkan’ın İstanbul Ömerli’deki çiftliğine de baskın düzenleyen polis, lüks villayı ve çalışanların yaşadığı evleri didik didik aradı. Ünlü şarkıcı arama yapan polislere sık sık “Benim hiçbir suçum yok. Burada bir şey bulamazsınız” diye konuştu.
Esrarı kendi verdi

 
Evde yaptığı çalışmalar sonucu hiçbir suç unsuruna rastlamayan polis, Tarkan’a “Bizim aramalar sırasında bir şey bulmamamız çok önemli değil. Biz sizi uzun bir zamandır izliyoruz. Uyuşturucu kullandığınıza dair elimizde yeteri derecede delil ve bilgi var. Bize yardımcı olursanız sizin için daha iyi olur” dedi. Bunun üzerine Tarkan, evinin bir köşesinde sakladığı ahşap küçük bir sandığı getirerek polisin önünde açtı, içindeki 12.5 gram esrarı polise teslim etti. İlk defa gözaltına alınan Tarkan, parmak izi alınıp sabıka fotoğrafı çektirdi. Hem kokain hem de esrar kullandığı tespit edilen Tarkan hakkında sadece “Uyuşturucu kullanmak” suçundan işlem yapılacak. Ünlü şarkıcı polislere uyuşturucuya arkadaş ortamında alıştığını belirterek “Birkaç kez bırakmaya çalıştım ancak başaramadım” dedi.

Sosyetede torbacı paniği


“Sosyete torbacısı” olarak gözaltına alınan uyuşturucu satıcıları Abdülmelik Geniş ile Selman Güngör Şener’in uyuşturucu servisi yaptığı kişileri tespit etmeye çalışan polisin önümüzdeki günlerde aralarında iş ve sanat camiasından birçok kişiye uyuşturucu kullanmak suçundan operasyon yapacağı öne sürüldü. Gözaltındaki işlemleri süren magazin gazetecileri ile işadamları hakkında “uyuşturucu kullanmak” ve “uyuşturucuya yer temin etmek” suçlarından işlem yapılacağı öğrenildi

Kıymalı pide yedi


İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğü’nün nezarethanesinde tek koğuşlarda tutulan şüphelilere öğle ve akşam nezarethane yemekhanesinden çıkan yemekten verildi. Hafta sonunu nezarethanede geçiren Tarkan, dün sabah kahvaltısında kepekli tost yerken yanında çay içti. Öğle yemeğinde ise kıymalı pide yedi. Gözaltındaki şüpheliler dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden üç ayrı sivil araçla çıkartılarak Haseki Hastanesi’ne götürüldü. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler yaklaşık 1 saat sonra yeniden emniyete getirildi.
FERDİ TAYFUR: İFTİRA ATILDI
Bostancı Gösteri Merkezi’nde sahne alan Ferdi Tayfur da Tarkan’ı korudu: “Bence bu işte iftira, sahtekarlık var. Benim bildiğim Tarkan iyi bir çocuktur, şöhreti kaldıran birisidir. Benim de başıma çok iftiralar geldi, konuşursam gündem değişir ama konuşmam çünkü o iftira atanların hepsi öldü. Tarkan’ın kişiliğini çok beğeniyorum ancak etrafındaki insanlardan darbe aldı. Ayrıca yapabilir bu onun zevkidir. Ama Tarkan satıcılık yapacak bir insan değil.”
Rusya’daki hayranları şokta
Gözaltına alınışı tüm dünya basınında yer alan Tarkan’ın uyuşturucu kullandığı haberi, büyük bir hayran kitlesinin bulunduğu Rusya’da şok etkisi yarattı ve buradaki hayranlarını çok üzdü. Birçok basın-yayın kuruluşu tarafından Tarkan’ın gözaltına alınması flaş haber olarak verirken, ünlü şarkıcıyla ilgili haber de internet sitelerinde en çok okunan haber oldu. Bazı haber siteleri ise haberi okuyucularına Tarkan’ın bir uyuşturucu partisinde yakalandığı şeklinde yansıtırken, bazı televizyon kanalları ise, İstanbul’daki muhabirlerine konu ile ilgili olarak canlı bağlantı yaptı
Tarkan’ın annesi: Oğlum uyuşturucu kullanmaz
Megastar’ın uyuşturucu suçundan gözaltına alınması, akrabaları arasında da büyük üzüntü yarattı. Tarkan’ın amcası oğlu ve halası oğlu Vatan’a konuştu:
Muammer Tevetoğlu (Amcasının oğlu): Her koyun kendi bacağından asılır ama yine de çok üzüldük. Tarkan öyle bir insan olamaz. Biz ne olursa olsun onun arkasındayız. Hatalar insanlar içindir. Biz yine de Tarkan’la gurur duyuyoruz.
Cevahir Tevetoğlu (Halasının oğlu): Biz Tarkan’a böyle bir şeyi konduramayız. Tarkan’ın yanında 80 kişi var onlardan biri yapmış olabilir ama Tarkan olamaz. Duyunca şoke olduk. Hiçbirimiz inanmıyoruz çünkü Tarkan inançlı bir insandır. O uyuşturucu madde şoförü ya da başka birinindir. Bu işte bir komplo da olabilir, onu kıskananlar yapmıştır. Tarkan’ın haberi bile yoktur. Biz onunla hep gurur duyduk, hala da duyuyoruz. Tarkan bizim yüzümüzü kızartmaz. Annesiyle (Neşe Tevetoğlu) de konuştum. ’Benim oğlum asla böyle bir şey yapmaz. Bu işte bir komplo var. Onunla gurur duymaya, ona güvenmeye devam edin’ dedi. Anneme babama bile Tarkan’a güvendiğim kadar güvenmem.”
Ünlü birinin uyuşturucu haberi, kötü mesaj
Psikiyatrist Dr. Nihat Kaya, ünlü bir kişinin uyuşturucudan yakalanmasının hayranları arasında nasıl bir etki yaratacağını anlattı:
- Ailesinde de bu tarz kullanıcı varsa ve de kendisi de genetik olarak buna yatkınsa aynı zamanda model aldığı sanatçı bunu yapıyorsa çocuk ve gençlerde bu eğilimi pekiştirebilir.
- Bu maddelerin çok zararlı ve kötü olduğunu duyan ya da sonradan öğrenen hayran kitlesinde bu büyük bir hayal kırıklığı ve şok etkisi yaratabilir. Onlar da travmalar yaratır ve o sanatçıdan ciddi anlamda uzaklaşırlar.
- Uyuşturucu kelimesinin anlamını bilmeyen hayranlarında ise merak uyanır. Nedir bu kokain esrar diye merak eder ve araştırmaya başlar. Bunların bir kısmı kötü olduğunu fark edip hem o maddelerden hem de Tarkan’dan uzaklaşır. Ama bir kısmı da merak edip “Bu bizim idolümüz, örnek aldığımız sanatçı. Bu kötü bir şey yapmaz” diye düşünüp dener.

MYO Okuyanlara Fakülte Yolu-Chat

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

YÖK, katsayıya yeni çözüm yolları ararken Meslek Yüksek Okulları öğrencilerini sevindirecek bir proje hazırladı. projede MYO öğrencileri fazla kredi ve proje ödevleri alarak başarılı oldukları takdirde fakülte diploması alacaklar.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Gazikent Üniversitesi’nin davetlisi olarak geldiği Gaziantep’te mesleki eğitime ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

İngiltere temelli yeni projeye göre MYO’da okuyan öğrenci aynı zamanda çalışırken kredilerini artırabilecek.

Çalışırken ek kredi alan öğrenciye üniversite proje dersleri verecek. Bu dersleri başarıyla geçen öğrenci lisans diploması alabilecek seviyeye gelecek.

Böylece öğrenci dört yıllık fakülte hakkı elde etmiş olacak. Mezun olup çalışmaya devam eden öğrenciler ek krediyle aldıkları proje derslerini vererek dört yıllık fakülte diploması hakkı elde edebilecek.

ŞANLIURFA’DAKİ TEMASLAR

Özcan, Gaziantep’teki temaslarının ardından eşi Doç. Dr. Kıvılcım Metin Özcan ve oğlu Sinan Özcan’la geldiği Şanlıurfa’da, Göbeklitepe’deki tarihi kalıntıları gezdi ve yetkililerden bilgi aldı.

Daha sonra Harran Üniversitesi (HRÜ) Osmanbey Yerleşkesi’ne geçen Özcan, incelemelerde bulundu. Ardından eşi ve oğluyla tarihi Balıkgöl’e gelen ve balıklara yem atan YÖK Başkanı, rehberlik eden çocuklardan Balıkgöl’ün tarihini dinledi ve onlara harçlık verdi.

-”KATSAYI KONUSUNDA SİZİ DESTEKLİYORUZ”-

Bu sırada bir vatandaşın, ”Katsayı konusunda sizin arkanızdayız, siz en güzel kararları veriyorsunuz. Bunlar siyasi kararlar, inşallah doğrusu olacak” şeklindeki sözleri üzerine Özcan, teşekkür etti.

Balıklıgöl gezisinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özcan, HRÜ’yü bir yıl kadar önce ziyaret ettiğinde pek çok binanın yapım halinde olduğunu, bugün gördüğü manzaranın ise tamamen değiştiğini ve eksikliklerin tamamlanarak övünülecek bir hal aldığını söyledi.

Tek eksik kalan hususun, üniversite ile şehir arasında ulaşımın sağlanması olduğunu belirten Özcan, ”Eğer bir tren yolu, hafif raylı bir sistem getirilirse öğrencilerimizin ulaşımı kolay olur. Erişim de kolaylaşırsa çok daha iyi neticeler alacağını düşünüyorum. Yakın zamanda şehrin değişik yerinde olan birimler, kampüse taşınırsa daha merkezi bir idareye kavuşmuş olur” dedi.

Bir gazetecinin, bölgedeki üniversitelerde ”Kürdoloji bölümü”nün açılmasıyla ilgili sorusu üzerine Özcan, şunları söyledi.

”O yetkiyi biz biliyorsunuz rektörlerimize bıraktık. Rektörlerimiz bize talep ederlerse ‘olmaz’ demeyiz. Biliyorsunuz Mardin Artuklu Üniversitesi için ‘Türkiye’de Yaşayan Diller’ diye bir enstitü kurulmasını ve onun altında Arapça, Farsça gibi çeşitli yaşayan yaşamayan ne kadar dil varsa Anadolu’da, konmasını istedik. Zannediyorum yakın zamanda Mardin Artuklu Üniversitesi’nde öyle bir şey başlayacak. Rektör hocamız isterse burada da başlayabiliriz. Örneğin bir tane seçmeli dersle başlayabilir. Hoca teminindeki güçlükleri aşmak için deneme yapar, bir iki dönem seçmeli derslerle başlar, ondan sonra da eğer hoca sıkıntısı yoksa o derse yeteri kadar talep de varsa devam edebilir.”

-KATSAYI DEĞERLENDİRMESİ-

Özcan, katsayıyla ilgili öğrencilerin kafasında soru işaretlerinin bulunduğu yönündeki bir soruyu ise şöyle yanıtladı:

”Sistemi daha basite indirmek için bir şeyler düşünüyoruz. 4 Martta bir toplantımız var, o toplantımızda bir komisyon kuracağız, o komisyon, 18 Marta kadar bu yeni düşündüğümüz basit sistemin özelliklerini ortaya koyacak. Eğer genel kuruldan geçerse, -ki geçeceğini tahmin ediyorum- çözümümüzü o zaman açıklayacağız.”

Topbaş’ın tekel işçilerine kadro yorumu-chat

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Tekel işçilerinin belediyelerde istihdamı önerisine ilişkin açıklama yaptı. Topbaş kadro konusunda şunları söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Tekel işçilerinin belediyelerde istihdamı önerisine ilişkin, ”Şu an kadrom yok ki nasıl kadro açacağım? Boş kadro olsa önce itfaiyecileri alırım” dedi.

Topbaş, 4. Levent-Hacıosman metro hattının Atatürk Oto Sanayi Sitesi-Darüşşafaka istasyonları arasında yapılan test sürüşünün ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Kadir Topbaş, bir gazetecinin, ”Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Tekel işçilerinin bazı belediyelere alınması önerisi” hakkında düşündüklerini sorması üzerine şöyle konuştu:

”Sayın Başbakanımızın Tekel işçileriyle ilgili söyleminin arkasında, esasında ana muhalefet partisi var. Bu işi tetikleyen, demagojisini ve çığırtkanlığını yapanlara seslendi. ‘Bu kadar işe sahip çıkmak istiyorsanız Antalya, İzmir belediyeleri alsın’ dedi. Oradan hiçbir yanıt gelmedi. Şu an kadrom yok ki nasıl kadro açacağım? Boş kadro olsa önce itfaiyecileri alırım. Bana kadro verildikçe itfaiyecileri kadroya geçiriyorum.”

Topbaş, benzer sorunların itfaiyeciler konusunda da yaşandığını anımsatarak, şunları kaydetti:

”Bazı siyasiler maalesef orada gösteriye katıldılar, hiçbir sorgulama yapmadan, tamamen demagojik. Büyükşehir belediyesi itfaiye gücünü artırmak zorundaydı. İlk defa benim dönemimde itfaiye erleri aldık, eğitimden geçirdik ama bir şirket üzerinden. Kadro yok, çünkü IMF kadro verdirtmiyordu, hala öyle. 1500-1600 civarında almışız. Bunların yaklaşık 600′ünü kadroya geçirmişiz. Geçen hafta yine 300 kişilik bir kadro daha imzaladım. Emekli olanlar, ayrılanlar oluyor. Bu kadroları itfaiye ile doldurmaya çalışıyoruz. İl başkanları ‘Asgari ücretle itfaiyecilik mi olur?’ diyor. Ne aldıklarını bilmiyor daha. Sırf siyaset… 2 bin 500 TL brüt, 1400-1600 TL civarında net maaş alıyor ilk girenler. İtfaiyede yapılan iş doğru değil, samimi değil. Bütün mesele sendikanın Bimtaş’taki sendika yetkisini kaybetmesi. ‘Ben ne olacağım’ diyor. Sendika ağalığı için bunu düşünüyorlar, işçiyi düşünen kim?”

BELEDİYENİN BORCU

Kadir Topbaş, bir gazetecinin, belediyenin borcu olup olmadığını sorması üzerine de şunları kaydetti:

”Borcu olmaması, belediyenin iş yapmadığı anlamına gelir. Ancak borç batağında değiliz. İstanbul’un 18 milyar TL konsolide bütçesi var. Belediyenin 2028′e kadar 7 milyar TL’ye yakın borcu olması, çok büyük bir borç değil. Uzun vadeli ve kısa vadeli kullandığımız krediler var. Üsküdar-Altunizade-Ümraniye hattı için çalışmamız var. Bunun kredisi çıkmış durumda. Bunlar hep borçlarla yapılıyor, uzun vadeli… Yatırım bütçemizi de açıkladık meclisimizde. İstanbul, yatırımlar konusunda gayet güzel bir noktada.”

chatbul chat sohbet mirc çet mynet chat chet

Bu gün seçim olsa hangi parti iktidar olur-Chat

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

Deniz Baykal’ın anket okumalarına göre AK Parti hızlı bir düşüş içinde ve Baykal son konuşmalarında CHP iktidarından bahsediyor. Peki bugün seçim olsa kim iktidar olur. Haber 7 yazarı Hüseyin Yayman’ın anket analizi…

Medyanın gündemine bakıldığında insan başka bir ülkede yaşıyormuş duygusuna kapılıyor. Medyada çıkan haberlerin satır aralarına bakıldığında Türkiye’nin yeni bir ‘alacakaranlık kuşağına’ sürüklenmek istediği görülüyor.

Kriz tellalları suni gündemler üzerinden kaos yaratarak bulanık suda balık avlama peşindeler. Gün geçmiyor ki Ankara’da yeni bir ‘proje’ servis edilmesin. Yani anlayacağınız ‘siyaset mühendisleri’ mesaideler.

CHP lideri Deniz Baykal, Başbakan’ın iktidarda son günlerini yaşadığını, Devlet Bey ise Başbakanı yüce divana göndereceklerini iddi ediyor. Her lider kendi partisinin önde olduğunu ve ilk seçimde iktidara geleceklerini söylüyor.

Hatta Deniz Baykal ‘Başbakan’ın anketlerdeki düşüşü görüp hırçınlaştığını’ ileri sürüyor. Ankara’da şimdiden seçim zaferleri ilan edilmiş durumda.

Peki gerçek böylemi? Gerçekten ilk seçimde CHP ya da MHP iktidara mı geliyor.

Yapılan araştırmalar ne diyor?

Artık herkes biliyor ki iktidar partisi her ay düzenli olarak ‘gündem’ araştırmaları yaptırıyor ve oy oranını sürekli takip ediyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin yakın çalıştığı araştırma şirketleri var ve bunlar otuz günde bir toplumun nabzını tutuyorlar.

Ak Parti’nin yaptırdığı araştırmalarda partinin oyu 29 Mart 2009 yerel seçimleri seviyesinde. Yani AK Partili araştırma şirketleri! % 38-39 oranını buluyorlar.

Bu şirketlerden birinin yöneticisi, muhalefet partilerinin oylarında bir miktar yükselme olduğunu belirtse de bu partilerin AK Parti tabanından oy çalamadıkları ileri sürüyor. Asıl dikkat çektiği nokta ise Tayip Erdoğan’a verilen liderlik notu. Geçen sekiz yıla rağmen Erdoğan, hala Türkiye’nin en sevilen ve en çok umut vaat edilen lideri.

KONSENSUS ARAŞTIRMA DA MI YANDAŞ?

Hadi biz AK Partiye yakın duran bu şirketlerin verilerine şüpheyle bakalım. Bunlar gerçekleri saptırsınlar! Öyle ya bunlar iktidara yakınlar…

İktidar partisinin çalıştığı şirketler dışında başka kurumlarda aylık gündem yapıyorlar ve partilerin oylarındaki yükseliş ve düşüşleri izliyorlar. Bunlardan biri de Konsensus Araştırma Şirketi.

Konsensus şirketi, Araştırmacılar Deneğine üye olan güvenilir bir araştırma kuruluşu. Bu arada hemen belirtelim Konsensus şirketi, 3 Kasım 2002 seçimlerinde meclise iki parti gireceğini bilen nadir kurumlardan biri. Yani doğru tahmin konusunda sicili temiz bir şirket.

Konsensus Araştırma HaberTürk Gazetesi için her ay ‘Türkiye Gündem’ araştırması yapıyor ve yayınlıyor. Telefon anketiyle yapılan araştırmalarda ortalama 1500 kişi ile görülüyor. En son yapılan araştırma bir hafta önce gazetelerde yayınlandı. Fakat üzerinde fazla durulmadı.

Bu araştırmada AK Parti’nin önümüzdeki seçimde yeniden tek başına iktidara geldiği görülürken muhalefet partilerinin toplam oyu iktidar partisine yetişmiyor. Kararsızların yüksekliği dikkate çekerken, bu işleri bilen bir dostum ‘bunun normal olduğunu seçimlere bu kadar süre varken kararsızların yüksek çıkmasının olağan’ olduğunu söyledi.

PARTİLERİN OYU NE KADAR?

İşte Konsensus Şirketi’nin HaberTürk Gazetesi için yaptığı Ocak 2010 araştırmasının sonuçları:

Kararsızlar dağıtılmadan önce

AK Parti % 24.9

CHP % 14.2

MHP % 8.7

Kararsızlar % 25.9

Cevap yok % 7.

Oy Kullanmam % 4.9

Boş Oy % 3.5

Kararsızlar dağıtıldıktan sonra

AK Parti, % 42.4

CHP, % 24.3

MHP, % 15.1

BDP, % 5.3

SP, % 3.3

DP, % 2.5

Diğer % 1.1

29 Mart 2009 Yerel seçimlerine göre AK Parti’nin oylarında bir gerileme tespit edilirken asıl kriz muhalefet partilerinde yaşanıyor. Rakamlar muhalefet partileri için parlak bir tablo ortaya koymazken bu partilerin yöneticileri tek başına iktidara geleceklerini iddia ediyorlar.
chatbul chat odaları chat sohbet mynet chat çet

Besmelenin Gucu-Chat

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

Besmele mikroskopla incelendi;
‘İslam’a göre hayvanı besmele ile kesmek neden şarttır’ sorusundan
hareket eden bilimadamları, besmeleli ve besmelesiz kesilen etleri
inceledi. İşte sonuç:

Halka ve Olaylara yazarı Osman Özsoy köşesinde kaleme aldığı Kurban ve Besmele konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu.

: “Besmeleli etler…de her hangi bir mikroba rastlanmıyor, Besmelesiz
etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan, büyük ölçüde zararlı mikrop ve
bakteriler tespit ediliyor” İşte osman Özsoy’un konu ile ilgili çarpıcı
yazısı:

Kurban ve Besmele

Kurban kesimi konusunda okuduğum ilginç bir araştırmanın sonuçlarını
sizlerle paylaşmak için, uzun zamandır bekliyordum. Nitekim o gün geldi
çattı. 2 gün sonra bayram. İmkanı olan Müslümanlar Perşembe günü
kurbanlarını kesecekler. Gelelim ilginizi çekeceğini düşündüğüm
araştırmaya.

Çeşitli üniversitelerde görev yapan ve tıbbın farklı alanlarında uzman
olan 30 profesörden oluşan bir araştırma grubu, besmeleyle kesilen
hayvan etleriyle, besmelesiz kesilen hayvan etleri arasında herhangi
bir fark olup olmadığını ortaya koymak amacıyla laboratuar ortamında
deneysel incelemeler yapıyorlar.

Besmelenin sırrı …

Bilim adamları, hayvan kesimi sırasında dinen yerine getirilmesi zaruri
olan ‘Bismillah, Allahu Ekber’ sözünün kesilen etler üzerindeki
herhangi bir etkisi olup olmadığını araştırınca şaşırtıcı sonuçlarla
karşılaşıyorlar.

Araştırmanın metot ve tekniği konusunda bilgi veren Şam Üniversitesi
Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nebil Şerif; ‘Besmele ile kesilen
kuş cinsi hayvan, sığır ve küçük baş hayvanların etlerinden ve
besmelesiz kesilen aynı cins hayvanların etlerinden ayrı ayrı nûmuneler
alarak özel laburatuvarlarda uzun süreli mikroskobik incelemeler
yaptıklarını söylüyor.

Sonuçta, Besmele ile kesilen hayvan etlerinin numunelerinin açık
kırmızı gül rengini aldığı, besmelesiz kesilen et nûmunelerinin ise,
siyaha yakın koyu kırmızı bir renge büründüğünü görülüyor.

Şaşırtan sonuç …

Prof. Şerif ayrıca, Besmeleli etlerde her hangi bir mikroba
rastlamadıklarını, Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan,
büyük ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tespit edildiğini söylüyor.
Besmelesiz kesilen etlerin dokularındaki kanlarda iltihaplı akyuvarlar
ve alyuvarlar tespit edilirken, Besmele ile kesilen etlerin dokularında
ise, buna benzer herhangi bir sonuca rastlanmadığı tespitinde
bulunuluyor.

Araştırmada yer alan bilim adamlarında Dr. Abdulkadir Dirani:
‘Kuran’da; Allah adı zikir edilmeden kesilen hayvan etini yemeyin’
şeklindeki İlahi emre rağmen; hayvan kesiminde kimi zaman besmelenin
ihmal edilmesi, bizleri bu konuyu bilimsel olarak araştırmaya sevk
etti. Besmele ve tekbir ile hayvan kesimi konusunu araştırmaya
başlarken, ekipteki bazı arkadaşlar konuya baştan soğuk baktılar. Ancak
araştırmalar sırasında her safhada çarpıcı sonuçlar ortaya çıkınca,
ekibin konuya olan ilgisi de artmaya başladı.

Besmele ve tekbirle kesilen hayvan etlerinde, Besmelesiz kesilen hayvan
etlerinin aksine, et dokularında kan ve mikropların bulunmaması,
besmelenin büyük bir mucizesi olarak karşımıza çıktı’ şeklinde
görüşlerini dile getiriyor.

Araştırmayı yürüten grup adına Kuveyt Haber Ajansına açıklama yapan
Prof. Dr. Halid Halave ise, laboratuar ortamında yapılan deneylerde,
besmelesiz kesilen sığır, küçük baş ve kuşların et dokularında
pıhtılaşmış kan, çoğalmaya müsait bakteri ve mikroplar tespit
edilirken, besmele ile kesilen hayvan et dokularında ise kan, mikrop ve
bakterilere rastlanmadığını ifade etmiş.

Kesim farkı …

Aynı üniversitenin Veteriner Fakültesi Et Sağlığı Bölümü
Profesörlerinden Fuad Nima; ‘Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan,
hayvanların uyuşturularak öldürülmesi işlemi sırasında kanın vücutta
kalması, bu tür etlerin daha çabuk bozulmasına neden oluyor. Halbuki,
kesim anında çekilen besmele ve tekbirin, hayvana yaptığı tesir ve
heyecanın, hayvan organ ve adalelerinde meydana getirdiği hareketin
kanın azami miktarda dışarıya atmasına yol açtığını ve hayvanların daha
az eziyet çektiğini tespit ettiklerini belirtiyor.

Avrupanın asıl darbesi Aileye-Chat

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

Başbakanlık ASAGEM (Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü) olası gelişmelere göre strateji belirlemeyi içeren ‘Pest Analizi’ raporunda, aile ve sosyal yapı ile ilgili ürküten bir tablo ortaya kondu.

Pest Analizi’nde ‘AB’ye yönelik demokratik reformların toplumsal bütünlüğümüzü zedelediği’, ‘Avrupa’nın aile yapımızı zayıflattığı’, ‘küreselleşmenin milli değerleri aşındırdığı’, ‘ülkemizde terörün arttığı’, ‘gelir dağılımı uçurumunun daha da artacağı’, ‘intiharların ve boşanların yükseleceği’, ‘evlilik yerine alternatif yaşam biçimlerinin yaygınlaştığı’ gibi çok çarpıcı dehşet senaryoları sıralanıyor. Bu ihtimallere karşı da yürütülecek politikaların belirlenmesi isteniyor.

ASAGEM’in, ocağın ilk haftası güncellediği ‘Stratejik Plan 2007-2011′ başlıklı raporda, Pest Analizi’nin amacı ‘kurumun çevresindeki politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik eğilimleri belirleyerek, strateji oluşturmaya katkı sağlayacak verilerin elde edilmesi’ olarak açıklandı.

Pest Analizi, her kademeden Kurum çalışanlarının katılımıyla, ‘Beyin Fırtınası’ yöntemi kullanılarak dört grup halinde hazırlandı. Her grubun üyeleri diğer gruplarla ortak çalışarak ortak fikir geliştirdiler. Ortaya çıkan ortak fikir de ‘muhtemel gelişmeler’ olarak Pest Analizi tablosuna yerleştirildi. İşte Pest Analizi’nde yer alan 4 eğilimle ilgili olası senaryolar:

POLİTİK:

- AB üyelik sürecinin uzayacak ya da aksayacak olması.

- Avrupa’da uygulanan yanlış politikalar sonucu aile kurumun daha da zayıflayacak olması.

- AB’ye uyum sürecinde gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek demokratik reformların toplumsal bütünlüğü zayıflatma ihtimali.

- Küreselleşmenin milli değerleri daha da aşındıracak olması.

- Ortadoğu’da çıkabilecek etnik çatışmalar sonucu ülkemize olabilecek göçün sosyal problemleri ve terörü artırma ihtimali.

EKONOMİK:

- Türk ekonomisinin büyümeye devam edecek olması.

- Ekonomide gelir dağılımı dengesizliğinin sürecek olması.

- Toplumun belirli kesimlerinde görülen gelir ve eğitim düzeyindeki, bir başka deyişle refah düzeyindeki yükselmenin boşanma oranlarında artışı beraberinde getirecek olması.

- Toplumumuzda artan tüketim eğilimi nedeniyle farklılaşan kültürel yapının sorunlara yol açacak olması.

- Daraltıcı ekonomi politikaları sonucu artan işsizliğin aileleri olumsuz etkileyecek olması.

SOSYO-KÜLTÜREL:

- Ahlaki yozlaşma nedeniyle psikolojik sorunlar ve intiharların artış gösterecek olması.

- Artan iletişim ve ulaşım olanaklarının kültürlerarası etkileşimi hızlandıracak olması.

- Boşanmaların ve evlilik yerine alternatif yaşam biçimlerinin artacak olması.

- İnsanlar arasında iletişimin azalmasının sonuçlarından biri olarak komşuluk ilişkilerinin daha da zayıflayacak olması.

- İnsanların yeni arayışlar içine girmesi sonucu alternatif inanç sistemleri, dünya görüşleri ve ideolojilerin ortaya çıkacak olması.

- Kültürel erozyonun baş gösterecek olması.

- Medyanın ve internetin aile bireyleri üzerindeki olumsuz etkisinin artacak olması.

- Ailelerin daha az sayıda çocuk sahibi olma isteğiyle birlikte nüfus artış hızının azalacak olması.

- Sokak çocuklarının ve evsizlerin artacak olması.

- Sosyal devlet politikalarına olan ihtiyacın artacak olması.

TEKNOLOJİK:

- Gıda teknolojisinde önemli gelişmeler görülecek olması.

- Görüntü teknolojisinde yeni gelişmeler görülecek olması.

- Kök hücre teknolojisindeki gelişmeler.

- Klonlama ve genetik mühendisliği konusundaki gelişmeler.

- Her yerde internet kullanım imkanlarının yaygınlaşacak olması (sanal kirlilik).

- Özürlüleri tamamen sağlığına kavuşturacak tedavi ve rehabilitasyon yöntemlerinin bulunacak olması.

- Uzaktan eğitim teknolojisindeki e-learning (internet yoluyla öğretim) olanaklarının gelişme gösterecek olması.

İnternet Explorer 9 Gelıyor.-Chat

güncel haberler ilk yorumu sen yap »

Microsoft, sıkça eleştirilen Internet Explorer’dan vazgeçmiş değil. En hızlı web tarayıcı olacağını iddia ettiği Internet Explorer 9′ı piyasaya sürmek için gün sayan firma, sürprizleri de eksik etmiyor.

Microsoft, pek çok eleştiriye maruz kalan Internet Explorer’dan vazgeçmiş değil. Aksine, IE9′u eşsiz yeteneklerle donatmaya ve küllerinden doğması konusunda adım atma niyetinde. Görünen o ki tarayıcı pazarının büyük bir kısmını elinde barındıran Internet Explorer, uzun bir süre daha yeni modeliyle pazardaki yerini koruyacak gibi gözüküyor

Internet Explorer’ın en çarpıcı becerisi, ekran kartlarının işlemcisinden ve belleğinden faydalanıp, Flash gibi grafik ağırlıklı formatlarla ile hazırlanmış sayfaları çok daha hızlı açması olacak. Teknoloji sitesi ShiftDelete.Net’e göre, IE9′un tek silahı bu değil: Gelişmiş JavaScript motoru ile rakiplerinden çevik bir yapı ve yüksek hız vaat ediyor.


Chat | Chat Odaları
wWw.ChatbuL.Net olarak sizlere, sohbet odaları chat muhabbet arkadaş bul sohbet odası chat kanalları bedava sohpet chat çet gibi hizmetleri sunmaktayız..
sohbet
sohbet