<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Chatbul.Net  -  Chat Sohbet &#187; İslamda Cinsellik</title>
	<atom:link href="http://www.chatbul.net/category/islamda-cinsellik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatbul.net</link>
	<description>Chat Sohbet Odaları Bedava Arkadaş Chat Odaları Sohpet Çet Sitesi islami Sohbet Odası  Mynet Sohbet Ve Daha Fazlası Burada Aradığını Bul Bulamadığını Ara ChatbuL.Net</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Aug 2010 01:59:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İslamda Cinsel İlişkinin Yasak Olduğu Zamanlar</title>
		<link>http://www.chatbul.net/islamda-cinsel-iliskinin-yasak-oldugu-zamanlar.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/islamda-cinsel-iliskinin-yasak-oldugu-zamanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2010 09:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[1]]></category>
		<category><![CDATA[1. 308) Adetli kadın]]></category>
		<category><![CDATA[102]]></category>
		<category><![CDATA[10; Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[11]]></category>
		<category><![CDATA[119]]></category>
		<category><![CDATA[119.) Şafiî ve Malikîlere göre]]></category>
		<category><![CDATA[11; İbn Rüşd; a.g.e.]]></category>
		<category><![CDATA[12]]></category>
		<category><![CDATA[12.) Adetli olan kadının temiz olmayan yönü sadece adet kanıdır. Onun tükrüğü ve teri pis değildir. Pişirdiği yenir ve yemek artığı temizdir. Hz. Aişe’den (ö. 57/676) şöyle dediği nakledilmiştir: “Ras]]></category>
		<category><![CDATA[120; Ebu Davüd]]></category>
		<category><![CDATA[129; İbn Abidîn]]></category>
		<category><![CDATA[14) Kadın adet görmeye yaklaşık dokuz yaşlarında]]></category>
		<category><![CDATA[15; Darimî]]></category>
		<category><![CDATA[15; Nesaî]]></category>
		<category><![CDATA[162]]></category>
		<category><![CDATA[16; Nesaî]]></category>
		<category><![CDATA[17]]></category>
		<category><![CDATA[173]]></category>
		<category><![CDATA[174.) “Adetli iken]]></category>
		<category><![CDATA[18]]></category>
		<category><![CDATA[18.) Yine Abdullah b. Ömer (ö. 73/692) adet halindeki eşini boşadığı zaman]]></category>
		<category><![CDATA[182 vd.; İbn Rüşd]]></category>
		<category><![CDATA[183 vd; ez-Zühaylî]]></category>
		<category><![CDATA[18; İbn Mace]]></category>
		<category><![CDATA[191; krş. Buharî]]></category>
		<category><![CDATA[2]]></category>
		<category><![CDATA[2/197.) Ayetteki “refes” sözcüğü]]></category>
		<category><![CDATA[2/222.) Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Bu hayız]]></category>
		<category><![CDATA[2/290 vd.) Hz. Aişe (r. anha)’dan şöyle dediği nakledilmiştir: “Allah’ın Rasulü bir ara eşlerine ilâ yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[20]]></category>
		<category><![CDATA[203 vd.]]></category>
		<category><![CDATA[21]]></category>
		<category><![CDATA[21; A. b. Hanbel]]></category>
		<category><![CDATA[21; Nesai]]></category>
		<category><![CDATA[221; bk. A. b. Hanbel]]></category>
		<category><![CDATA[229]]></category>
		<category><![CDATA[23]]></category>
		<category><![CDATA[23.) Adet gören kadınlardan tam olarak uzak mı]]></category>
		<category><![CDATA[23/6.) Ancak özellikle kadını fizik ve ruh sağlığı bakımından korumak gayesiyle]]></category>
		<category><![CDATA[23; Ebu Davud]]></category>
		<category><![CDATA[24.) Çoğunluk fakîhler ise ihramlının evlilik akdini geçersiz sayarlar. Dayandıkları delil şu hadistir: “İhramlı kimse evlenemez]]></category>
		<category><![CDATA[24; Darimi]]></category>
		<category><![CDATA[25; Tirmizî]]></category>
		<category><![CDATA[275 vd.) Lohusalık süresi içinde görülen temizlik de nifastan sayılır. Örneğin; doğumdan sonra on gün kan gelip]]></category>
		<category><![CDATA[279 vd.; eş-Şürünbülalî]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[30]]></category>
		<category><![CDATA[32) İla’da eşler]]></category>
		<category><![CDATA[363.) Bununla birlikte Hanefîlere göre]]></category>
		<category><![CDATA[38]]></category>
		<category><![CDATA[393.) Hac yapmakta olan kimse Arafat’da vakfeden önce cinsel ilişkide bulunsa haccı fasid olur ve gelecek yıl kaza etmesi gerekir. Ayrıca ceza olarak bir küçük baş hayvanı kurban keser. Cinsel birleşm]]></category>
		<category><![CDATA[39: İbnu’l-Hümam]]></category>
		<category><![CDATA[3; A. b. Hanbel]]></category>
		<category><![CDATA[3; Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[4]]></category>
		<category><![CDATA[41-43; İbnü’l-Hümam]]></category>
		<category><![CDATA[410]]></category>
		<category><![CDATA[438; Nesaî]]></category>
		<category><![CDATA[43; Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[44; Tirmizî]]></category>
		<category><![CDATA[46]]></category>
		<category><![CDATA[46; Döndüren]]></category>
		<category><![CDATA[47]]></category>
		<category><![CDATA[48]]></category>
		<category><![CDATA[48. vd.; İbn Kudame]]></category>
		<category><![CDATA[484) Hanefîlere göre]]></category>
		<category><![CDATA[4; İbn Mace]]></category>
		<category><![CDATA[51.) Hanefîlere göre hayzın en kısa süresi üç gün üç gecedir. Bundan azı özür kanı sayılır. Ortası beş gün]]></category>
		<category><![CDATA[58.) Malikîler ve son dönemdeki fetvasına göre İmam Şafiî ise]]></category>
		<category><![CDATA[6; Ebu Davud]]></category>
		<category><![CDATA[7]]></category>
		<category><![CDATA[88]]></category>
		<category><![CDATA[89]]></category>
		<category><![CDATA[9]]></category>
		<category><![CDATA[91.) Bunlar Hz. Peygamber’in Meymûne ile evlenmesinin ihramlı değilken vuku bulduğunu söylerler. (Tirmizî]]></category>
		<category><![CDATA[917 kg.lık ağırlık ölçüsü)]]></category>
		<category><![CDATA[92]]></category>
		<category><![CDATA[94.) Şafiî ve Hanbelîlere göre en kısa süre bir gün bir gece]]></category>
		<category><![CDATA[99 vd.)]]></category>
		<category><![CDATA[a) Hayız kanı. Sağlıklı kadından belli yaşlar arasında gelir]]></category>
		<category><![CDATA[a.g.e.]]></category>
		<category><![CDATA[a.g.e. s. 593 vd.)  4) Zıhar durumunda keffaretten önce:  Zıhar]]></category>
		<category><![CDATA[adak veya birşarta bağlayıp]]></category>
		<category><![CDATA[adet]]></category>
		<category><![CDATA[adet kanı kesilince boy abdesti alır ve bundan sonra eşi ile cinsel temasta bulunabilir.  2) Lohusalık:  Lohusalık]]></category>
		<category><![CDATA[adetin kadının yaratılışından olduğunu bildiren bazı haberlere dayanırlar. (İbn Rüşd]]></category>
		<category><![CDATA[alır ve ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyar ve içerdi.” (Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[Allah elçisi onun hakkında şöyle buyurmuştur: “Eşini temiz olduğu günlerde veya gebe iken boşasın.” (eş-Şevkanî]]></category>
		<category><![CDATA[Allah’ın Adem (a.s)’in kızlarına yazdığı bir şeydir.” (Buharî]]></category>
		<category><![CDATA[Allah’ın Rasulü (Bir sâ]]></category>
		<category><![CDATA[Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın.” (el-Bakara]]></category>
		<category><![CDATA[altı veya yedi gündür. Malîkiler en kısa süre için bir sınır belirlemezken]]></category>
		<category><![CDATA[ancak çoğunlukla altmış iki yaşında sona erdiğini belirtmekle yetinmişlerdir. (İbn Abidîn]]></category>
		<category><![CDATA[annesinden doğduğu gündeki gibi günahlarından kurtulur.” (Buharî]]></category>
		<category><![CDATA[arap toplumunda eşine kızan bir erkek yukarıdaki sözlerle onu kendisine haram kılar]]></category>
		<category><![CDATA[arkasından da haramı helal yaptı ve yemininden ötürü keffaret verdi.” (Buharî]]></category>
		<category><![CDATA[aybaşı halinde olduğu gibi eşiyle cinsel ilişkide bulunamaz. Aksi halde günahkar olur ve tevbe – istiğfar etmesi gerekir. Yine lohusa kadın namaz kılamaz]]></category>
		<category><![CDATA[ayetlerde öngörülen cezayı Havle (r. anha)’ye bildirdi. Fakat o]]></category>
		<category><![CDATA[ayhali ve namazsızlık gibi sözcükler de kullanılır. Bir kadının cinsel organından üç türlü kan gelebilir]]></category>
		<category><![CDATA[b) Koca]]></category>
		<category><![CDATA[b) Lohusalık (nifas) kanı. Doğumdan sonra belli bir süre gelen kandır]]></category>
		<category><![CDATA[belirli veya belirsiz bir süre kendisini bundan menetmesini ifade eder. Mesela; “Allah’a yemin olsun ki]]></category>
		<category><![CDATA[beş gün kesildikten sonra on gün daha kan gelecek olsa]]></category>
		<category><![CDATA[Bidayetü’l-Müctehid]]></category>
		<category><![CDATA[bir küçük baş hayvan kurban gerekir. Malikîler dışında çoğunluğa göre bu durumda hac fasid olmaz. Arafat’da vakfeden sonra]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yiyip içmezlerdi. (bk. Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[boşalma olsun veya olmasın]]></category>
		<category><![CDATA[böyle bir kadından uzak dururlar]]></category>
		<category><![CDATA[bu halin ömür boyu sürebileceğini]]></category>
		<category><![CDATA[bu yirmi beş günün tamamı lohusalık süresi sayılır. El ve ayak gibi uzuvları belirmiş olan bir çocuğun düşmesiyle lohusalık hali meydana gelir ve genellikle on-onbeş gün kadar devam eder. Fakat henüz ]]></category>
		<category><![CDATA[büyük baş bir hayvanın kurban kesilmesidir. (Ayrıntı için bk. el-Kasanî]]></category>
		<category><![CDATA[c) Özür (istihaza) kanı. Kadın hastalığı olanlarda görülür. Biz]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel birleşmeden önce oruç keffaretinin benzeri bir cezayı yerine getirmek zorunda idi. Bu da önce köle azat etmek; buna güç yetiremezse]]></category>
		<category><![CDATA[çoğunluk müctehitlere göre on beş yaş her iki cinsin erginlik başlangıcıdır. Artık adet gören kadın veya ihtilam olan erkek namaz]]></category>
		<category><![CDATA[daha önce mubah olan bir takım fiilleri kendisine haram kılmasıdır. Dikişli elbise giymek]]></category>
		<category><![CDATA[Delilleriyle]]></category>
		<category><![CDATA[dolaylı boşama yöntemleri olan zıhar veya îla]]></category>
		<category><![CDATA[dolaylı yoldan bir boşama yöntemi olup]]></category>
		<category><![CDATA[Döndüren]]></category>
		<category><![CDATA[durumunda bunlara ait keffaret cezası yerine getirilinceye kadar kocası ile cinsel ilişkide bulunması caiz değildir. Aşağıda bu yasakları kısaca açıklayacağız.  1) Aybaşı hali:  Hayz arapça mastar bir]]></category>
		<category><![CDATA[Edahî]]></category>
		<category><![CDATA[eğer boşama niyeti ile yapılmışsa bir “bain talak” (bk. ileride boşama konusu)]]></category>
		<category><![CDATA[el-Muğnî]]></category>
		<category><![CDATA[en uzun süre ise]]></category>
		<category><![CDATA[en uzun süresi ise on gün on gecedir. On günü geçen kanamalar da özür kanı sayılır. Dayandıkları delil şu hadistir: “Bekar veya dul kadın için en kısa hayız süresi üç gün]]></category>
		<category><![CDATA[en uzun süresi ise on gündür.” (ez-Zeylaî]]></category>
		<category><![CDATA[en uzun süreyi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek çocuğu ise ihtilam olmaya on iki yaşlarında başlar. Bu durum her iki cinste de erginliğin başlangıcı sayılır. Ancak ay hali veya ihtilam olmada gecikme halinde]]></category>
		<category><![CDATA[eşi Havle binti Sa’lebe’ye kızarak]]></category>
		<category><![CDATA[eşini boşayabilir. c) Bu iki şıktan birisi gerçekleşmezse kadın hakime başvurarak evliliğe son verdirebilir. İla yöntemiyle ortaya çıkan boşama türü “rıc’î (cayılabilir) talak” tan ibarettir. İla’nın ]]></category>
		<category><![CDATA[eşler arasında cinsel birleşmeye engel olan]]></category>
		<category><![CDATA[evli eşlerin cinsel hayatına da bazı sınırlamalar getirilmiştir. Kadının aybaşı ve lohusalık günlerinde]]></category>
		<category><![CDATA[evliliğimiz sona ermiş olsun” gibi ifadelerle “ila” gerçekleşir. İslam’dan önceki arap toplumunda ila yemini kadını baskı altında tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[Evs senin amcanın oğludur. Ona iyi davran” diyerek öğüt verir. Bu olay üzerine Mücadele Sûresi’nin ilk dört ayeti indi. Böylece zıhar konusu çözüme bağlandı. Buna göre; zıhar yapan kocalar kınandı. Bu]]></category>
		<category><![CDATA[Eyman]]></category>
		<category><![CDATA[eziyet veren bir haldir. Bu nedenle ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit]]></category>
		<category><![CDATA[fakat asıl niyetini ortaya koyuncaya kadar da evlilik askıda kalırdı. Ne evli]]></category>
		<category><![CDATA[gebe kadının da kimi zaman adet görebileceğini kabul ederler. Onlar]]></category>
		<category><![CDATA[günah işlemek ve kavga etmek yoktur” (el-Bakara]]></category>
		<category><![CDATA[hac]]></category>
		<category><![CDATA[hac sırasında cinsel temastan korunur ve günah işlemezse]]></category>
		<category><![CDATA[hac sırasında kadına yaklaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[Hacc]]></category>
		<category><![CDATA[hac’da ihramlı olduğu sürece]]></category>
		<category><![CDATA[hac’dan sonraya geciktirilir. Delil]]></category>
		<category><![CDATA[Hanbelîlere göre ise elli yaştır. Şatiîler adetin devam edebileceği süreye bir üst sınır getirmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[hanefîlere göre evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Hanımlara özel ilmihal]]></category>
		<category><![CDATA[hatta temizlendikten sonra da bir hafta süreyle onlarla bir arada kalmazlar]]></category>
		<category><![CDATA[Havle binti Salebe 60 sa’ hurma verdi. Bununla Havle 60 yoksulu doyurup keffareti yerine getirdi ve eşinin yanına döndü. (bk. Buharî]]></category>
		<category><![CDATA[hayız kanı olmuş olur. Böyle değilse özür kanı sayılır. Lohusalık süresi içinde bir koca]]></category>
		<category><![CDATA[hayızdan söz eden ayetin mutlak anlamı ile]]></category>
		<category><![CDATA[Hayz]]></category>
		<category><![CDATA[henüz ihramdan çıkmadan eşiyle cinsel temasta bulunmanın cezası ise]]></category>
		<category><![CDATA[her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi bilendir.” (el-Bakara]]></category>
		<category><![CDATA[herhangi bir hüküm doğmaz.  5) İlâ durumunda keffaretten önce:  İlâ; evlilik akdini sona erdirebilen bir yemin çeşididir. Bir fıkıh terimi olarak; kocanın eşiyle cinsel birleşmeyi yemin]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyanlar ise önden ilişkide bulunurlardı. Yahudiler ve Mecusîler ise]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber döneminde kırk gün kırk gece beklerdi.” (Ebu Davud]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber’e başvurarak yaşlılığını]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber’in ihramlı iken Meymûne île evlenmesidir. (Buhari]]></category>
		<category><![CDATA[İbnü’l-Humam]]></category>
		<category><![CDATA[ihramlının nişanlanıp evlenmesi caizdir. Ancak bu takdirde zifaf]]></category>
		<category><![CDATA[II]]></category>
		<category><![CDATA[III]]></category>
		<category><![CDATA[iki yıl veya daha uzun süre devam ederdi. İslam ila süresini dört ayla sınırladı ve bu konuda eşlerin birbirine dönüşünü kolaylaştırdı. Ayette şöyle buyurulur: “Kadınlarına yaklaşmamağa yemin edenler ]]></category>
		<category><![CDATA[ilk ikisi üzerinde duracağız. Çünkü]]></category>
		<category><![CDATA[İslam ilmihali]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul 1989]]></category>
		<category><![CDATA[kadına ruhî ve fizyolojik sıkıntı veren ve onu küçük düşüren bu alışkanlıkları yasaklayarak koruyucu bazı hükümler getirdi. Aybaşı ve lohusalık süresince kadını cinsel yönden koruma altına aldı. Kur’a]]></category>
		<category><![CDATA[kadının durumuna göre otuz güne kadar çıkarırlar. (bk. el-Kasanî a.g.e.]]></category>
		<category><![CDATA[kadının fizyolojik bakımdan rahatsız olduğu doğum sonrasındaki belli bir dönemi ifade eder. Doğumun arkasından gelen kana “nifas” denir. Kadın gebelik süresince abdestini alır]]></category>
		<category><![CDATA[kadınla cinsel teması veya genel olarak erkeklerin kadınların cinsel yönüne olan ihtiyacını kinayeli olarak ifade eder. Bir hadiste şöyle buyurulur: “Kim hac yapar]]></category>
		<category><![CDATA[Kahire]]></category>
		<category><![CDATA[kalınacağını soranlara Allah’ın Rasulü şöyle cevap vermiştir: “Cinsel birleşme dışındaki şeyler]]></category>
		<category><![CDATA[keffaret yerine getirilmedikçe cinsel birleşme caiz olmaz. “Zahr” sözlükte “insanın sırtı” demektir. Bir fıkıh terimi olarak zıhar; kocanın karısına; “Sen bana annemin sırtı gibisin]]></category>
		<category><![CDATA[keffareti yerine getirilinceye kadar bir cinsel birleşme engelidir. Bununla birlikte zıhar]]></category>
		<category><![CDATA[kemikli eti ısırır]]></category>
		<category><![CDATA[kendi arasındaki cinsel hayatının ayıplanma ve kınanma yönünün bulunmadığı da belirtilmiştir. (bk. el-Mü’minûn]]></category>
		<category><![CDATA[kendiliğinden “bain talak”la sona ermiş bulunur. Çoğunluk müctehitlere göre ise bu son durumda evlilik kendiliğinden sona ermez ve şu alternatifler doğar: a) Eşler barışıp evliliği sürdürebilir]]></category>
		<category><![CDATA[kendisi île evlenilmez ve nişanlanılmaz.” (Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[kirlilik]]></category>
		<category><![CDATA[kocasının yoksulluğu ve yaşlılığı nedeniyle ne köle azadına]]></category>
		<category><![CDATA[kokulanmak ve eşi ile cinsel ilişkide bulunmak bu yasakların başında gelir. Ancak kadınlar dikişli giysilerini çıkarmazlar. Böylece hac veya umre sırasında ihramlı kalındığı sürece evli eşler arasında]]></category>
		<category><![CDATA[koyu kırmızı veya siyah renkte ise adet kanıdır. Hanefî ve Hanbelîlere göre gebe kadın adet görmez. Çünkü Evtas’ta esir edilen kadınlar için Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Savaş esirlerinden hiçbir]]></category>
		<category><![CDATA[Kur’an okurdu.” (Buharî]]></category>
		<category><![CDATA[Kur’an okuyamaz ve Beytullah’ı tavaf edemez. Bu bakımlardan adetli kadınla lohusa arasında önemli bir ayrılık bulunmaz. Aybaşı veya lohusalık günleri dışında gelen kanın özür kanı sayıldığını yukarıda]]></category>
		<category><![CDATA[l]]></category>
		<category><![CDATA[lohusalığın en uzun süresi altmış gündür. Ancak bu süre uygulamada genellikle kırk gün olarak gerçekleşir. Kadın doğum yapmakla birlikte kan görmeyebilir. Nitekim Hz. Peygamber döneminde bir kadın doğ]]></category>
		<category><![CDATA[lohusalığın en uzun süresi kırk gündür. Bundan sonra görülecek kan]]></category>
		<category><![CDATA[Malikîlere göre yetmiş]]></category>
		<category><![CDATA[Megazî]]></category>
		<category><![CDATA[Menasik]]></category>
		<category><![CDATA[Meraku’l-Felah]]></category>
		<category><![CDATA[Mezalim]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır 1315]]></category>
		<category><![CDATA[Muhsar]]></category>
		<category><![CDATA[nadir de olsa elli beş yaşından sonra gelen kan]]></category>
		<category><![CDATA[namazını kılar ve sağlığı için zararlı olmayacaksa farz orucu da tutabilir. Lohusalığın en kısa süresi için bir sınır yoktur. Bir gün bile olabilir. Çünkü en kısa süreyi belirleyen bir ayet veya hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Nasbu’r-Raye]]></category>
		<category><![CDATA[ne 60 gün oruca ve ne de 60 yoksulu doyurmaya gücü yetmeyeceğini bildirince]]></category>
		<category><![CDATA[ne de bekar durumuna düşen kadın için zıhar]]></category>
		<category><![CDATA[Nesaî]]></category>
		<category><![CDATA[Neylül-Evtar]]></category>
		<category><![CDATA[Nikah]]></category>
		<category><![CDATA[Nikah 41-45; Ebu Davud]]></category>
		<category><![CDATA[normal ve kadının yaratılışının gereği olan tabiî bir olaydır. İslam’ın çıkışı sırasında cahiliyye devri arapları adetli kadına arkadan]]></category>
		<category><![CDATA[normal zamanlardaki gibi yapılabilir” (Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[ona zarar ve sıkıntı vermek için başvurulan bir yöntemdi. Kimi zaman eşlerin birbiriyle ilişiğini kesmesi bir]]></category>
		<category><![CDATA[onun fiilen var olduğu süreye bakılır. Hanefîlerle Hanbelîlere göre]]></category>
		<category><![CDATA[Öpüşme]]></category>
		<category><![CDATA[oruç]]></category>
		<category><![CDATA[oruç tutamaz. Yalnız tutamadığı oruçları kaza eder. Mescide giremez]]></category>
		<category><![CDATA[orucunu tutar. Özür kanı hacda tavaf engeli de değildir.  3) İhramlı olmak:  Hacca veya umreye niyetlenen kimsenin “mikat” denilen yerlerden itibaren]]></category>
		<category><![CDATA[özür kanı cinsel birleşme engeli değildir. Adet görme anormal ve çirkin bir olay değil]]></category>
		<category><![CDATA[özür kanıdır. Delil]]></category>
		<category><![CDATA[peşpeşe iki ay oruç tutmak; buna da güç yetiremezse altmış yoksulu doyurmaktan ibarettir. Nitekim Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Reddü’l-Muhtar]]></category>
		<category><![CDATA[S: 154vd.) İslam]]></category>
		<category><![CDATA[s: 178 vd. Faruk Beşer]]></category>
		<category><![CDATA[S:23; İbn Kudame]]></category>
		<category><![CDATA[sadece eş başka birisine benzetilmiş olursa]]></category>
		<category><![CDATA[Salat]]></category>
		<category><![CDATA[Savm]]></category>
		<category><![CDATA[Sayd]]></category>
		<category><![CDATA[şehvetle dokunma gibi fiillerde]]></category>
		<category><![CDATA[şehvetle dokunma ve kadının cinsel organına bakma gibi fiiller yasaktır. Ayette şöyle buyurulur: “Kim hac aylarında ihrama girerek haccı kendisine farz kılarsa]]></category>
		<category><![CDATA[sıkıcı bir hal idi. Ashab-ı kiramdan Evs b. Samit (r.a)]]></category>
		<category><![CDATA[Siyer]]></category>
		<category><![CDATA[sonra O’na verirdim. Alır ve benim ısırdığım yerden ısırırdı. Yine adetli iken su içtiğim kabı O’na verirdim]]></category>
		<category><![CDATA[şu kadar süre veya süresiz olarak sana yaklaşmayacağım”]]></category>
		<category><![CDATA[şüphesiz ki Allah]]></category>
		<category><![CDATA[süreyi beklemeksizin bir araya gelebilirler. Ancak eşler barışmaksızın dört ay geçmiş olursa]]></category>
		<category><![CDATA[t.y.]]></category>
		<category><![CDATA[Tahare]]></category>
		<category><![CDATA[Talak]]></category>
		<category><![CDATA[Talak.) Bu duruma göre zıhar]]></category>
		<category><![CDATA[Tirmizî]]></category>
		<category><![CDATA[Tirmizî Hac]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmü Seleme (r. anha)’den nakledilen şu hadistir: “Lohusa kadın]]></category>
		<category><![CDATA[üzerime hac farz olsun” yahut “Seninle bir araya gelirsem]]></category>
		<category><![CDATA[veya “Seninle cinsel temasta bulunursam]]></category>
		<category><![CDATA[VI]]></category>
		<category><![CDATA[Vudû]]></category>
		<category><![CDATA[ya da adak veya şartı üstlenerek]]></category>
		<category><![CDATA[yani haramsın” diyerek yaptığı bir yemini ifade eder. İslam’ın gelişi sırasında]]></category>
		<category><![CDATA[yani helali haram kıldı]]></category>
		<category><![CDATA[yemin keffareti ile aynıdır. Bu da on fakiri doyurmak veya giydirmek yahut bir köle azat etmek; eğer bunlara güç yetmezse peşpeşe üç gün oruç tutmaktır. (bk. el-Kasanî]]></category>
		<category><![CDATA[yemin keffaretini vererek]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluğunu ve çocuklarına bakacak durumunun olmadığını bildirir ve bu çeşit boşamaya bir çare bulunmasını ister. Bu arada Yüce Allah’a da dua eder. Rasülullah (s.a.s) kendisine “Allah’tan kork]]></category>
		<category><![CDATA[Yüce Allah evli eşlerin karı-koca hayatını meşru kılmıştır. İslamî edep sınırları içinde kalan eşlerin]]></category>
		<category><![CDATA[zekat gibi İslam’ın tüm emirlerinin ve yasaklarının muhatabı olur. Adet görmenin üst sınırı için açık bir ayet veya hadis bulunmadığı için İslam fakihleri tecrübeye dayanarak değişik yaşlar belirlemiş]]></category>
		<category><![CDATA[zıhar kastedilmişse]]></category>
		<category><![CDATA[zıharın sonuçları ortaya çıkar. Bir niyet söz konusu olmaksızın]]></category>
		<category><![CDATA[“Sen bana annemin sırtı gibi ol” der ve evi terkeder. Eşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=1610</guid>
		<description><![CDATA[Yüce Allah evli eşlerin karı-koca hayatını meşru kılmıştır. İslamî edep sınırları içinde kalan eşlerin, kendi arasındaki cinsel hayatının ayıplanma ve kınanma yönünün bulunmadığı da belirtilmiştir. (bk. el-Mü’minûn, 23/6.) Ancak özellikle kadını fizik ve ruh sağlığı bakımından korumak gayesiyle, evli eşlerin cinsel hayatına da bazı sınırlamalar getirilmiştir. Kadının aybaşı ve lohusalık günlerinde, hac’da ihramlı olduğu sürece, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüce Allah evli eşlerin karı-koca hayatını meşru kılmıştır. İslamî edep sınırları içinde kalan eşlerin, kendi arasındaki cinsel hayatının ayıplanma ve kınanma yönünün bulunmadığı da belirtilmiştir. (bk. el-Mü’minûn, 23/6.) Ancak özellikle kadını fizik ve ruh sağlığı bakımından korumak gayesiyle, evli eşlerin cinsel hayatına da bazı sınırlamalar getirilmiştir. Kadının aybaşı ve lohusalık günlerinde, hac’da ihramlı olduğu sürece, dolaylı boşama yöntemleri olan zıhar veya îla, durumunda bunlara ait keffaret cezası yerine getirilinceye kadar kocası ile cinsel ilişkide bulunması caiz değildir. Aşağıda bu yasakları kısaca açıklayacağız.</p>
<p>1) Aybaşı hali:</p>
<p>Hayz arapça mastar bir sözcük olup; kadının aybaşı olması ve aybaşı kanının akması demektir. Bir fıkıh terimi olarak; belli yaşlardaki kadının cinsel organından belli günlerde gelen kanı ifade eder. Türkçede “hayız” yerine; aybaşı, adet, kirlilik, ayhali ve namazsızlık gibi sözcükler de kullanılır.<br />
Bir kadının cinsel organından üç türlü kan gelebilir, a) Hayız kanı. Sağlıklı kadından belli yaşlar arasında gelir, b) Lohusalık (nifas) kanı. Doğumdan sonra belli bir süre gelen kandır, c) Özür (istihaza) kanı. Kadın hastalığı olanlarda görülür. Biz, eşler arasında cinsel birleşmeye engel olan, ilk ikisi üzerinde duracağız. Çünkü, özür kanı cinsel birleşme engeli değildir.<br />
Adet görme anormal ve çirkin bir olay değil, normal ve kadının yaratılışının gereği olan tabiî bir olaydır. İslam’ın çıkışı sırasında cahiliyye devri arapları adetli kadına arkadan, Hıristiyanlar ise önden ilişkide bulunurlardı. Yahudiler ve Mecusîler ise, böyle bir kadından uzak dururlar, hatta temizlendikten sonra da bir hafta süreyle onlarla bir arada kalmazlar, birlikte yiyip içmezlerdi. (bk. Müslim, Hayz, 6; Ebu Davud, Tahare, 102, Nikah, 46; Döndüren, Delilleriyle, İslam ilmihali,s: 178 vd. Faruk Beşer, Hanımlara özel ilmihal, İstanbul 1989, S: 154vd.)<br />
İslam, kadına ruhî ve fizyolojik sıkıntı veren ve onu küçük düşüren bu alışkanlıkları yasaklayarak koruyucu bazı hükümler getirdi. Aybaşı ve lohusalık süresince kadını cinsel yönden koruma altına aldı.<br />
Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O, eziyet veren bir haldir. Bu nedenle ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın.” (el-Bakara, 2/222.)<br />
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Bu hayız, Allah’ın Adem (a.s)’in kızlarına yazdığı bir şeydir.” (Buharî, Hayz, 1,7, Edahî, 3,10; Müslim, Hacc, 119,120; Ebu Davüd, Menasik, 23.) Adet gören kadınlardan tam olarak uzak mı, kalınacağını soranlara Allah’ın Rasulü şöyle cevap vermiştir: “Cinsel birleşme dışındaki şeyler, normal zamanlardaki gibi yapılabilir” (Müslim, Hayz, 16; Nesaî, Tahare, 18; İbn Mace, Tahare, 12.)<br />
Adetli olan kadının temiz olmayan yönü sadece adet kanıdır. Onun tükrüğü ve teri pis değildir. Pişirdiği yenir ve yemek artığı temizdir. Hz. Aişe’den (ö. 57/676) şöyle dediği nakledilmiştir: “Rasülullah (s.a.s)’ın isteği üzerine ben adetli iken kucağıma yaslanır, Kur’an okurdu.” (Buharî, Hayz, 2, 3; Müslim, Hayz, 15; Nesaî, Tahare, 173,174.) “Adetli iken, kemikli eti ısırır, sonra O’na verirdim. Alır ve benim ısırdığım yerden ısırırdı. Yine adetli iken su içtiğim kabı O’na verirdim, alır ve ağzını benim ağzımı koyduğum yere koyar ve içerdi.” (Müslim, Hayz, 14)<br />
Kadın adet görmeye yaklaşık dokuz yaşlarında, erkek çocuğu ise ihtilam olmaya on iki yaşlarında başlar. Bu durum her iki cinste de erginliğin başlangıcı sayılır. Ancak ay hali veya ihtilam olmada gecikme halinde, çoğunluk müctehitlere göre on beş yaş her iki cinsin erginlik başlangıcıdır. Artık adet gören kadın veya ihtilam olan erkek namaz, oruç, hac, zekat gibi İslam’ın tüm emirlerinin ve yasaklarının muhatabı olur.<br />
Adet görmenin üst sınırı için açık bir ayet veya hadis bulunmadığı için İslam fakihleri tecrübeye dayanarak değişik yaşlar belirlemişlerdir. Ebu Hanîfe’ye (ö. 150/767) göre elli beş yaş olan bu sınır, Malikîlere göre yetmiş, Hanbelîlere göre ise elli yaştır. Şatiîler adetin devam edebileceği süreye bir üst sınır getirmemiş, bu halin ömür boyu sürebileceğini, ancak çoğunlukla altmış iki yaşında sona erdiğini belirtmekle yetinmişlerdir. (İbn Abidîn, Reddü’l-Muhtar, l, 279 vd.; eş-Şürünbülalî, Meraku’l-Felah, Mısır 1315, S:23; İbn Kudame, el-Muğnî, Kahire, t.y., l, 363.) Bununla birlikte Hanefîlere göre, nadir de olsa elli beş yaşından sonra gelen kan, koyu kırmızı veya siyah renkte ise adet kanıdır.<br />
Hanefî ve Hanbelîlere göre gebe kadın adet görmez. Çünkü Evtas’ta esir edilen kadınlar için Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Savaş esirlerinden hiçbir gebe kadınla doğuma kadar; gebe olmayanlarla ise hayız görünceye kadar cinsel temasta bulunulmasın.” (Ebu Davud, Nikah, 44; Tirmizî, Siyer, 15; Darimî, Talak, 18.) Yine Abdullah b. Ömer (ö. 73/692) adet halindeki eşini boşadığı zaman, Allah elçisi onun hakkında şöyle buyurmuştur: “Eşini temiz olduğu günlerde veya gebe iken boşasın.” (eş-Şevkanî, Neylül-Evtar, VI, 221; bk. A. b. Hanbel, II, 58.)<br />
Malikîler ve son dönemdeki fetvasına göre İmam Şafiî ise, gebe kadının da kimi zaman adet görebileceğini kabul ederler. Onlar, hayızdan söz eden ayetin mutlak anlamı ile, adetin kadının yaratılışından olduğunu bildiren bazı haberlere dayanırlar. (İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, l, 51.)<br />
Hanefîlere göre hayzın en kısa süresi üç gün üç gecedir. Bundan azı özür kanı sayılır. Ortası beş gün, en uzun süresi ise on gün on gecedir. On günü geçen kanamalar da özür kanı sayılır. Dayandıkları delil şu hadistir: “Bekar veya dul kadın için en kısa hayız süresi üç gün, en uzun süresi ise on gündür.” (ez-Zeylaî, Nasbu’r-Raye, l, 191; krş. Buharî, Hayz, 24; Darimi, Vudû, 88, 89, 94.)<br />
Şafiî ve Hanbelîlere göre en kısa süre bir gün bir gece, en uzun süre ise, altı veya yedi gündür. Malîkiler en kısa süre için bir sınır belirlemezken, en uzun süreyi, kadının durumuna göre otuz güne kadar çıkarırlar. (bk. el-Kasanî a.g.e., l, 39: İbnu’l-Hümam, a.g.e., l, 11; İbn Rüşd; a.g.e., l, 48. vd.; İbn Kudame, a.g.e., 1. 308)<br />
Adetli kadın, adet kanı kesilince boy abdesti alır ve bundan sonra eşi ile cinsel temasta bulunabilir.</p>
<p>2) Lohusalık:</p>
<p>Lohusalık, kadının fizyolojik bakımdan rahatsız olduğu doğum sonrasındaki belli bir dönemi ifade eder. Doğumun arkasından gelen kana “nifas” denir. Kadın gebelik süresince abdestini alır, namazını kılar ve sağlığı için zararlı olmayacaksa farz orucu da tutabilir.<br />
Lohusalığın en kısa süresi için bir sınır yoktur. Bir gün bile olabilir. Çünkü en kısa süreyi belirleyen bir ayet veya hadis yoktur. Bu durumda, onun fiilen var olduğu süreye bakılır. Hanefîlerle Hanbelîlere göre, lohusalığın en uzun süresi kırk gündür. Bundan sonra görülecek kan, özür kanıdır. Delil, Ümmü Seleme (r. anha)’den nakledilen şu hadistir: “Lohusa kadın, Hz. Peygamber döneminde kırk gün kırk gece beklerdi.” (Ebu Davud, Tahare, 119.) Şafiî ve Malikîlere göre, lohusalığın en uzun süresi altmış gündür. Ancak bu süre uygulamada genellikle kırk gün olarak gerçekleşir.<br />
Kadın doğum yapmakla birlikte kan görmeyebilir. Nitekim Hz. Peygamber döneminde bir kadın doğum yapmış ve lohusalık kanı görmediği için kendisine “zatu’l-cüfuf (kanı kuru)” denilmiştir. (bk. el-Kasanî, a.g.e., l, 41-43; İbnü’l-Hümam, a.g.e., l, 129; İbn Abidîn, a.g.e., l, 275 vd.)<br />
Lohusalık süresi içinde görülen temizlik de nifastan sayılır. Örneğin; doğumdan sonra on gün kan gelip, beş gün kesildikten sonra on gün daha kan gelecek olsa, bu yirmi beş günün tamamı lohusalık süresi sayılır.<br />
El ve ayak gibi uzuvları belirmiş olan bir çocuğun düşmesiyle lohusalık hali meydana gelir ve genellikle on-onbeş gün kadar devam eder. Fakat henüz uzuvları belirmemiş bir düşüğe nifas hükümleri uygulanmaz. Bunun düşmesiyle görülen kan üç gün sürer ve daha önce de en az on beş gün temizlik hali devam etmiş bulunursa bu, hayız kanı olmuş olur. Böyle değilse özür kanı sayılır.<br />
Lohusalık süresi içinde bir koca, aybaşı halinde olduğu gibi eşiyle cinsel ilişkide bulunamaz. Aksi halde günahkar olur ve tevbe – istiğfar etmesi gerekir. Yine lohusa kadın namaz kılamaz, oruç tutamaz. Yalnız tutamadığı oruçları kaza eder. Mescide giremez, Kur’an okuyamaz ve Beytullah’ı tavaf edemez. Bu bakımlardan adetli kadınla lohusa arasında önemli bir ayrılık bulunmaz.<br />
Aybaşı veya lohusalık günleri dışında gelen kanın özür kanı sayıldığını yukarıda belirtmiştik. Böyle bir kimseye “özür sahibi” denir. Özürlü kimse her namaz için abdest alır ve namazım kılar, orucunu tutar. Özür kanı hacda tavaf engeli de değildir.</p>
<p>3) İhramlı olmak:</p>
<p>Hacca veya umreye niyetlenen kimsenin “mikat” denilen yerlerden itibaren, daha önce mubah olan bir takım fiilleri kendisine haram kılmasıdır. Dikişli elbise giymek, kokulanmak ve eşi ile cinsel ilişkide bulunmak bu yasakların başında gelir. Ancak kadınlar dikişli giysilerini çıkarmazlar.<br />
Böylece hac veya umre sırasında ihramlı kalındığı sürece evli eşler arasında cinsel ilişki veya buna yol açabilecek sarılma, öpüşme, şehvetle dokunma ve kadının cinsel organına bakma gibi fiiller yasaktır. Ayette şöyle buyurulur: “Kim hac aylarında ihrama girerek haccı kendisine farz kılarsa, hac sırasında kadına yaklaşmak, günah işlemek ve kavga etmek yoktur” (el-Bakara,2/197.) Ayetteki “refes” sözcüğü, kadınla cinsel teması veya genel olarak erkeklerin kadınların cinsel yönüne olan ihtiyacını kinayeli olarak ifade eder. Bir hadiste şöyle buyurulur: “Kim hac yapar, hac sırasında cinsel temastan korunur ve günah işlemezse, annesinden doğduğu gündeki gibi günahlarından kurtulur.” (Buharî, Hacc, 4, Muhsar, 9, 10; Müslim, Hacc, 438; Nesaî, Hacc, 4; İbn Mace, Menasik, 3; A. b. Hanbel, II, 229, 410, 484)<br />
Hanefîlere göre, ihramlının nişanlanıp evlenmesi caizdir. Ancak bu takdirde zifaf, hac’dan sonraya geciktirilir. Delil, Hz. Peygamber’in ihramlı iken Meymûne île evlenmesidir. (Buhari, Sayd, 12, Nikah, 30, Megazî, 43; Müslim, Nikah, 46, 47, 48, Tirmizî Hac, 24.) Çoğunluk fakîhler ise ihramlının evlilik akdini geçersiz sayarlar. Dayandıkları delil şu hadistir: “İhramlı kimse evlenemez, kendisi île evlenilmez ve nişanlanılmaz.” (Müslim, Nikah 41-45; Ebu Davud, Menasik, 38, Tirmizî, Hac, 23, Nesaî, Menasik, 91.) Bunlar Hz. Peygamber’in Meymûne ile evlenmesinin ihramlı değilken vuku bulduğunu söylerler. (Tirmizî, Hac, 23,24;.Darimî, Menasik, 21; A. b. Hanbel, VI, 393.)<br />
Hac yapmakta olan kimse Arafat’da vakfeden önce cinsel ilişkide bulunsa haccı fasid olur ve gelecek yıl kaza etmesi gerekir. Ayrıca ceza olarak bir küçük baş hayvanı kurban keser. Cinsel birleşmeye yol açabilecek öpme, şehvetle dokunma gibi fiillerde, boşalma olsun veya olmasın, bir küçük baş hayvan kurban gerekir. Malikîler dışında çoğunluğa göre bu durumda hac fasid olmaz.<br />
Arafat’da vakfeden sonra, henüz ihramdan çıkmadan eşiyle cinsel temasta bulunmanın cezası ise, büyük baş bir hayvanın kurban kesilmesidir. (Ayrıntı için bk. el-Kasanî, a.g.e., II, 183 vd; ez-Zühaylî, a.g.e., III, 203 vd., Döndüren, a.g.e. s. 593 vd.)</p>
<p>4) Zıhar durumunda keffaretten önce:</p>
<p>Zıhar, dolaylı yoldan bir boşama yöntemi olup, keffaret yerine getirilmedikçe cinsel birleşme caiz olmaz. “Zahr” sözlükte “insanın sırtı” demektir. Bir fıkıh terimi olarak zıhar; kocanın karısına; “Sen bana annemin sırtı gibisin, yani haramsın” diyerek yaptığı bir yemini ifade eder.<br />
İslam’ın gelişi sırasında, arap toplumunda eşine kızan bir erkek yukarıdaki sözlerle onu kendisine haram kılar, fakat asıl niyetini ortaya koyuncaya kadar da evlilik askıda kalırdı. Ne evli, ne de bekar durumuna düşen kadın için zıhar, sıkıcı bir hal idi.<br />
Ashab-ı kiramdan Evs b. Samit (r.a), eşi Havle binti Sa’lebe’ye kızarak, “Sen bana annemin sırtı gibi ol” der ve evi terkeder. Eşi, Hz. Peygamber’e başvurarak yaşlılığını, yoksulluğunu ve çocuklarına bakacak durumunun olmadığını bildirir ve bu çeşit boşamaya bir çare bulunmasını ister. Bu arada Yüce Allah’a da dua eder. Rasülullah (s.a.s) kendisine “Allah’tan kork, Evs senin amcanın oğludur. Ona iyi davran” diyerek öğüt verir.<br />
Bu olay üzerine Mücadele Sûresi’nin ilk dört ayeti indi. Böylece zıhar konusu çözüme bağlandı. Buna göre; zıhar yapan kocalar kınandı. Bununla birlikte pişman olup da sözlerinden geri dönmek isteyen koca için de “keffaret” cezası getirildi. Erkek yeniden eşine dönmek isterse, cinsel birleşmeden önce oruç keffaretinin benzeri bir cezayı yerine getirmek zorunda idi. Bu da önce köle azat etmek; buna güç yetiremezse, peşpeşe iki ay oruç tutmak; buna da güç yetiremezse altmış yoksulu doyurmaktan ibarettir. Nitekim Hz. Peygamber, ayetlerde öngörülen cezayı Havle (r. anha)’ye bildirdi. Fakat o, kocasının yoksulluğu ve yaşlılığı nedeniyle ne köle azadına, ne 60 gün oruca ve ne de 60 yoksulu doyurmaya gücü yetmeyeceğini bildirince, Allah’ın Rasulü (Bir sâ, 2,917 kg.lık ağırlık ölçüsü), Havle binti Salebe 60 sa’ hurma verdi. Bununla Havle 60 yoksulu doyurup keffareti yerine getirdi ve eşinin yanına döndü. (bk. Buharî, Talak, 23; Ebu Davud, Talak, 17, Nesaî, Talak.)<br />
Bu duruma göre zıhar, keffareti yerine getirilinceye kadar bir cinsel birleşme engelidir. Bununla birlikte zıhar, eğer boşama niyeti ile yapılmışsa bir “bain talak” (bk. ileride boşama konusu), zıhar kastedilmişse, zıharın sonuçları ortaya çıkar. Bir niyet söz konusu olmaksızın, sadece eş başka birisine benzetilmiş olursa, herhangi bir hüküm doğmaz.</p>
<p>5) İlâ durumunda keffaretten önce:</p>
<p>İlâ; evlilik akdini sona erdirebilen bir yemin çeşididir. Bir fıkıh terimi olarak; kocanın eşiyle cinsel birleşmeyi yemin, adak veya birşarta bağlayıp, belirli veya belirsiz bir süre kendisini bundan menetmesini ifade eder. Mesela; “Allah’a yemin olsun ki, şu kadar süre veya süresiz olarak sana yaklaşmayacağım”, veya “Seninle cinsel temasta bulunursam, üzerime hac farz olsun” yahut “Seninle bir araya gelirsem, evliliğimiz sona ermiş olsun” gibi ifadelerle “ila” gerçekleşir.<br />
İslam’dan önceki arap toplumunda ila yemini kadını baskı altında tutmak, ona zarar ve sıkıntı vermek için başvurulan bir yöntemdi. Kimi zaman eşlerin birbiriyle ilişiğini kesmesi bir, iki yıl veya daha uzun süre devam ederdi.<br />
İslam ila süresini dört ayla sınırladı ve bu konuda eşlerin birbirine dönüşünü kolaylaştırdı. Ayette şöyle buyurulur: “Kadınlarına yaklaşmamağa yemin edenler dört ay beklerler. Eğer bu süre içinde yeminlerinden dönerlerse şüphesiz ki Allah her şeyi çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. Eğer boşamayı kastederlerse, şüphesiz ki Allah, her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi bilendir.” (el-Bakara, 2/290 vd.)<br />
Hz. Aişe (r. anha)’dan şöyle dediği nakledilmiştir: “Allah’ın Rasulü bir ara eşlerine ilâ yaptı, yani helali haram kıldı, arkasından da haramı helal yaptı ve yemininden ötürü keffaret verdi.” (Buharî, Savm, 11, Salat, 18, Nikah, 9, 92, Talak, 21, Eyman, 20, Mezalim, 25; Tirmizî, Talak, 21; Nesai, Talak, 32)<br />
İla’da eşler, yemin keffaretini vererek, ya da adak veya şartı üstlenerek, süreyi beklemeksizin bir araya gelebilirler. Ancak eşler barışmaksızın dört ay geçmiş olursa, hanefîlere göre evlilik, kendiliğinden “bain talak”la sona ermiş bulunur.<br />
Çoğunluk müctehitlere göre ise bu son durumda evlilik kendiliğinden sona ermez ve şu alternatifler doğar: a) Eşler barışıp evliliği sürdürebilir, b) Koca, eşini boşayabilir. c) Bu iki şıktan birisi gerçekleşmezse kadın hakime başvurarak evliliğe son verdirebilir. İla yöntemiyle ortaya çıkan boşama türü “rıc’î (cayılabilir) talak” tan ibarettir.<br />
İla’nın keffareti, yemin keffareti ile aynıdır. Bu da on fakiri doyurmak veya giydirmek yahut bir köle azat etmek; eğer bunlara güç yetmezse peşpeşe üç gün oruç tutmaktır. (bk. el-Kasanî, a.g.e., III, 162, İbnü’l-Humam, a.g.e., III, 182 vd.; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, Mısır, t.y., II, 99 vd.)<br />
<strong><br />
Chat sohbet odaları bedava arkadaş chat odaları sohpet çet sitesi islami sohbet odası ve daha fazlası burada aradığını bul bulamadığını ara ChatbuL.Net</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/islamda-cinsel-iliskinin-yasak-oldugu-zamanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz Zinası &#8211; islamda Cinsellik</title>
		<link>http://www.chatbul.net/goz-zinasi-islamda-cinsellik.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/goz-zinasi-islamda-cinsellik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 16:56:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Saglik Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Göz]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Zinası]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda]]></category>
		<category><![CDATA[Zinası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=1376</guid>
		<description><![CDATA[Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: 
&#8220;(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah, onların bütün yaptıklarından haberdardır. Mü&#8221;min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar , ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu boğaz, gerdan, baş, kol, bacak ve kol gibi yerlerini) göstermesinler. Ancak bunlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: </p>
<p>&#8220;(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah, onların bütün yaptıklarından haberdardır. Mü&#8221;min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar , ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu boğaz, gerdan, baş, kol, bacak ve kol gibi yerlerini) göstermesinler. Ancak bunlardan görülmesi zaruri olan (yüz, el ve ayaklar) müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar&#8230;&#8221;<br />
(Nur Suresi : 31) </p>
<p>Yukarıdaki ayetler erkek olsun kadın olsun bütün müslümanlara zinanın haram kılındığını bildirmektedir. Ayrıca, yine hem erkek hem kadınlara, kendilerini zinaya götürecek davranışlardan sakınmaları emredilmektedir. Yine bu ayetlerden insanı zinaya sürükleyen en önemli şeyin şehvetle namahreme bakmak olduğu öğrenilmektedir. Bu nedenle Allah Teâla, erkek kadın bütün müminlere gözlerini haramdan sakınmalarını, yani namahreme bakmamalarını emir ve tavsiye buyurmuştur. </p>
<p>Bakış zinanın başlangıcıdır. Bunun için gözü korumak mühimdir, &#8220;Bakıştan ne olur&#8221; diyerek bu konuda aldırmazlık gösterenler sonunda büyük felaketlerle karşılaşırlar. Kasdi olmayan ilk bakıştan, kişi sorumlu tutulmamıştır. Fakat tekrar tekrar bakmak yasaklanmıştır. </p>
<p>Bu konuda Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: &#8220;Birinci bakış, sana ama ikincisi aleyhinedir.&#8221; </p>
<p>Yabancı erkek ve kadınların birbirine göz kırpmaları, kadının gözlerini süzmesi, gözlerin zinasıdır. </p>
<p>Şurası unutulmamalıdır ki; şehvetle bakışın &#8220;zina&#8221; olarak ifadesi hakiki manada cinsi temasla meydana gelen zina olmayıp, belki zinaya götüren en önemli sebeplerden biri olduğunun anlatılması sebebine bağlıdır. Bunun için &#8220;göz ve dil zinası&#8221; olarak bildirilen durumların &#8220;hakiki zina&#8221; ile bir tutulması mümkün değildir. </p>
<p>Kaynaklar: </p>
<p>1) İlmihal İslam ve Toplum, TDV<br />
2) İslam İlmihali, Ali Fikri Yavuz (İstanbul Eski Müftüsü)<br />
3) Şamil İslam Ansiklopedisi<br />
4) Büyük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan<br />
5) İslam&#8221;a Göre Cinsel Hayat, Ali Rıza Demircan, Eymen Yayınları, 43. Baskı, 2002<br />
6) İslamda Kadın ve Aile, Mehmet Emre </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/goz-zinasi-islamda-cinsellik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz ile Zina da Bulunmak</title>
		<link>http://www.chatbul.net/goz-ile-zina-da-bulunmak.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/goz-ile-zina-da-bulunmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 17:36:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bulunmak]]></category>
		<category><![CDATA[Göz]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Zinası]]></category>
		<category><![CDATA[Zina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=853</guid>
		<description><![CDATA[Göz Zinası
Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor:
“(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah, onların bütün yaptıklarından haberdardır. Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu boğaz, gerdan, baş, kol, bacak ve kol gibi yerlerini) göstermesinler. Ancak bunlardan görülmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göz Zinası</p>
<p>Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor:<br />
“(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah, onların bütün yaptıklarından haberdardır. Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu boğaz, gerdan, baş, kol, bacak ve kol gibi yerlerini) göstermesinler. Ancak bunlardan görülmesi zaruri olan (yüz, el ve ayaklar) müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar…”<br />
(Nur Suresi : 31)</p>
<p>Yukarıdaki ayetler erkek olsun kadın olsun bütün müslümanlara zinanın haram kılındığını bildirmektedir. Ayrıca, yine hem erkek hem kadınlara, kendilerini zinaya götürecek davranışlardan sakınmaları emredilmektedir. Yine bu ayetlerden insanı zinaya sürükleyen en önmeli şeyin şehvetle namahreme bakmak olduğu öğrenilmektedir. Bu nedenle Allah Teâla, erkek kadın bütün müminlere gözlerini haramdan sakınmalarını, yani namahreme bakmamalarını emir ve tavsiye buyurmuştur.</p>
<p>Bakış zinanın başlangıcıdır. Bunun için gözü korumak mühimdir, “Bakıştan ne olur” diyerek bu konuda aldırmazlık gösterenler sonunda büyük felaketlerle karşılaşırlar. Kasdi olmayan ilk bakıştan, kişi sorumlu tutulmamıştır. Fakat tekrar tekrar bakmak yasaklanmıştır.</p>
<p>Bu konuda Hz.Peygamber şöyle buyurmaktadır: “Birinci bakış, sana ama ikincisi aleyhinedir.”</p>
<p>Yabancı erkek ve kadınların birbirine göz kırpmaları, kadının gözlerini süzmesi, gözlerin zinasıdır.</p>
<p>Şurası unutulmamalıdır ki; şehvetle bakışın “zina” olarak ifadesi hakiki manada cinsi temasla meydana gelen zina olmayıp, belki zinaya götüren en önemli sebeplerden biri olduğunun anlatılması sebebine bağlıdır. Bunun için “göz ve dil zinası” olarak bildirilen durumların “hakiki zina” ile bir tutulması mümkün değildir.</p>
<p>Bir göz ki, anın olmaya ibret nazarında<br />
Ol sahibinin düşmanıdır baş üzerinde</p>
<p>Kaynak:<br />
1) Şamil İslam Ansiklopedisi<br />
2) İslamda Kadın ve Aile, Mehmet Emre </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/goz-ile-zina-da-bulunmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Peygamber (s.a.v.)&#8217;in Cinsel Öğretimi</title>
		<link>http://www.chatbul.net/hz-peygamber-s-a-v-in-cinsel-ogretimi.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/hz-peygamber-s-a-v-in-cinsel-ogretimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 07:42:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[(s.a.v.)'in]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber (s.a.v.)'in Cinsel Öğretimi]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=755</guid>
		<description><![CDATA[Allah&#8217;ın Resulü cinsel hayatla ilgili farzlar ve haramları mümin erkeklere ve kadınlara ayrı ayrı öğretiyordu. Fakat cemaat namazına erkekler yanısıra kadınlar da katıldığı için müşterek öğretimde bulunduğu zamanlar da oluyordu.
  Şu hadîsi müşterek öğretime bir misal olarak verebiliriz:
  Yezîd kızı Esma (r.anha) bizzat şahit olduğu olayı şöyle anlatıyor.
  (Bir namaz sonrasıydı.) Çevresinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allah&#8217;ın Resulü cinsel hayatla ilgili farzlar ve haramları mümin erkeklere ve kadınlara ayrı ayrı öğretiyordu. Fakat cemaat namazına erkekler yanısıra kadınlar da katıldığı için müşterek öğretimde bulunduğu zamanlar da oluyordu.<br />
  Şu hadîsi müşterek öğretime bir misal olarak verebiliriz:<br />
  Yezîd kızı Esma (r.anha) bizzat şahit olduğu olayı şöyle anlatıyor.<br />
  (Bir namaz sonrasıydı.) Çevresinde erkekler ve kadınlar (ayrı ayrı) oturuyorken Allah&#8217;ın Resulü (suali içeren bir üslupla) şöyle buyurdu:<br />
  -Galiba (içinizde) karısı ile yaptıklarını açıklayan erkeklerle, kocası ile yaptıklarını anlatan kadınlar var?<br />
  Topluluktan bir cevap çıkmayınca şöyle dedim:<br />
  &#8211; Evet, var Ya Resülallah! Allah&#8217;a yemin ederim ki erkekler de bu şekilde konuşuyorlar. Kadınlar da böyle laflar ediyorlar.<br />
  (Benim bu açıklamam üzerine) Allah&#8217;ın Resulü şu talimatı verdi:<br />
  -Cinsel hayatınızı açığa vururcasına konuşmayınız. Bu şekilde konuşan erkek ve kadın, erkeği dişisine raslayan ve insanlar kendilerine bakıp dururken erkeği dişisinin işini bitiren erkek ve dişi şeytan gibidir.&#8221; (Ebü Davud, Nikah: 49)<br />
  Kadınlar da Cinsel Konularda Bilmediklerini Hz. Peygambere Sorarlardı:<br />
  Ümmü Süleym Hz. Peygamberin eşlerinden Ümmü Seleme&#8217;nin (r.a.) komşusuydu. (Zaman zaman) O&#8217;nu ziyaret ederdi. Bu ziyaretlerinden birinde Allah&#8217;ın Resulü çıkagelince O&#8217;na sordu:<br />
  -Ya Resülallah! Rüyasında kocasının (veya bir başka erkeğin) kendisiyle cinsî münasebette bulunduğunu gören kadının yıkanması gerekir mi? Ne buyurursunuz?<br />
  (Böylesine bir sualin sorulmuş olması utandırmış olacak ki) Hz. Ümmü Seleme, Ümmü Süleym&#8217;e yönelerek şöylece serzenişte bulundu:<br />
  -Allah iyiliğini versin. Baltayı taşa vurdun Ya Ümmü Süleym! Allah&#8217;ın Resülü&#8217;nün huzurunda kadınları küçük düşürdün.<br />
  -Şüphesiz ki Allah gerçeği bildirip emretmekten utanmaz (ve utanılmasını da emir buyurmaz.) Bizim kesin olarak bilmediğimiz hususları Allah&#8217;ın Resulü&#8217;ne sormamız o hususlarda (gerçekleri) görmez-bilmez bir körlük içinde olmamızdan daha hayırlıdır.<br />
  (Ümmü Süleym&#8217;in sualinin ve gerekçesinin doğruluğunu onaylamak için) Allah&#8217;ın Resulü: &#8220;Allah asıl senin iyiliğini versin. Çıkmaza giren sensin Ya Ümmü Seleme!&#8221; dedi ve sualin cevabı olarak da şöyle buyurdu:<br />
  &#8220;Evet Ya Ümmü Süleym! Rüyalanan kadının menisi geldiğinde yıkanması gerekir.&#8221; (Ahmet b. Hanbel, Müsned: 6/377.) Gusül abdestinin farz olması için kadının rüyada ilişkide bulunmuş ve boşalmış olması lazımdır.<br />
  Cinselliği Korumak ve Kullanmak da İbadettir.<br />
  İnsanlarda cinsel organları, tatmin edilmek istenen cinsel arzuları yaratan ve üreme görevini yükleyen Allah&#8217;tır. O&#8217;nun yarattığı cinselliğe saygı duyarak ve O&#8217;nun koyduğu yasalar içinde evlilik yoluyla cinsel organları kullanarak tatmine ve üremeye yönelmek Allah&#8217;ın yarattığını ve yüklediği görevleri korumaktır.<br />
  Allah&#8217;ın ve Peygamberinin emirlerini uygulayarak evlenmek ve böylece cinsel hayatı başlatıp sürdürmekte ibadettir.<br />
  Ameller Niyetlere Göredir.<br />
  İnsanın niyeti halis, Allah&#8217;ın ve Resulünün emirlerine uygun olursa her işi aslında ibadettir. Helal rızık için çalışmak, nefsi ve nesli korumak için evlenmek ve daha nice günlük hayatımızdaki işler niyetlerimize göre ibadet olabilmektedir. Zira Hz. Peygamber (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmuştur: &#8220;Ameller ancak niyetlere göredir. Ve ancak her kişiye niyet ettiği vardır. O halde kimin hicreti Allah&#8217;a ve Rasülüne ise, onun hicreti Allah&#8217;a ve Rasulünedir. Kimin de hicreti elde edeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadına ise, onun da hicreti hicret ettiği şeyedir.&#8221; (Buhari, iman:41, Nikah:5. Müslim, İmaret: 153. Ebu Davud, Talak:11. Tirmizi, Fazail-i Cihad: 16).<br />
  Amellerimizin niyetimize göre ibadet olduğuna en güzel delil yine Fahr-i Kainat Efendimizin bir hadis-i şerifidir.<br />
  Cinsel Haramlardan Korunmak İçin Eşle Cinsel İlişki İbadettir Ve Sadakadır.<br />
  Sahabî Ebu Zerr (r.a.) anlatıyor. Allah&#8217;ın Resulü şöyle buyurdu:<br />
  -&#8221;Sübhanellah&#8221; şeklinde her bir tesbihde, &#8220;Elhamdülillah&#8221; şeklindeki her bir hamdde, &#8220;Allahü Ekber&#8221; şeklindeki her bir tekbirde, &#8220;la ilahe illellah&#8221; şeklindeki her bir tehlilde, her bir Hakk&#8217;a çağırmada ve her bir batıl&#8217;dan sakındırmada sadaka sevabı vardır.<br />
  (Hatta) sizden birinizin eşi ile cinsî münasebette bulunmasında bile sadaka (sevabı) vardır.<br />
  Ashab-ı Kiram (hayret ve de merakla) sordular:<br />
  Ya Resülallah! Bizden biri cinsel arzularını tatmin eder de bu sebeple ona nasıl sevap verilir?<br />
  -(Pek tabîi ki verilir. Ya sizlerden biri) zina yapacak olsaydı, yaptığı zinadan ötürü günaha girmeyecek miydi? Buna ne dersiniz? Bunun gibi, nikahlı eşiyle cinsel ilişkide bulunduğu zaman da kendisine sevap verilir. (Mişkatü&#8217;l-Mesabih, Hadis no: 1898. Müslim, Zekat:52. Ebu Davud, Tatavvu&#8217;: 12, Edep: 160. Müsned: 7/168)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/hz-peygamber-s-a-v-in-cinsel-ogretimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chat Cinsel Hayat Bir İbadet midir</title>
		<link>http://www.chatbul.net/chat-cinsel-hayat-bir-ibadet-midir.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/chat-cinsel-hayat-bir-ibadet-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 08:58:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Chat]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Hayat Bir İbadet midir]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İbadet midir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=673</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel hayatı ibadet hayatının bir bir bölümüdür. Çünkü yapılması ve yapılmaması doğrudan sevap veya günah kapsamına girmeyen mübah işler dahi Allah rızası gözetilerek ibadete dönüştürülebilinir.
Unutmayalım! her zaman ibadet zamanı, her mekan ibadet mekanıdır.
Her söz, her davranış ve her iş ya ibadet sınırların içinde veya dışındadır, buna cinsel hayatın ibadet hayatının bir bölümü olduğu yönünden bakarsak:
Cinselliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel hayatı ibadet hayatının bir bir bölümüdür. Çünkü yapılması ve yapılmaması doğrudan sevap veya günah kapsamına girmeyen mübah işler dahi Allah rızası gözetilerek ibadete dönüştürülebilinir.<br />
Unutmayalım! her zaman ibadet zamanı, her mekan ibadet mekanıdır.<br />
Her söz, her davranış ve her iş ya ibadet sınırların içinde veya dışındadır, buna cinsel hayatın ibadet hayatının bir bölümü olduğu yönünden bakarsak:<br />
Cinselliği korumak ve kullanmak bir ibadettir: İnsanlarda cinsel organları, tatmin edilmek istenen cinsel arzuları yaratan ve üreme organına yükleyen Allah”tır.</p>
<p>O”nun yarattığı cinselliğe saygı duyarak ve O”nun koyduğu yasalar içinde evlilik yoluyla cinsel organları kullanarak tatmine ve üremeye yönelmek, Allah”ın hilkatını ve yüklediği görevleri korumaktır. bu sebeple de saf ibadettir. Allah”a isyan olduğu içindir ki Allah Resülü cinsel hayattan çekilmeyi yasaklayarak şöyle buyurmuştur.</p>
<p>“İslam”da cinsel hayattan çekilmek yoktur.”</p>
<p>Cinsel hayatı evlilikle başlatıp sürdürmek ibadettir: Allah”ın ve Peygamberi”nin emirlerini uygulayarak evlenmek ve böylece cinsel hayatı başlatıp sürdürmek ibadettir.<br />
Evlilik ancak cinsellikle oluşturulup yaşatılabileceğinden, hele cinsel eylemler pek tabi bir iabdettir?</p>
<p>Cinsel haramlardan kaçınmak ibadettir: Cinsel haramlar dahil, Allah”ın ve Peygamberinin bütün yasaklarından kaçınmak ibadettir. Kaçınılması gerekenilahi yasaklardan biri zinadır.</p>
<p>Zina yapmak imkanlarına malik iken Allah”ın azabından korkarak ve rızasını talep ederek zinadan kaçınmak öylesine büyük bir ibadettir ki, bu ibadet dünyada mücizemsi olayları doğurabilecek yüceliktedir.</p>
<p style="text-align: left;">Cinsel haramlardan korunmak için eşle cinsel ilişki ibadettir: Haramlardan kaçınmak farzdır. Cinsel haramlardan korunmamıza yardımcı olacak girişimlerde bulunmamız da farzdır. Farzların ifası ise Allah”a itaat olup ibadettir.<br />
Kaynak: Ali Rıza Demircan ( Allah c.c razı olsun ) , İslama Göre Cinsel Hayat, Sayfa 31-41 1.cilt, Eymen Yayınları, İstanbul, 2002</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/chat-cinsel-hayat-bir-ibadet-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sohbet  Cinsel Görevden Kaçınma</title>
		<link>http://www.chatbul.net/sohbet-cinsel-gorevden-kacinma.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/sohbet-cinsel-gorevden-kacinma.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 09:42:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Kadın İlmihali]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Görevden Kaçınma]]></category>
		<category><![CDATA[Görevden]]></category>
		<category><![CDATA[Kaçınma]]></category>
		<category><![CDATA[Rauf PEHLİVAN]]></category>
		<category><![CDATA[Sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=620</guid>
		<description><![CDATA[Kadının cinselliğinden yararlanmak kocanın hakkı olduğu gibi, erkeğin cinselliğinden yararlanmak da kadının hakkıdır. Erkek bu hakka riayet etmediği takdirde günahkar olmuş olur.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
“Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları bir derece daha fazladır.” (Bakara Suresi : 228)
Bu ayette bahsedilen bir derece, cinsellik konusunda değildir. Cinsellik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadının cinselliğinden yararlanmak kocanın hakkı olduğu gibi, erkeğin cinselliğinden yararlanmak da kadının hakkıdır. Erkek bu hakka riayet etmediği takdirde günahkar olmuş olur.</p>
<p>Cenab-ı Hak buyuruyor:<br />
“Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları bir derece daha fazladır.” (Bakara Suresi : 228)<br />
Bu ayette bahsedilen bir derece, cinsellik konusunda değildir. Cinsellik konusunda erkek-kadın eşittir. Erkeğin bir derece daha haklı olduğu konu onun kadını gözetmesi, malını koruması, onu idare etmesi, ailenin yükünü çekmesi açısındandır.</p>
<p>Allah Resulu buyuruyor:<br />
“Kadın kocasının izni olmadan (farz oruç dışında) oruç tutar da orucu sebebiyle kocasının arzularını karşılamaktan kaçınırsa Allah ona üç haram işin günahını yükler.”<br />
“Kişi cinsel ilişkiye karısını çağırdığı zaman karısı ocak başında yemek pişiriyorsa da kocasının davetine cevap versin.”<br />
“Kişi karısını yatağa çağırdığı zaman (bir özrü olmadan) kadın gelmekten kaçınır, kocası da bu sebeple ona kırgın olarak gecelerse, melekler sabaha kadar o kadına lanet ederler.”<br />
“Size cennetlik kadınları tanıtayım mı? Onlar bir hata ettikleri veya kocaları tarafından bir haksızlığa uğratıldıkları zaman kocalarına karşı: “Seni hoşnud etmedikçe uyumayacağım diyebilen kocalarına düşkün kadınlardır.”<br />
“Kadın ocak başında olsa bile kocasının davetine icap etmelidir.”</p>
<p>Aynı şekilde kocanın cinselliğinden yararlanmakda kadını hakkıdır. Bu hakkını almasına yardımcı olmak da kocasının görevidir. Kocanın bu görevini yapmaması, onu suçlu ve günahkar yapar. (Tefsir-i Kurtubi 3/124) Hatta koca cinsel görevini yapamadığı zaman kadın mahkemeye başvurup boşanabilinir. bu hak erkeğe de verilmiştir.</p>
<p><strong>Ancak cinsel hakka riayette kadın ile erkek arasında iki fark vardır:</strong></p>
<p>1. Erkek, cinsel hakkını kadından hemen isteyebilirken, kadın bu hakkını hemen isteyememektedir. Erkek, azami dört ayda bir kadının cinsel hakkını vermek zorundadır.<br />
2. Erkek, cinsel hakkını kadından bizzat isterken , kadın ancak mahkeme yoluyla isteyebilmektedir. Hastalık gibi önemli bir mazereti olmaksızın, sırf zarar ve eza vermek amacıyla karısı ile cinsel münasebette bulunmayan erkek hakkında karısı dava açabilir.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
1)Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/sohbet-cinsel-gorevden-kacinma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Chat &#8211; İslamda Adetten Sonra Yıkanmadan Cinsel ilişki Caiz midir</title>
		<link>http://www.chatbul.net/chat-islamda-adetten-sonra-yikanmadan-cinsel-iliski-caiz-midir.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/chat-islamda-adetten-sonra-yikanmadan-cinsel-iliski-caiz-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 12:16:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Adetten Sonra Yıkanmadan]]></category>
		<category><![CDATA[Chat]]></category>
		<category><![CDATA[Chat Odaları]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel ilişki Caiz midir]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda Adetten Sonra Yıkanmadan Cinsel ilişki Caiz midir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=591</guid>
		<description><![CDATA[Hanefi alimlerine göre, adet hali olan kadının hayız süresinin en çoğu olan on gün geçerse, kan da kesilirse yıkanmadan cinsel ilişkide bulunabilinir.
Şafii ve Maliki alimlerine göre ise, yıkandıktan sonra cinsel ilişkide bulunabilinir.
Bazı alimlere göre de yıkanması gerekmez, yalnız cinsel organının yıkamakla cinsel ilişki helal olur.
Bu farklılık “Onlar temizleninceye kadar yaklaşmayınız” (Bakara Suresi: 222) ayetindeki temizlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hanefi alimlerine göre, adet hali olan kadının hayız süresinin en çoğu olan on gün geçerse, kan da kesilirse yıkanmadan cinsel ilişkide bulunabilinir.<br />
Şafii ve Maliki alimlerine göre ise, yıkandıktan sonra cinsel ilişkide bulunabilinir.</p>
<p>Bazı alimlere göre de yıkanması gerekmez, yalnız cinsel organının yıkamakla cinsel ilişki helal olur.</p>
<p>Bu farklılık “Onlar temizleninceye kadar yaklaşmayınız” (Bakara Suresi: 222) ayetindeki temizlik anlayışından kaynaklanmaktadır. İmam-ı azama göre buradaki temizlik hayzın kesilmesi demektir. Dolayısıyla adet bitiminden sonra yıkanmadan cinsel ilişkide bulunmak caizdir. Ancak yıkanmak müstehaptır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/chat-islamda-adetten-sonra-yikanmadan-cinsel-iliski-caiz-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>islamda cinsellik</title>
		<link>http://www.chatbul.net/islamda-cinsellik.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/islamda-cinsellik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 11:40:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Adet Durumundan Kadının Helal Olan Bölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[Allah Resulu şöyle buyurur:]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel İlişkiden Önce Besmele Çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[El İle doyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=493</guid>
		<description><![CDATA[Adet Durumundan Kadının Helal Olan Bölümleri
Adet ve lohusa olan kadının göbeği ile diz kapağı rasından arada bir perde veya elbise olmadan faydalanmak haramdır.
Abdullab bin Sa&#8217;d, Allah Resulune soruyor:
-Adet iken hanımımdan bana helal olan nedir?
Resulullah:
-Eteğin üstü sana helaldır.
Resulullah&#8217;ın hanımlarından Hz.Meymune validemiz anlatıyor:
&#8220;Resullullah (a.s.) ben hayızlı iken benimle yatardı. Onunla benim aramda bir elbise bulunurdu.&#8221;
Yine Hz.Meymune anlatıyor:
&#8220;Allah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Adet Durumundan Kadının Helal Olan Bölümleri</strong><br />
Adet ve lohusa olan kadının göbeği ile diz kapağı rasından arada bir perde veya elbise olmadan faydalanmak haramdır.<br />
Abdullab bin Sa&#8217;d, Allah Resulune soruyor:<br />
-Adet iken hanımımdan bana helal olan nedir?<br />
Resulullah:<br />
-Eteğin üstü sana helaldır.<br />
Resulullah&#8217;ın hanımlarından Hz.Meymune validemiz anlatıyor:<br />
&#8220;Resullullah (a.s.) ben hayızlı iken benimle yatardı. Onunla benim aramda bir elbise bulunurdu.&#8221;<br />
Yine Hz.Meymune anlatıyor:<br />
&#8220;Allah Resulu (a.s.) hanımları hayız halindee iken elbise üzerinde onlarla sevişirdi.&#8221;<br />
Allah Resulu bunu kendi cinsel tatmini için yapmazdı. Çünkü bir ihtiyacını o anda hayızlı olmayan hanımı ile giderebilirdi. O halde bunun başka önmeli sebebi olmalı.<br />
• Allah Resulu bunu yaparak, bu husustaki batıl inançları yıkmış ve bunun caiz olduğunu göstermiştir. Çünkü Hristiyan ve Yahudiler böyle yapmıyorlardı.<br />
• Hayızlı iken beden ve ruh açısından rahatsızlık duyan kadını, yalnızlığından ve bu ruh halinden kurtarmak.<br />
İmam-ı azm ile Ebu Yusuf&#8217;a göre peştamalin altından göbekle diz kapağı arasından çıplak bir şekilde faydalanmak haramdır. Ancak İmam Muhammed, &#8220;kan gelen yerden sakınılması şartı ile her taraftan faydalanılması helaldir&#8221; demiştir. İmamı-ı Şafi&#8217;de bu görüştedir. Bu durumda kan gelen yerin örtülü olması, açık olmaması lazım. Bunu yapan kimselerin de keendilerinden emin olması gerekir.<br />
Kaynak:<br />
1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan<br />
Arefeyi bayrama bağlayan gece cinsi münasebet olur mu?<br />
Bunda bir günah yoktur. Fakat o geceyi ibadetle geçirmek daha güzeldir.<br />
<strong>Cinsel İlişkiden Önce Besmele Çekmek</strong><br />
Cinsel ilişkiden önce besmele çekmek müstehaptır. Sonra şu duayı okur:<br />
Bismillhi, allahumme cennibna-ş şeytane ma-rezektena&#8221;<br />
Bu müstehap ve cinsel ilişkinin edeplerindendir.<br />
Kaynak:<br />
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN<br />
 <br />
    <br />
  Cinsel İlişkide Eşlerin Başkalarını Hayal Etmeleri<br />
Eşler cinsel ilişkide bulunurken erkek hanımını tanıdığı güzel bir kadın diye hayal etmesi, kadının da kocasını başka bir erkek diye hayal ederek sevişmesi, cinsel ilişkide bulunması haramdır.<br />
İbn-i Abidin bu, suyu şarap olarak düşünüp şarap niyetiyle içmeye benzer. O, haram olduğu gibi bu şekilde cinsel ilişkide haramdır. (İbn-i Abidin:6/372))<br />
Bu tür davranışları ailelerin yıkılmasına sebep olacağı için İslam yasaklamıştır.<br />
Kaynak:<br />
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN<br />
<strong>El İle doyum</strong><br />
Masturbasyon, el ile tatmin denen bu olay,kişinin cinsel organı ile oynamak suretiyle doyuma gitmesidir. Bu adet genellikle 13-15 yaşlarındaki erkek ve kızlardaa görülür. Değişik sebeplerle bu yaşın üzerindekilerde daha az görüldüğü ileri sürülmektedir.<br />
Cinsel organın el veye ne olursa olsun, herhangi bir cisme sürtünmesi veya göğüslerinde yahut göğüs uçlarında ve diğer cinsel bölgelerde sıkıştırma ve benzeri baskılarla yapılan bir uygulamadır. Maksat orgazm olmaktır.<br />
Pekçok İslam alimi evlilik dışı her türlü cinsdel doyumu haram saymışlardır. Delil olarak da şu ayeti göstermişlerdir.<br />
&#8220;Ve onlar ki, iffetlerini korurlar; Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir. Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.&#8221; (Müminun Suresi : 5-7)<br />
<strong>Allah Resulu şöyle buyurur:</strong><br />
&#8220;Cinsel organıyla oynayan bir millete Allah azab etmiştir.&#8221;<br />
&#8220;Elini nikahlayan mel&#8217;undur&#8221;<br />
Bazı bilginler ve doktorlar bu gibi doyum yolunun pekçok hastalıklara sağlık noktasından sebep olduğunu söylemektedirler. Bedensel ve akli dengesizlik, göz zafiyeti, omuzlar arasında bükülme, kilo düşmesi, cinsel acizlik, büyümenin durması ve benzeri rahatsızlıklar olarakda örnekler verilmektedir.<br />
Bu kötü yola sapıklar cinsel serbesti tanıyanlar, seviciler, aşırı cinsel istekliler, küçük olsun, büyük olsun, erkek olsun, kadın olsun, tek olarak bulunsun, toplu halde bulunsunlar, gizli olsun, açıkta olsunlar, hepside bu yoal başvuruyorlar. Bu açıdan bakıldığında bunun sıradan bir hastalık olmadığı görülür.<br />
Masturbasyon&#8217;un İslami hükmü konusunda mezhepler arasında bazı farklılıklar vardır. Hanefi, Şafii ve Maliki mezhebine göre masturbasyon haramdır. Hanbeli mezhebine göre ise, zina korkusu olduğu zaman mübah olur, değilse haramdır.<br />
Kaynak:<br />
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN<br />
Erkek Hamile Hanımı İle Ne Zamana Kadar İlişkide Bulunabilir?<br />
Sağlık açısından kadının durumunu göz önüne alarak, kadına ve çocuğa zarar vermemek şartıyle cinsel ilişkide bulunabilinir. İslam, böyle bir müddet tesbit etmemiştir. Sağlık açısından bir mani yoksa İslam açısından da yoktur.<br />
Kaynak:<br />
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN<br />
Evlilikte Cinsel Hayat<br />
Cima, kadınla erkeğin cinsi temasta bulunmasıdır. İslamiyet, müminleri evlenmeye teşvik etmiştir. Evlilik sayesinde cisi arzular tatmin edilir, iffet ve namuz korunur, neslin devamı mümkün olur.<br />
İslam&#8217;a göre cimâ&#8217;ın da bir takım adabı vardır. Bunlar; birleşmeden önce euzü-besmele çekmek; örü altında olmak; kıbleye karşı olmamak; aybaşı halinde yapmamak, dübürden sakınmak, kadına yumuşak davranmak; o da ihtiyacını giderinceye kadar terketmemek; ikinci defa ilişkide bulunacaksa eteğini yıkamak; gecenin başlangıcında ilişkide bulunacaksa uyumadan önce yıkanmak, hiç değilse abdest alıp öyle uyumak; sevgi ve ilgiyi artırıcı hareketlerde bulunmak.<br />
&#8221; Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden<br />
(uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah&#8217;tan korkun, biliniz ki siz O&#8217;na kavuşacaksınız. (Yâ Muhammed!) müminleri müjdele!&#8221; (Bakara Suresi :223)<br />
İslamcinsi arzuların meşru yoldan giderilmesini ister. Kadına dübürden yaklaşılmayı yasaklaması Ku&#8217;ani nass ile belirlenmiştir.<br />
&#8220;Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah&#8217;ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever.&#8221;(Bakara Suresi :222)&#8221;<br />
Bu bildiğimiz tenasül yoludur. Arka yoldan yaklaşmak doğru değildir. Peygamber Efendimiz:<br />
&#8220;Hanımına arka yoldan yaklaşan kimse lanete uğramıştır.&#8221;<br />
&#8220;Erkeğe veya veya kadına arka yoldan yaklaşan kimseye Allah, rahmet bakışıyla bakmaz&#8221; Eşler arası dahi olsa anal ilişki livata olarak adlandırılmış ve yasaklanmıştır. (2)<br />
Son yüzyıllarda Batı dünyasında slogonlaşan cinsi serbestli akımı, bir çok sapıklığın, doğal olmayan ilişkileri iğrenç zevklerin yayılmasına, önü alınmayan hastalıkların, ruhi bunalımların baş göstermesine yol açmış, hatta bundan bütün dünya ülkeleri zarar görmeye başlamıştır. İnsanların cinsel ihtiyaç ve isteklerini gayrimeşru yoldan karşılayan, sömüren yeni yeni ticari faaliyet alanları ve sektörler ortaya çıkmaktadır. Toplumumuzda evlilik içi huzursuzluk ve tatminsizliklerde de bu dış yayın ve telkinlerin önemli payı vardır. (2)<br />
Cinsi münasebetten sonra gusletmek farzdır.<br />
Not: Konu ile ilgili geniş açıklamaları Türk Diyanet Vakfı İslami Araştırmalar Merkezi tarafından basılan 2 ciltlik &#8220;İlmihal&#8221; isimli eserden okuyabilirsiniz.<br />
Kaynak:<br />
1) Şamil İslam Ansiklopedisi, Cima, 2/10<br />
2) İlmihal, TDV, İslami Araştırmalar Merkezi<br />
Gerdek Gecesi<br />
Evlenmiş karı ve kocanın ilk defa bir araya geldikleri gece. Bu buluşmanın özelliği, kadın ve erkek için daha önce bilinmesi mümkün olmayan maddi ve manevi mahremiyetin ortadan kalkmasıdır. çünkü o geceden önce, ayrı dünyalarda yaşayan iki insan, birbirlerine yaklaşarak, aynı hayatı paylaşma durumuna gelmişlerdir. Bunun da ötesinde, aile olarak belirli hak ve görevleri &#8220;fiilen yaşama&#8221; olayını başlatmışlardır.<br />
Gerdek gecesini, sadece cinsi yönden iki farklı cinsin birbirlerini tanıması olarak görmemesi gerekir. bu beraberlik aynı zamanda, manevi ve hissi bir bütünleşmeninde başlangıcı olmaktadır. Olgunluk seviyesine gelen iki gencin, onmdan sonraki hayatlarıbelirli bir ölçü ve plan dahilinde sürecektir. Bu bakımdan gerdek gecesi; son derece ciddi ve ağır sorumluluklarla dolu bir hayatın başlangıç anıdır. Tek kelime ile bir planlama kararının verileceği zamandır. İki çift paylaşacakları hayatta birbirleri için düşündüklerini açıkça anlatacak ve karşılıklı olarak yekdiğerinden beklediği tavır ve davranıştan konuşacaklardır.<br />
Gerdek, İslami bir olaydır. Çünkü gerdek olayında gözümüze çarpan olağanüstü durum, kadın ve erkeğin meşru ölçüler içersinde bir araya gelmesi ve evlilik gibi büyük bir hadisenin düşünülüp, tartışılarak gerçekleştirilmesidir.<br />
Gerdek olayında, birbirlerini uzaktan tanıyan iki çiftin yakın bir temas ile ve ciddi bir ortamda karşısındakini ölçülü bir şekilde değerlendirmesi sözkonusudur. Çünkü evlilik ile yeni bir hayata başlangıçta, karşıdaki insan bütün özellikleri ile tanınmak durumundadır. İslami mahremiyetin olmadığı durumlarda ve günümüz gibi kadın-erkeğin birbiriyle ölçüsüz ve ve gayri ciddi bir araya gelmesi hali, gerdek olayına gerek duyurmamaktadır. Çünkü olayda ne bir mahremiyet, ne de geleceğe dönük ciddi bir hesap bulunmaktadır. Taraflar; ya kendilerini bekleyecek akibetlerden habersizdirler veya biraraya gelişlerinde sadece &#8220;cinsel tatmin&#8221; ağır basmaktadır.<br />
Dolayısıyle bazan bu tür gayri meşru ilişkilerde &#8220;evlilik&#8221; gibi bir müesseseye bile ihtiyaç duymayan insanlar görülmektedir. Tabi ki bu tür ilişkilerin sonu, büyük acılar ve felaketlerle bitmektedir.<br />
İslam&#8217;daki evlilik, cinsi duyguların dini bir program çerçevesinde ve beşeri aşkın en temiz özellikleri ile biçim kazanmasıdır. Elbette ki bu temiz ve saf beraberlik, gerdek gecesi gibi başkalarının malumu olmayan ruhi ve bedeni birlikteliğe ihtiyaç duyacaktır.<br />
Prof.Dr. Sami Şener<br />
İ.T.Ü. İşletme Sosyolojisi<br />
Kaynak:<br />
1) Şamil İslam Ansiklopedisi, Gerdek Gecesi, 3.cilt<br />
Göz Zinası<br />
Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;(Ey Resûlüm), Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan beri alsınlar ve ırzlarını zinadan korusunlar. Bu kendileri için daha temizdir. Muhakkak ki Allah, onların bütün yaptıklarından haberdardır. Mü&#8217;min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu boğaz, gerdan, baş, kol, bacak ve kol gibi yerlerini) göstermesinler. Ancak bunlardan görülmesi zaruri olan (yüz, el ve ayaklar) müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar&#8230;&#8221;<br />
(Nur Suresi : 31)<br />
Yukarıdaki ayetler erkek olsun kadın olsun bütün müslümanlara zinanın haram kılındığını bildirmektedir. Ayrıca, yine hem erkek hem kadınlara, kendilerini zinaya götürecek davranışlardan sakınmaları emredilmektedir. Yine bu ayetlerden insanı zinaya sürükleyen en önmeli şeyin şehvetle namahreme bakmak olduğu öğrenilmektedir. Bu nedenle Allah Teâla, erkek kadın bütün müminlere gözlerini haramdan sakınmalarını, yani namahreme bakmamalarını emir ve tavsiye buyurmuştur.<br />
Bakış zinanın başlangıcıdır. Bunun için gözü korumak mühimdir, &#8220;Bakıştan ne olur&#8221; diyerek bu konuda aldırmazlık gösterenler sonunda büyük felaketlerle karşılaşırlar. Kasdi olmayan ilk bakıştan, kişi sorumlu tutulmamıştır. Fakat tekrar tekrar bakmak yasaklanmıştır.<br />
Bu konuda Hz.Peygamber şöyle buyurmaktadır: &#8220;Birinci bakış, sana ama ikincisi aleyhinedir.&#8221;<br />
Yabancı erkek ve kadınların birbirine göz kırpmaları, kadının gözlerini süzmesi, gözlerin zinasıdır.<br />
Şurası unutulmamalıdır ki; şehvetle bakışın &#8220;zina&#8221; olarak ifadesi hakiki manada cinsi temasla meydana gelen zina olmayıp, belki zinaya götüren en önemli sebeplerden biri olduğunun anlatılması sebebine bağlıdır. Bunun için &#8220;göz ve dil zinası&#8221; olarak bildirilen durumların &#8220;hakiki zina&#8221; ile bir tutulması mümkün değildir.<br />
Bir göz ki, anın olmaya ibret nazarında<br />
Ol sahibinin düşmanıdır baş üzerinde<br />
Kaynak:<br />
1) Şamil İslam Ansiklopedisi<br />
2) İslam da Kadın ve Aile, Mehmet emre<br />
Kadına Arka Organdan Yaklaşmak<br />
Kadına arka organdan temas ne şekilde olursa olsun kesinlikle haramdır.<br />
Cenab-ı Hak buyuruyor:<br />
&#8220;Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah&#8217;ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever. Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah&#8217;tan korkun, biliniz ki siz O&#8217;na kavuşacaksınız. (Yâ Muhammed!) müminleri müjdele!&#8221; (Bakara Suresi : 222- 223)<br />
. Cinsel ilişki çocuğun çıktığı yerden olmak şartıyla ister kadının yüzü dönük olsun size, isterse arkası, Cenab-ı Hak (C.C.) helal olan yere ekin tarlası diyor. Yani çocuk yetişen doğum olan yer. bunun dışında herhangi bir yerden varmak haramdır.<br />
Allah Resulu buyuruyor:<br />
&#8220;Kadınlara arkadan varmayınız.&#8221;<br />
&#8220;Kadınlara arkadan yaklaşana lanet edilmiştir.&#8221;<br />
&#8220;Allah&#8217;ın size emrettiği yerden kadınlara yanaşın.&#8221;<br />
Erkeğin cinsel organının sünnet kısmı kadının arka organına sokulmasıyla bu haram işlenmiş olur.<br />
Kaynak:<br />
1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan<br />
Kur&#8217;an Bulunan Odada Cinsel İlişkide Bulunmak<br />
Kur&#8217;an bulunan odada cinsel ilişkide bulunmanın bir sakıncası yoktur. Ancak Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e saygı göstermek için onu örtmek icap eder.<br />
Kaynak:<br />
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN<br />
Lezbiyenlik<br />
Kadının kadınla sevişmesi, ilişkisi kesinlikle haramdır. Bu sevicilik veya lezbiyenlik denen cinsel bir sapmadır. Seviciliğin haram oluşunda, İslam&#8217;da ittifak vardır.<br />
Cenab-ı Hak buyuruyor:<br />
&#8220;Ve onlar ki, iffetlerini korurlar; ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir. Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.&#8221;<br />
Allah Resulu buyuruyor:<br />
&#8220;Kadınların sürtüşmesi onlar arasında zinadır.&#8221;<br />
&#8220;Bir kadın diğer bir kadına çıplak vücudunu değdirmesin&#8230;.&#8221;<br />
&#8220;Erkek erkeğin avretine, kadın da kadının avretine bakmasın. Bir erkek ile bir erkek tek yatakta birlikte, bir kadın da bir kadınla aynı yatakta beraber yatmasınlar.&#8221;<br />
Kaynak:<br />
Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN<br />
Zina<br />
Zina, mecnun olmayan, küçük yaşta bulunmayan, büluğ çağına ulaşmış mükellef bir kimsenin, nikah ilişiği olmaksızın bir kadının ön tarafından cinsi münasebette bulunması olup insan aklının, ahlak ve hukuk düzenlerinin, diğer semavi dinlerin yanlış, ayıp ve kötü gördüğü bir fiil olup İslam dininde de kesin olarak yasaklanmış, işlenmesi büyük günahlar arasında sayılmıştır.<br />
Cenab-ı Hak buyuruyor:<br />
&#8220;Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.&#8221; (İsra Suresi : 32)<br />
Allah Resulü buyuruyor:<br />
&#8220;Bir kişi zina ettiği zaman ondan iman çıkar, sanki bir gölge gibi başının üstünde durur. Zinadan ayrıldığı zaman ona geri döner.&#8221;<br />
&#8220;Zina üzerinde devamlı israr eden kimse, puta tapan kişi gibidir.&#8221;<br />
&#8220;Muhakkak ki yedi kat gökler ve yedi kat yerler zina eden yaşlıya lanet ederler. Şüphesiz zina edenlerin avret yerlerinin çirkin kokusu, cehennem halkını bile rahatsız eder.&#8221;<br />
Zina, nesebin karışmasına, ailenin dağılmasına, hısımlık, komşuluk, arkadaşlık gibi bağların çözülüp toplumun manevi ve ahlaki değerlerinin temelden sarsılmasına yol açan ve insani bedeni zevklerinin esiri yapıp aşağılayan çirkin bir davranıştır. Kur&#8217;an&#8217;da zina eden erkek ve kadına bedeni ceza da uygulanması emredilmiştir. (Nur Suresi)<br />
Zinada had cezasının uygulanması için, erkeğin cinsel organının en az sünnet yerinin kadının cinsel organına girmiş olması gerekir. Bundan daha azına mesela; öpmek, sarılmak veya uyluk arasına sürtünmek v.b. hareketler haram olmakla birlikte had cezasını gerektirmez. Küçük çocuk ve akıl hastası yükümlü olmadığı için bunların fiilde kendileri bakımından haddi gerektirmez.<br />
Zinaya zorlanan kadına had cezası gerekmediği konusunda İslam bilginlerinin görüş birliği vardır.<br />
Zina cezasının uygulanabilmesi için:<br />
• Zina edenin erginlik çağına ulaşması gerekir.<br />
• Akıllı olması gerekir<br />
• Zinanın istekle yapılması gerekir.<br />
• Zinanın insanla yapılması gerekir.<br />
• Zina edilen kadının ergin veya kendisine cinsel istek duyulan bir yaşta, ergin olması gerekir.<br />
• Zinanın bir şüpheye dayalı olmaması gerekir.<br />
• Zinanın darul islam&#8217;da olması gerekir<br />
• Kadının diri olması. Ölü olan kadınla cinsel temasta had gerekmez.<br />
• Cinsel temasın önden olması ve sünnet yerinin girmiş olması. Arkadan ilişki, yani livata için yalnız azar gerektirir.<br />
Zina, şahitlerle sabit olduğu gibi, ikrarlada sabit olur. Bir erkeğin veya bir kadının zina etmiş olduğuna, dört erkeğin, hakim huzurunda bir oturuşta şahitlik etmesi gerekir. Şahit olmama durumunda, akıl ve baliğ olan bir kimsenin bizzat zina ettiğini ayrı ayrı dört oturumda dört defa ikrar etmesi ilede sabit olur. Cezası kesildikten sonra, hatta ceza tatbiki esnasında kabul ettiği zinadan vazgeçerse, ceza tatbik edilmez salınır.<br />
Evli veya bekar olmasına göre farklı cezalar uygulanır. Cezanın yerine getirilmesi bakımından kadın ve erkek arasında bir fark yoktur.<br />
Kaynak:<br />
1) İlmihal İslam ve Toplum, TDV<br />
2) İslam İlmihali, Ali Fikri Yavuz (İstanbul Eski Müftüsü)<br />
2) Şamil İslam Ansiklopedisi<br />
2) Büyük Kadın İlmihali, Rauf Pehlivan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/islamda-cinsellik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam&#8217;da Cinsellik Konusu Günah mı?</title>
		<link>http://www.chatbul.net/islamda-cinsellik-konusu-gunah-mi.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/islamda-cinsellik-konusu-gunah-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 10:17:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[İslam'da Cinsellik Konusu Günah mı?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=431</guid>
		<description><![CDATA[Bugün, herkesin malumudur ki, bazı televizyon ve gazeteler, sanki telekız ajanslarına dönmüş ve maalesef; asil ruhlu nice kadınların kişilikleri, dişilikleriyle eş değer görülüp, kadın milleti, adeta sudan ucuz hale getirilmiştir.
Ve yine, zina veya her türlü cinsel sapıklıklar; kadın ve erkek tüm insanımıza en ideal yaşam biçimi gibi lanse edilmiş; ve her türlü cinsi sapıklığa, kesinlikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün, herkesin malumudur ki, bazı televizyon ve gazeteler, sanki telekız ajanslarına dönmüş ve maalesef; asil ruhlu nice kadınların kişilikleri, dişilikleriyle eş değer görülüp, kadın milleti, adeta sudan ucuz hale getirilmiştir.</p>
<p>Ve yine, zina veya her türlü cinsel sapıklıklar; kadın ve erkek tüm insanımıza en ideal yaşam biçimi gibi lanse edilmiş; ve her türlü cinsi sapıklığa, kesinlikle psikolojik baskı türü, önceden hesaplanmış, ince ayarlamalarla, adeta zorlanarak itilmişlerdir?</p>
<p>En uç cinsel adilikler, en büyük sanat diye kabul görüp; en hayasız homoseksüel sanatçılar, eşi bulunmaz sanat güneşi veya erişilmesi imkansız dehalar diye dayatılmış; ve halâ, bu hayasız ve bilinçli eylemlerin sürüp gittiği de, yine ortadadır, açıktır?</p>
<p>Yani, günümüz toplumunda; çeşitli yayınlarla, insanımıza dayatılan; ilimden ve hakikatlerden uzak, cinsel hayat biçiminin, maksimum makamda adilik boyutlarına ulaştığı; ve insanımızın, adeta sapıklık anaforunda bocalamaya terk edildiği; gerçeğin kendisi?</p>
<p>O halde, iyi bir müslümanın, İslâmi anlamda cinsel yaşamı tüm boyutlarıyla; yani biyolojik ve psikolojik anlamda bilmemesi; hele bu zamanda, cinsel meseleleri konuşmaktan bile haya ve terbiye adına imtina etmesi; hem İslami anlamda büyük bir günah, hem de insanlık adına sorumluluğu ağır olması gereken bir vebal değil midir?&#8230;</p>
<p>Evet, her müslümanın, hem kendi cinsel yaşamını, İslami anlamda dizayn etmek; hem de yoğun psikolojik baskılar neticesinde, adeta cinsi sapıklığa mahkum edilmeye terk edilen, tertemiz ruhlu insanımıza da, yardım edebilmek için; kusursuz bir cinsellik profesörü gibi, islam da cinsellik nedir?, nasıl olmalıdırı, detaylı bir şekilde öğrenip, öğretmek zorunluluğu vardır.</p>
<p>Evet, insanoğlu; hem cinsel anlamda, hem diğer alanlarda, değişmesi asla mümkün olmayan değerlerini, kesinlikle kabul edip; hatta, bu değerlerini sevip ve sadece, her insanı, kendisi kadar kendi olabileceğini unutmadan; hayatını sürdürmesinin en azından mecburi bir zorunluluk olduğunu, kabul etmesi gerekiyor.</p>
<p>Televizyonda sıska bir manken görüp, &#8220;illa da kendimi ona benzeteceğim&#8221; diye büyük bir mücadele içine girip; yemeden içmeden kesilen ve kendini, adeta yaşam boyu sürecek şeytani bir oruca mahkum edip; sonra da kolay kolay ulaşamayacağı, hatta bazen asla ulaşamayacağı, fantezi güzelliğinin peşinde koşan zavallı milyonlara; acımaktan öte, gerçek yapılacak hiçbir şey yok mudur?&#8230;</p>
<p>Kenar mahalle kültürüyle, bi şekilde kafasının içini, asla erişmesinin mümkün olmadığı, cinsel fantezilerle doldurmuş, genç delikanlılarımız; gerçek cinsel kimlikleriyle, hakikatten uzak ve bilim dışı fantezi cinselliklerinin arasında sıkışmış idraklerini, karışıklık ve kaostan, kendi kendilerini kurtarıp; sonra da sağlıklı bir şekilde cinsel yaşamı öğrenmelerini beklemek; onları bi şekilde sapıklığa itenlere yardım etmek veya en azından bu yardıma muhtaç gençlerimize hiç ama hiç acımamak değil midir?</p>
<p>&#8220;Ah günahlarım, günahlarım&#8221; diye inleyen ve mübarek gecelerde &#8220;Ya Rabbi, beni affet!&#8221; diye ruhları adeta feryat eden en sıkı Müslümanların bile, günahlarının en büyüğünün yüzde doksanının cinsel günahlar olduğunu kim inkar edebilir ki?</p>
<p>Öyleyse, kesinlikle, insanları İslam&#8217;a davet eden her mümin ve her ehl-i tebliğin kusursuz bir şekilde ve hakkıyla İslam&#8217;ı tebliğ etmeleri için, gençlerimize hatta tüm insanımıza, sağlıklı bir Müslümana yakışır cinsel hayat sürmelerini sağlamak ve onları her türlü cinsel sapıklık ve tuzaklardan kurtarmak için, zaruri olarak İslami anlamda cinsel bilgileri bütün ehl-i tebliğin öğrenmelerinin ve öğretmelerinin artık zamanı gelmiştir, geçiyor?</p>
<p>Ayrıca, bu konuya ayıp, günah veya yakışıksız bir konu gibi bakmak ise, tartışmasız, hem ayıbın ve fasıklığın kendisi ve hem de tam ve katışıksız saf ahmaklıktır?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/islamda-cinsellik-konusu-gunah-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslamda Gerdek Gecesi</title>
		<link>http://www.chatbul.net/islamda-gerdek-gecesi.html</link>
		<comments>http://www.chatbul.net/islamda-gerdek-gecesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 10:35:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Chat Odaları</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Bekâretin izâlesi]]></category>
		<category><![CDATA[İlk gecede eşlerin dikkat etmeleri gereken bazı hususlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Temas]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda Gerdek Gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ön Hazırlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatbul.net/?p=290</guid>
		<description><![CDATA[Nikahtan sonra, zifaf (gerdek) gecesi, evlilik hayatının en mühim bir dönemidir. Eşler mümkün mertebe temizliğe riayet etmelidir. Temiz ve güzel kıyafet, ilk gecede etkili olur. Zifaf odası tenha, emniyetli bir yerde olmalıdır. Damadın, evlilik tecrübesi olan, güvenilir bir sağdıçın tavsiyelerinden istifade etmesinde mahzur yoktur. Fakat, sağdıç olmasa da olur.
Damat şunu yapmayı ihmal etmemeli:
Resulullah efendimiz, Hazret-i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nikahtan sonra, zifaf (gerdek) gecesi, evlilik hayatının en mühim bir dönemidir. Eşler mümkün mertebe temizliğe riayet etmelidir. Temiz ve güzel kıyafet, ilk gecede etkili olur. Zifaf odası tenha, emniyetli bir yerde olmalıdır. Damadın, evlilik tecrübesi olan, güvenilir bir sağdıçın tavsiyelerinden istifade etmesinde mahzur yoktur. Fakat, sağdıç olmasa da olur.</p>
<p>Damat şunu yapmayı ihmal etmemeli:</p>
<p>Resulullah efendimiz, Hazret-i Fatıma’yı Hazret-i Ali’ye tezvic ettiklerinde buyurdu ki:</p>
<p>(Ya Ali! Gelini kendi evine götürdüğün zaman, çorabını ayağından çıkar. Ayağını yıka. O suyu evin bütün köşelerine saç. Böyle yapınca, Allahü teâlâ senin evinden yetmiş türlü fakirliği dışarı çıkarır. Yetmiş türlü bereketi evine dahil eder. Yetmiş rahmeti sana nazil kılar. O gelin ile ve onun bereketi evin köşelerine erişir. O gelin, delilikten ve diğer hastalıklardan emin olur.)</p>
<p><strong>İlk gecede eşlerin dikkat etmeleri gereken bazı hususlar:</strong></p>
<p>İlişki konusunda çok kimse bilgisizlikten bunalımlara düşmektedir. Bunun için önce cimanın ne olduğunu iyi bilmek gerekir. İyi bilinmez ve yanlış yapılırsa huzursuzluk zamanla artarak ailenin yıkılmasına sebep olabilir. Bunun için bu mahrem bilgileri lüzumu kadar öğrenmek gerekir.</p>
<p>Her şeyden önce, eşler birbirine çok samimi, nazik ve yumuşak davranmalı, sevgi ve şefkatle yakınlaşmalıdır. Erkek, eşini gerdeğe psikolojik yönden iyice hazırlamalıdır. Ona cesaret vermeli; endişelerinin yersiz olduğunu, onu da rahat bir atmosferde konuşturarak izah etmeli. Eşini incitecek küçük davranış, hatta imadan sakınmalı. Eşinin, özellikle bu gecede sevgi ve şefkat görmeye, iltifat işitmeye çok ihtiyacı olduğunu bilmeli.</p>
<p>Erkek aceleci ve kaba olmamalı. “Artık evlendik, ona istediğim gibi sahip olurum” gibi bir düşünce son derece yanlıştır. Cima, sevgi oyunları sırasında meydana gelen bir olaydır. Temasa her iki tarafın da aktif şekilde katılması gerekir. Nitekim Resulullah efendimiz de bu hususa dikkat çekerek, erkeğin, eşinin haklarına da riayet etmesini istemiştir. Cinsi tatmin, kadının da hakkıdır.</p>
<p>Genç kız da eşinin heyecan ve sevgisini paylaşmalı, kendisini ona tabii ve fıtri bir şekilde, isteyerek teslim etmeli. Cimanın bir yaratılış vazifesi olduğunu düşünmeli, mana ve hikmetlerini hatırlamalı, sevgisine ve yaratılış özelliklerine güvenip, yersiz korku ve endişelerden sıyrılmalı.<br />
Düğünün stresli ve gergin ortamından sonra eşler, uykusuz, yorgun düşebilir. Bu bakımdan cimaya çoğu zaman hazır olmazlar. Bu durumda, ilk cima tehir edilebilir. Bunun hiç mahzuru yoktur; aksine çok faydası olabilir.</p>
<p>İlk gece, eşler için en meraklı heyecanların yaşandığı andır. Yıllar yılı beklenen, hasretle gözetlenen, genç kız ve delikanlının rüyalarını süsleyen, sevinçli, tatlı ve heyecanlı bir zaman. Daha önce gayrı meşru hayat yaşayan bu duygudan mahrum kalır.</p>
<p>Damat, tebessüm ve nezaketle içeriye girmeli, geline selam vermeli ve onu tebrik etmeli. Moral verici sözlerle gelinin gönlü alınmalı, heyecanını yatıştırmaya çalışmalı. Gelin de ona güler yüzle karşılık vermeli, lüzumsuz somurtkanlık ve çekingenlik göstermemeli.</p>
<p>Bu gece, iki rekat nafile namaz kılıp dua edilir. Gelinin ayağı bir leğende yıkanır, odanın köşelerine serpilir. Bugünlere kavuşmanın şükrü ve gelecek günlerin saadeti için, Allahü teâlâya dua edilir. Bu arada, oturup, bir müddet sohbet etmeli. Böylece, fazla heyecan atılmaya çalışılır.</p>
<p>Her kız, bu ilk gecede, az-çok ürkeklik ve çekingenlik gösterir, utanır, sıkılır. İlk defa bir erkekle baş başa buluşmanın, ona açılmanın utancını hisseder. Bu hâli, gayet tabiidir, hoş karşılanmalı.</p>
<p>Erkek kızı hiç sıkmadan ve zorlamadan, samimi bir yakınlık göstermeli, ürkekliğini gidermeye çalışmalı. Kız konuşmaktan, ona açılmaktan çekinse bile, erkek samimi sohbet ve yakınlığı sabırla sürdürmeli, onun gönlüne yavaş yavaş girmeli. Kızın sessizce dinlemesi ve ara sıra hafif karşılık vermesi de kâfidir. Bütün mesele, öpüp okşayarak kızı cimaya hazır vaziyete getirmektir! İlk gecenin değişmez bir ölçü olmadığı unutulmamalı. İlk gece yalnızca bir başlangıçtır. İlk deneme başarısız olabilir, bu normal kabul edilmeli.</p>
<p>İnancı gereği kadından uzak kalan erkek, çoğu zaman kadını yakından gördüğünde veya dokunmasıyla hemen boşalabilir. Ümitsizliğe kapılmayıp, yarım saat kadar sonra ön hazırlıktan sonra, tekrar harekete geçilir. İkinci halde ilk heyecan geçip hemen boşalma olmayacağı için ön hazırlık daha rahat şekilde yapılabilir. Bu durum çok önemlidir. Bu durumu bilip kendilerini buna göre ayarlayan eşler rahat eder. Olduydu olmadıydı endişesine kapılmaz. Çünkü bu normal bir olaydır. Birkaç saat dinlenilebilir veya ertesi güne tehir edilebilir. Böyle bir durumda genç kız da durumu kabul etmeli, anlayışla karşılamalı.</p>
<p>Temas başarıyla sonuçlanınca, erkek mutluluk hislerini eşiyle paylaşmalı, ona teşekkürlerini sunmalı ve bütün bir hayat boyunca saadetlerinin devamı için dua etmelidir.</p>
<p>Zifaf gecesinde kızda ürkeklik ve çekingenlik görüldüğü zaman, erkek, ilk karşılaşmanın normal bir neticesi olan bu hâli hoş karşılamalı, lüzumsuz telaş ve sabırsızlık göstermemeli. İlk geceki kabalıktan doğacak ürkeklik, incinme ve tatsızlık, daha sonra uzun müddet silinmeyen etkisini gösterir. Bunun gibi, o gecenin sabır ve nezaketinin mükafatı da sonradan görülür.</p>
<p>İlk olarak bir erkekle buluşmak, yıllarca barındığı ailesinden ayrılıp, yeni bir aile hayatına girmek, bir kız için elbette çok önemli bir olaydır. O anda, erkeğin geniş şefkat ve sevgi kanatlarına ihtiyacı vardır. Bir kadın, kendisiyle buluştuğu ilk erkeği asla unutmaz. Eğer kadın ilk zifaf gecesinde tatlı heyecanlar yaşamışsa, sevgi, sabır, nezaket ve geniş bir anlayışla karşılaşmışsa, o erkeğe ömür boyu minnettar kalır. Bu ilk olay, kadın için unutulmaz bir hatıradır. Hatta o adam o kadını sonradan terk etse, hayal kırıklığına uğratsa bile, kalbindeki o esrarlı hatıra daima yaşar.</p>
<p>Erkeklik gösterisi sanılan, “kedinin bacağını ayırmak” gibi kabalık uygun değildir. Bilhassa bu gece, erkek de çok nazik olmalı!</p>
<p>“Bir kadın, on senedir kocasıyla garip bir şekilde yaşıyor Ancak ayda bir defa temasta bulunuyor ve bu temas esnasında da kadın tamamen soğuk davranıyor. Gerdek gecesi, kocası bu kadının kalbini kırmış. (Ne zayıfmışsın, hem de çirkinmişsin) demiş. Kadın bunu unutamamış. Kadını yaralayacak, zayıfsın, şişmansın, uzunsun, kısasın, yaşlısın gibi sözlerden uzak durmalı!</p>
<p><strong>Ön Hazırlık</strong></p>
<p>Gerdek gecesinde diğer önemli husus da, ön hazırlığın gelini ürkütecek ve gönlünü soğutacak bir vaziyette olmamasıdır. Bunun için bir de, soyunma sırasında dikkatli olmak gerekir. Bir kere damadın gelini kendi eliyle soymaya kalkması doğru değildir. Gelin ve damat, kendi kendine soyunmalı. Çırılçıplak soyunmak da uygun değildir. Ekseriya gelin, erkeğin karşısında ilk defa çıplak olarak görünmekten ve erkeği çıplak olarak görmekten dehşet ve sıkıntıya düşebilir.</p>
<p>Soyunma sırasında, utanma duygularının korunması için, bu işin de perdelenmesi gerekir. Bunun için ya lamba söndürülmeli veya az ışıklı gece lambası bulundurulmalı. Çıplak vücutla ortada görünmenin vereceği sıkıntıyı hesaba katmalı. Bu durum edebe de aykırıdır. Âişe validemiz, (Ben Resulullahın edep yerini görmediğim gibi, o da benim edep yerimi görmedi) buyuruyor. Müslüman da bu sünnete uymaya çalışmalı!</p>
<p>Bazı erkekler, zifaf gecesinde hem kendi vücutlarını teşhir eder, hem de kadını tamamen soyarak, kaba ve hoyratça davranışlarıyla, gelini sıkıntı içinde bırakırlar. Bu çok yanlıştır.</p>
<p>Soyunma olayında, ayakta büsbütün soyunmaya kalkışmamalı, yalnız üstteki kaba elbiseler çıkartılmalı, iç çamaşırları, yorgan altına girdikten sonra çıkarılmalı.</p>
<p><strong>İlk Temas</strong></p>
<p>Zifaf gecesinde sevgi oyunu önemlidir. Sevgi oyunu nâzikâne, erkeğin gelini heyecana getirme tekniği mükemmel olduğu zaman, kadın ne kadar utangaç olursa olsun, yavaş yavaş eşine itimadı çoğalmaya ve rahatlamaya başlar. Ondan sonra teslimiyet duygusu artar, çekingenlik yerine arzu doğmaya başlar. Birçok gelini inciten ve ürküten şey, eşlerinin bu gece kaba ve anlayışsız davranmalarıdır. Henüz mahcubiyet içinde bulunan bir gelini, evlilik hayatına yavaş yavaş alıştırmalı. Damat, gelinde arzu uyandırma yollarını aramalı, utangaçlık hislerinden kurtulmasına yardımcı olmalı. Normal bir kadın, belki kocasının arzusunu tahrik etmek için önce çekingen davranır. Aslında o, fethedilmekten hoşlanır. Fakat mukavemetin kaba bir şekilde kırılma teşebbüsünü asla hoş görmez. Bunun için damat, nezâket, sabır ve incelik hususlarını asla gözden uzak tutmamalı. Gelin de, hayatının belki en heyecanlı anlarını yaşayan eşinin başarısını baltalayacak davranışlardan, mümkün olduğu kadar kaçınmalı.</p>
<p><strong>Bekâretin izâlesi</strong></p>
<p>Normal vasıfları taşıyan kız ve erkek için, bunun bir zorluğu olmaz. Yapılacak iş; sevgi oyunlarıyla temas ortamı hazırlanır, gelin o safhaya geldikten sonra, yani ilişkiyi kolaylaştırıcı kaygan sıvı gelince, üstten aşağı hafif kuvvette bir tazyikle zifaf ilişkisini tamamlanır. Kız uyarılamaz, kaygan sıvı gelmezse, bir merhem kullanılmalı. Cinsiyet organlarına bir miktar vazelin sürmek bu işi kolaylaştırır. Kızlık zarının yırtılmasında, kanama ve acının hafifletilmesi için eşlerin yatakta alacakları pozisyon önemlidir. Bunun için, genç kız bacakları ayrık ve dizleri bükülmüş vaziyette sırt üstü yatmalı; erkek diz ve dirseklerinin desteğini kullanarak, cinsiyet uzvunu eşinin döl yoluna üst taraftan ve üst kenarı boyunca, aşağı doğru kaydırarak koymalıdır. Burada cinsiyet organının hazneye girişinde, eşinin hazne ağzının tabii açıklığı yardımcı olur. Bu esnada zar gerilir ve yapılan basınçla, umumiyetle iki yerden ve arkaya doğru yırtılır. İşte, sözü geçen hafif ağrı bu anda, zarın direnci ile erkeğin cinsi uzvunun yapacağı güçlü tazyik karşı karşıya geldiğinde duyulur. Böyle bir durumda genç kızın kalçalarını küçük bir hareketle kasarak eşine yardımcı olması iyi olur. Aslında temas öncesinde, genç kızın cinsi bakımdan başarılı bir şekilde uyarılması, temasın her iki taraf için de kolayca tahakkukuna yeterlidir. Cinsi tatmine erişen genç kızın ve erkeğin cinsi organlarında, girişi kolaylaştıracak kaygan sıvılar ifraz edilir.</p>
<p>Vazelin kullanmak birleşmeyi kolaylaştırır. Ama asıl çözüm, temas öncesi hazırlığın ideal şekilde yapılmasıdır. Kadın, okşama ve sevişme ile hazır vaziyete gelmiş olmalı! Bu olursa, başka bir tedbire ihtiyaç duyulmaz.</p>
<p>Tahriş, acıma gibi hallerde, sonraki temaslar için 1-2 gün ara vermek iyi olur. Ama bu da şart değildir. Karşılıklı istek varsa, ertesi gün veya birkaç saat sonra temas yapılabilir. Aşırı istek acıyı hissettirmez. Zarın yırtılmasıyla gelen kan durmazsa telaşa mahal yoktur. Genç kız sırt üstü vaziyette dizlerini kaldırıp bacaklarını kasarak bitiştirirse, kanama çoğu zaman kendiliğinden durur. Nadiren de olsa durmayıp aktığı da görülür.</p>
<p>Gerçekten de cinsi temasa her iki tarafın da ruhen ve bedenen çok iyi hazırlanmış olmaları, erkeğin eşini başarılı bir şekilde uyarması ve her ikisinin de cinsi heyecan bakımından tatminkâr bir seviyeye çıkmaları hâlinde neredeyse hiç acı duyulmaz. Aşırı heyecan, aşırı zevk ağrı hissini ortadan kaldırır. Savaşta ve kavgada yaralanma, neden sonra kan görülmesi ile anlaşılır. Bu arada, eşlerin birbirine yardımcı olması, bilhassa erkeğin çok sabırlı, anlayışlı ve şefkatli olması gerekir.</p>
<p>Zifaf gecesinde acı duymak korkusu, yabancı bir erkekle en mahrem buluşmanın verdiği utanma hissi ve kızlıktan kadınlığa geçiş gibi, çok önemli bir dönüm noktasında bulunuşu dolayısıyla, kadının göstereceği çekingenliği anlayışla karşılamalı.</p>
<p>Onu samimiyetle kendisine alıştırdıktan ve ürkeklik hislerini teskin ettikten sonra, nâzik ve yumuşak bir surette birleşmelerini temin etmek, erkeğin vazifesidir. Netice olarak; zifaf gecesinin ilk teması ve sonrasında, dikkatli, sabırlı ve ihtiyatlı olmalı. Bu hususlara dikkat edilmezse, cinsi temastan kadın, zevk yerine acı ve ıstırap duyabilir. İlk zifaf ilişkisinde, arzulanan cinsi zevkin bulunamaması tabiidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatbul.net/islamda-gerdek-gecesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
